Burukluk, öfke ve sıkıntıyla karışık – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

İlgili yazımım pek okunmayacağını bilerek, önemsenmeyeceğine de inanmama rağmen yazıyorum. En azından hatırlatma ve not düşme bakımından bence oldukça deyeri ve uyarıcı bir makale olmaya adaydır. Varsın tıpkı yaşanan gibi konu önemsenmeyip, duymazlığa vurulsun. Gerçek her zaman ötelendikçe daha keskin şekilde karşımıza çıkar durumunu ne yazık üçlü duygularla yaşamaktayken klavyeye elim gidiyor.

****

Son birkaç gündür, Ercan hava alanındaki anbulansın da geç gitmesiyle ölen bir insanın haberi medyada dolaşıyor. Aylenin duygularının elbet daha bir öfkeli olması da doğal. Fakat, öteki normalik de şu: hem ilgili kurum hem de sağlık makamının takındığı tutumdur. Geçiştirme veya oyalama ile olayı hafifletme unuturma havası çalınmaktadır. Sağlık makamı zaten son dönemde ilaç sıkıntısıyla da iyice nedenli boşaltıldığı, insana önem derecesini yansıtmaya yeter ve artar yaşanandır. Ercan hava alaanı ise ezberletilen en basitiyle “özeleştirme çözer” yalanının nasıl kanıtlandığı alan oldu.

Peşinen belirteyim: ayle haklıdır. Öfkesi ve çaresizliği adeta patlalar derecesine gelmesi de kaçınılmazdı. Hak hukuk mu onu zaten ben kısa zaman önce birkaç defa yaşadım. Bu olay medyada bu kez yer buldu. Benzer birçok ayni benzer gelişme yaşandı. Hem de direk Anbulans gecikmesi adıyla. Brakın gazetelerde haber olmasını, ya tersinden veya hiç haber yapılmayacak derecelerde dolaştı. Oysa yanlış devam edildikçe kökleşir. Bir gün öyle bir yerde vurur ki artık gündemden kaçamaz haldedir.

Son olay Anbulans gecikmesi veya ilgisizlikten deyil de biraz da Ercanda olması nedeniyle bence medya önemsedi. Çünkü belirtiğim gibi daha önceleri de Anbulans zamanında çıkmamış veya Anemdeki gibi çıkıp da iki kat zaman sonra olay yerine gitmesi sonucu da ölümler oldu. Medya hiç vermedi. Soruşturma afalan da yapılmadı. Hat da tehtitlerle de internetden yazıdnın çekilmesi dahi dayatıldı. Bunlar öngörüden de öteye, direk biz anemin ölümünde yaşadık inanmayan birkaç yıl ekim ayındaki son günelrin makalelerime de bakabilir.

Anam kalp krizi geçirdi. Köydeki anbulans başka görevde olduğu için, Mehmetciteki çağrıldı. Normal zamanın iki katı sonra geldi. Çıkış saati kayıtlı olduğu için yalan söylemek de mümkün deyildi. Ayni fark Mağusadaki hastahaneye giderken yaşandı. Bunun üzerine iki kardeş bazı yerlere baş vurduk. Özellikle çalışanların bize bilgi vermemekteki direnci de zorla kırıldı. Polis ise işi bakanlığa atıyordu. Sonuçta yine de rakamlar ve çıkış gidiş saatleri elimizde konuyu yazdım. İnternete konuldu. Fakat, şimdiki gibi meda hiç önem vermedi. Tanıdığım bazı yakın gazeteciye konuyu aktarmak istedim. Yaklaşmadılar. O gün telefonuma dahi çıkmadılar. Sonuçta olay kapatıldı.

Belki gecikme sonucu ölüm olmamış olabilir. Ama araştırılması gerekirdi. Bilgi vermemekle oyalama sonuç elbet vermez. Hat da kardeşime ilgili şöfer polist göndertip yazının internetden kaldırılmasını dahi dahatı. Ama, ben çekmedim ve direndim. Tabi aylece anlaşamadığımız için de konuyu ne yazık ileriye getiremedik. Ne zaman Anbulans ve ölümduysam, aklıma hemen anamın ölüm durumu gelir. Çaresizce neden sorusuna yanıt ararım.***

Yine bir başka olay da ikibinlerden aklıma gelir. Karpazda kalp krizinden ölüm oldu. Makamcı dahi anbulans yokluğunu söyledi. Tüm medya da makamı suçladı. Oysa, yapatığım araştırmada tamirde olan Anbulans ilgili bölgeye gönderildi. Yani, kriz olduğu günde Karpazda anbulans vardı. Makamcı dahi belirtmedi. Bu yayılınca günlük yazdığım Ortam ve Yeni Çağda belirtim. Bazı gazeteci arkadaşlarım bana emin olup olmadığımı sordu. Ben de anbulans kayıt tarihinin bölgedeki sağlık merkezinde olduğunu söyledim. O nlar da kanıtladı. Fakat, gazeteci patronları izin vermedi. Makamcı dahi kendini suçlama durumuna rağmen konunun ön doğrusunu açıklamadı.

Buna benzer anbulans kayknaklı, sağlık tetbirli bazı daha olaylar var. Hat da sarhoş şöferin hızla gidip kazasıyla ölen başta hemşireler durumu da vahimdi. Sarhoş şöferi kurtarmak için, isgele vekilerinin nasıl koştuklarını daha unutmadım. Onun için, son Ercandaki durum oldukça insani faciyadır. Yazarken hatırlatıklarıyla sıkıldığım, içimde burukluk duyduğum, benzerimni yaşadığım için de öfkelendiğim karşık duygular yaşamaktayım. Bir yanda ölen insan öte yanda gürültülü kıyakla özeleştirilen Ercan hava alanı yapısı. Ne demek gerekir bilmiyorum. Ama o yaşlı anamın beklerken ki durumu ile ölüm karşısında kamuoyundaki bazılarının “yaşlıydı, kurtuldu” deyişleri hala aklımda. Bu yüzden aylenin feryatını gayet iyi anlıyorum. Hele ölenin yaşı ile gelecek dünyasını düşündükçe, daha bir buruklukla sözleri seçmek zorunda kalıyorum.

Kısaca, ne yazık bir klasik K. Kıbrıs gerçeğini daha yaşadık. Bu defa Ercan olması konuyu duyarlaştırdı. Ama, baktıkça, düşündükçe nice olay oldu. Hele de Anbulans konusu olunca yapılanlarla adeta sorgulama ihdiyacı duyulur. Sistem çürüdü. Her tarafı dökülüyor. Nereden tutarsak elimizde kalıyor. Herkesin bir deyil normal koşulda yaşadıkları çok sıkıntılı dönemler oldu. Ama sağlık rezaletleri yaşanırken bu olayın da gelmesi birşeyler anlatırmı bilemem. Çünkü hala olandan rant devşirme anlayışı hala hakim. Hele de kadercilik te iyice yayılınca rantın kör olma derecesi de artar. Ayleye tekrardan sabır ve mücadelelerinde  başarılar dilerim.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,233TakipçilerTakip Et
100AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları