Erdoğan, Biden İle buzları eritmeye çalışıyor – Nidai Mesutoğlu

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

15 Temmuz darbesini fırsata çevirerek “Türk Tipi Başkanlık Rejimi” kuran Erdoğan ne iç politikada ne de dış politikada ilkeli davranmaktadır. İlkesizliği kendine özgü bir siyaset anlayışı olarak görmektedir.
İç politikada en büyük geri dönüşü Kürt Sorununun çözümü süreciyle yaptı. Gelişmelerden haberi olmadığını iddia ederek süreci durdurdu.
Dış politikada komşularıyla sıfır sorun ilkesiyle yola çıkarak sorun yaşamadığı komşu kalmadı. Suriye Devlet başkanı “kardeşim Esad” bir anda “diktatör Esed” oldu. Yunanistan ile ipler gerildi. Ermenistan ile ilişkiler yumuşamadı.
Rus uçağının düşürülmesi ile gerilen ilişkileri yumuşatmak içim Putin’in kapısında dakikalarca bekletildi. Şimdi “Dostum Putin” oldu.
Erdoğan’ın kendine özgü siyaset anlayışı hem içte hem de dışta güvensizlik oluşturdu.
Biden’in başkan seçilmesinden sonra ABD ile olan ilişkiler de soğuk günler yaşandı. Washington’a gidip Beyaz Saray’da ağırlanmak ve bir fotoğraf çektirmek için çok çaba sarf edildi. Özellikle Yahudi Lobisi’ne bolca paralar verildi. Israil olan ilişkileri geliştirmek için hareket etti. Bu şekilde ABD ile de sıcak ilişkiler kurmayı hedeflemektedir.
Erdoğan’ın Ukrayna – Rusya savaşında net bir politika ortaya koymadı. Hem Rusya hem de Ukrayna ile ilişkilerini sürdürdü. Ukrayna’ya İHA ve SİHA sattı. Rusya ile ambargoların delinmesinde aracılı yaptı. S 400 füze sistemi aldı. NATO tepkisiyle silahlı kuvvetlerin envanterine giremedi. Nükleer santral konusunda yeni adımlar attı.
2023 Seçimleri yaklaşıyor. ABD güdümünde kurulan AKP seçimleri kazanabilmek için her yolu denemektedir. Biden’e yanaşabilmek için hem bir taraftan lobicilik faaliyetlerini sürdürürken bir taraftan da Rusya ile yaptığı görüşmelerin detaylarını Biden’a aktarmaktadır.
Bunu nereden mi anlıyoruz?
Rusya’nın Karadeniz’de tahıl sevkiyatını askıya almasından sonra Putin ile görüşme yaparak onu ikna ettiğini müjde olarak sunduğunda yaptığı açıklama ile anlıyoruz.
Amerika’nın Sesi Türkçe’nin yönelttiği “Rusya’nın ithalatına ilişkin bazı şartları vardı, Putin’i nasıl ikna ettiniz, şartları neler oldu?” yönündeki sorusu üzerine, “Onu bana bırakın, önce Biden’a anlatacağım sonra size” dedi.
Bu sadece bir örnektir. Erdoğan için Biden’den “takdir” alabilmek çok değerlidir. Bu şekilde kendini “dünya lideri” olarak hissetmektedir.
Yine BM genel kurulunda Rusya’nın Ukrayna’ya savaş tazminatı ödemesi konusunda da Rusya’ya karşı ABD saflarında yer almış ve olumlu oy kullanmıştır. Ardından Endonezya’da başlayan G20 zirvesinde Biden İle görüşme sağlanmış ve birlikte çektirilen fotoğraf servis edilmiştir.
ABD başkanının tüm bu yaklaşımlara karşı geri adam atacağına inanmıyorum. En azından şu andaki Yunanistan ile olan sıcak ilişkilerin aynısını Erdoğan ile kurmayacaktır. Bazı olumlu mesajlar da verilse bile ABD ve Erdoğan Rejimi arasındaki buzların çözülmesine yetmeyecektir.
Purtin’in BM’ genel kurulundaki Türkiye’nin tutumuna nasıl karşılık vereceği önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak. Buna rağmen Rusya’nın eli çok güçlü değil. O nedenle ilişkilerin bir anda gerilmesini beklemek çok da gerçekçi olmaz.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Yazarın tüm yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,232TakipçilerTakip Et
88AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları