Klima ile ekonomik sohbet! – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Elektrik kesilip geldi. Hava soğuktur. Gecenin sesizliği iyice kendini hisetirmekle meşkul. Soğuğu kırma adına pek kulanmadığım klimama baş vurdum. Hafif homurdanarak soğuğu kırmaya başladı. Etraf sesizdi. Ben okumaktan sıkıldım. Televizyon ise kanal nedeniyle hala son sert düşüşlelrin nedenini araştıran prokramlar yapıyor. Tabi bu kanal elbet yerel değildi. Klima ise esmeğe başladı. Duvarlar ise ses vermiyordu. Konuşmam gerekiyordu. Konuşmak isteğip de aktaracaklarım ise güncel ekonomiyle alakalıydı. Konuşmak ta yetmiyordu. Bunları bilecek birilerine de aktarmak zorunnluluğu var. Hepsi birbirine karıştı. Gerçek olan söylemek istedikelrim, sadece klimanın sesinin gelmesi benim anlatmak istediklerimin bir yere ulaşmasına yetmiyordu. Ama, güncel makalemi de yazdım: ozaman tekrardan ihtiyaç nedeniyle yeniden yazmaya da karar verdim. Elektrik gelip ekran da konuyu tartışınca, sesi çıkıp yanıt vermeyen ama ısı saçan klimayla sohbeti kendi kendime geliştirmeğe karar verdim!

****

Son günlerin gelişmelerinde, paranın seert dalgalanması yerini iyice buldu. Bulmadığı yer, kendi değer gerçeği oluor. Sert düşüş veya yükseliş tek değil, ikisi olunca da net ifade: kriz ve belirsizliktir. TL resmen son günlerde bu ismi alacak derecde bunu yaşadı. Hem de bile bile alınan siyasal kararlarla gerçekleştirilerek.Buna bir de önemli genel koşulu eklemeden geçmeyelim: anormal şartlarda yaşıyoruz. Normal durumlar değildir gelip geçenler. Üstelik, anormal koşullar da yetmezmiş gibi üstüne resmen yasak da eklenip bilgi ulaşmazlığı da var. Yine eksiklikler devam edip bunların siyasal karar oluşu, bilgi verilmemesi ve gelecek hedefli hesapların olması sonucu,her kararı konuşurken, devamında gelecek bilgiyle daha değişken nedenleri de yakalama olasılıkları hep önemli halde beklemesidir.

Gerçekten, Türkiyede bir haftadır TL oldukça tepetaklaklık yaşıyor, ardından da sıçrayarak uçan hal ile tersine dönüş gibi havalanıyor. Bunları kendi ortamıyla değil, bile bile alınan kararlarla gerçekleştiriyordu. Erdoğan bile bile, göstere göstere fayizleri düşürtüp ateşi yangına çeviriyor, sonra örtülü fayiz veya kur farkıyla da öndürmeğe başlıyordu. Şu soru hemen sorulmalıydı: neden madem fayizleri şu veya bu şekilde düşürürken, yükselteceğini bile bile neden böylesi tavrı aldı. Daha net şekliyle fayiz düşürmekle Tl düşüşü netken, bu kararı neden alıp sonra tersini yaptın? Tutarsızlık arkasında bilinç varken, halka kumpas ile birilerini milyarder yapma amacı olduğunu söylenmesi de normal görüş olacaktır. Tabi siyasal hesabın genelinde de erken seçim veya kitlelerini başarı ateşiyle gazlamasının da olduğu olasılığı yüksektir. Nitekim, fırtına ile yükseltilen TL sonraki kararla düşüşü yandaş kesimde düyün yapılmasına dek sevinçer oluşturuldu.

Yasakların olması, açıklamaların özelikle ikinci bölümdeki tL müdahale kararlarının net olmayıp günlere yağarak gündemle soruları cevaplandırmaya ayırması, bunun planlı bir olasılık olduğunu ihtimalini artırıyor. Hele de bilgisizlik ve neden sorusu soranlar için arada gelen öteki bilgilerin de konuyu kumpas derecesiyle halka kazık atma içeriğine dek getiriyor. Uğur Gürsesin arka kapıdan büyük miktarda dövizin satıldığı makalesi, toplantı yapılan kamu ve özel bankalara satış yapmaları söylenmesi gibi durumlar,aslında daha bilinmeyen birçok konunun olduğunun işaretidir. Belli olan Türkiyede kriz ve siyasal gelecek tutumları oldukça tehlikeli dönemden geçmektedir. Bilgisizlik ile sert kararlarla algı operasyonlarına önem veriliyor. Gerçeklerden kaçışta, sanal ortam ile algı durumlarına baş vuruluyor. Erteleme ile kumpaslı davranışlarla ekonomik sert düşüşlü para birimi kuralı oynanıyor. Bunlar pek normal şeyler değildir.

Peki Kuzey Kıbrıs mı dersiniz: doğrusu seçim ortamına rağmen, krizin net şekilde burada da yaşanmasına, yöneticilerin çaresizce talimat beklemeleri, kendi işbirlikçilerinden finansman seçim kaynağı beklentisine girişşleri dahi olayı gündemleştirilemiyor. Öyle ki arada ihtiyaç derecesinde bazı gelişmelerden nameler çıkaranlar da var. Örneğin, Tekeci gazeteci yine her gün coştuğu gibi coşar. Buradakilere beceriksizliklerle veriştirir, Türkiyeye dokunmaktan hep kaçıp şükranı besmele gibi çekerken, nedense TL yükselmeye başlahınca: “Erdoğanın Tl parası Kıraliçenin parasını dövüyor” lflarını da dilinden döktürüyordu. Bizde işler hep böyle olur. Hele de dün Rum ihdiyaçlı para derken de birden rumlara da gidiyorlar çenberine kayıyor.

K. Kıbrıs hala yaşadıklarını yaşamamış noktasında kalmahyı beceriyor. Öyle ki uBP hala kayıpları olmuor. İlaç yokluğu, zamlar ve durmadan tekrarlanan yolsuzluklar yanına yeniden elektrik kesintileri de eklenmesine rağmen. Böylesi yaşantıyı sığ odamda, karşıda kısıtlı sesli televizyonum ve klimanın sıcak esintili rüzgarındkaki işleyişle, klavye başında sohete devam ediyorum. Bilinmezlik, bileni konuşturmama be anlatacak kişi bulmadan birilerinin anlaması veya okuması için yazmak. Galiba bu duygular biraz karışık. Yaşlılık ile soğuk ikileminde kendi kendine tatmin demektir.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Yazarın tüm yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,232TakipçilerTakip Et
87AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları