Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka sahip olduğuna inanıp uğruna ölünebileceğini söylemek de adettir.

Sayısı çok mevzuat (yasa ve diğerleri) yapılmışsa da açıkça ne için yaratıldığı belli değildir.

Son zamanlarda bizimki tanınmamız koşul değil, bir devletten eksiğimiz yok, Türkiye tarafından tanınmamışlık dışında

Gene bunu da kesin söyleyemeyiz çünkü Avrupa Parlamenterler meclisi (AKPM)’nde temsil edilecek heyetleri seçip her yılki toplantısına Kıbrıs Cumhuriyeti’nden dolayı ayrılan kontenjanı gönderdiğine göre Meclis’imiz bir Avrupa Parlamento üyesi olarak tanınmakta ve her yıl toplantısına üşenmezsek heyet göndermekteyiz. Yani AB ülkeleri nezdinde bir devletin temsiliyeti ve temsilcileri söz konusu olmaktadır.

Hatta o yüzden tarımda çağdaşlaşma sanayide ilerleme vesaire hizmetler için bir Avrupa devleti olarak kabul edilip destek almaktayız.

Zaten Kamu’yu didiklemekle veya tırtıklamakla meşgul olan üst kademe memurları ve seçmen tavlama gaylesi olmayanlara militan, yardakçı falan filan denilen taraflar, sözde parti militanı olup siyaseti alenen aşağılayan hatta ‘mikrop siyasiler’ iğrenç, aşağılık ve sömürgenler gibi bir karakter unsuru sayanlar bir mevkiye atanmasına veya bir ihaleye uygun fiyat ayarlayıp güvenceli arkalı ve kayırılmış çıkarlar elde etmek şansına oynayanlar parti ve politika cambazlığı yapmaktadırlar. Hatta Kıbrıs sorunlarından dolayı (bir işlevi olup olmadığı tartışma konusu olan) dış temsilcilikler partililere veya kayırılanlara mevki ihdas etmek için yaratılmıştır.

Kıbrıs’a destek adıyla işbirliği için tek taraflı bütçeler Anayasaya göre 5 yıllık olması gereken kalkınma planı yerine yasasını uydurmaya bile gerek görmeden 3 yıllık programına indirilen kalkınma programını uygulamak ve TC’den gönderilen Türkiyeli olduğu için daha güvenilir olması doğal görülen TC’liler bir devletin 3 yılda yapacağı tüm işleri belirlemek, program haline getirmek ve harcamalara karar vermek görevini biz yorulmayalım diye ellerine aldılar ve TC siyasi yönetimi ve KKTC’nin idaresini sistemli denetim ve kontolüne aldılar.

Türkiye KKTC’nin idaresini kendi istirdat programını yürütmek için istirdat ettiği eski bir Osmanlı toprağını istirdata başarılı olmak ve orada yaşayan Türk asıllılarını desteğini yok etmemek, Anavatan’lık vasfını korumak ister ve zorunludur. TC Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi (KEİ)onun için vardır. Personelin tabii liderliği Türkiyelilerdir ve çok gizli damgası olmadığı için devlet sırrı sayılmaz ve şüphe uyandırmadan isteyene bir kopyası verilir. Korkacakları biri de olmadığı için orada çalışan Türkiyeli çalışanlar ‘’geçen yıl program başarısız oldu ’ diye rapor yazıp ‘’Kıbrıslı kafasını Kıbrıs sorunu konusuyla bozduğu ve siyasileri Kıbrıs sorunu ile ilgili konulardaki politikalara bağlı düşünmekten başka bir şey yapamamaktadır. O nedenle yıllık programlar hep başarısız olsa da partinin oy kaybetmesine neden olmamaktadır. Seçimlerde hükümette başarısızlıklara rağmen oy kaybetmezler “diye rapor ettiler.

Programı inceleyen KEİ başarısızlığı itiraf ettiği gibi seçimleri (yani demokrasinin işe yaramamasına çare bulamadıklarını itiraf etmektedirler) Demokrasiler tam anlamıyla görev yetki ve iştanımı ve iş bölümü ile tanımı tamam yapılmış bir yönetim mekanizması ister yoksa ihlaller istismarlar adam kayırma ve partizanlıkla bozulmadan çalışacak düzen (nizam) yoktur.

İngiltere AB üyesi olunca tesadüfen AB’de reform gereksinimi için istek görüşüldü ve hangi devlet bunun yönetici olsun denilince en çok değişik dil, kültür ve gelenek zenginliği dikkat çekmiş AB’de yönetimde reform için İngiltere’yi seçmiştir. İngiltere’nin başarılı yönetim denilince akla gelen uygulaması Kıbrıs’ta da kendini kanıtlamıştır. Örneğin Trodos dağlarında ayrılmış bir merkez vardır. O merkez Kıbrıs ormanlarının merkezi idi. Okulda çok iyi bir uygulama vardır ta Güney Amerika’dan ormancılık okuluna öğrenciler gelir. Okulda çok iyi bir uygulama vardır ama bizim elimizde olduğu halde ormancılığımız gerilemiştir. Onun için reform ve reorganizasyon şarttır ancak buna karar vermek AB tarafından İngiltere’yi görevlendirmesi örneğini incelemeliyiz.

Başarı istersek etkin ve verimli bir idare kurmak ve devlet işlerinin tam bir denetim altında kayıtlı ve hesap verebilir olması sağlanmalıdır.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Yazarın tüm yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,232TakipçilerTakip Et
88AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları