yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÇelişkiler yumağından, krizler ve politik hamleler birlikteliği – Özkan Yıkıcı
yazarın tüm yazıları:

Çelişkiler yumağından, krizler ve politik hamleler birlikteliği – Özkan Yıkıcı

Yeniçağ podcastını dinleyin

Birbirini tutmayan koşullarla dünya çalkalanma uğraşındadır. Peşpeşe gelen politik hamleler, durmadan kırılan itifaklar yanına, kararları alan yapılarda dahi kendi içlerinde yoğunlaşan hegemonya kavralarıyla yaşamak zorunda kalıyoruz. Genel anlamıyla, Emperyalizim Kendi iç çelişkilerini çözemeyen, gelecek yeni üretimi yapamadığı döngüde duruyor. Öte yanda, devletler yine de peşpeşe gelen kararlarla hamleler yapıyor. Hem çelişki, hem de hamle ikileminde ise vbirbirini tutmayan tavırlar ve içsel hesaplaşma ile dış hamle alanı da giderek belirsizlikle kuşatılınıyor. Bunlar, alınan karardaki netlik tam anlaşılmazsa da yine de hep kuşkular ve atılacak adımla çözülme tutumları birliktelğinde savruluyoruz. Örneğin; bu karışıklıkta Suriyede Rusya ABD eksenini hala net politik aynada göremeğiz! İran karşıtı politikada Nato eksenli bütünlükcü gidişat tam anlaşılamıyor. Bizi daha da direk ilgilendiren, Türkiyenin sistem içi direk konumu da net değildir. Her sorundaki değişkenlik, alınacak ortak kararlardaki eksikliği sırıtırıyor. Hem silah satılan, irana karşı kulanılmak istenen Türkiye ile aAlmanya ile olan İncirilik sorunu veya belirli konulardaki tartışmalar da devam ediyor. Tam bir Emperyalist kağos denilen dönemden geçiyoruz.

Bizler çocukluktan beri Kıbrıs sorunuyla yaşayıp büyüdük. Büyüdükçe , önce hep karşıt gördüğümüz Ruma suçlama göndererek, konuyu orada brakıyorduk. Buna bir den Anavatan aşkı eklenip, gelecek umudu da yükletilip koyuveriliyordu. Derken, yaşam ve bilimsel öğrenme ile olayı sisteme dek indirgeyen, birçok yapısal özü de dağarcığımıza kattık. Artık, Kıbrıs sorunu derken veya gelecek öngörüler yaparken, sistemsiz brakılmıyordu. Biriken düşünce bilimseliğimiz ile yaşamın pratik gerçekleri yoğrulunca, sonuca geldik. Emperyalizim, Sömürgeleşme kuramlarıyla konuya birlikte bakmayı kabulendik. Daha sağlıklı yorum yapan insanlarımız da oldu.

Ayni durum, tek tek konularda da gerçekleşti. Ekonomi konuşan, kapitalizmi, sınıfsal yapılanma, sömürgeleşme kuramlarıyla birlikte geniş yelpazeden bakmak zorunda kalındı. Bunlar belirli kesimde birikse de, solun kıpırdaması geriledikten sonra, yine “2 lider” klasik ezbere dönülşüldü. Emperyalizim, sömürgecilik, ilhak, yeniden üretme, kapitalis kriz dönemleri, sistemsel bağların getirdiği sarsıntılar, hepsi belekten teker teker sildirtildi. Kıvılcım, para desteği, işbirlikci paydaşlık ve dar alanda meslekcilikle tekrardan sınırlandırıldı. Hele, uluslarası gelişmeler artık “umurumuzdan” çıktılar. Tam bir “kulanılmaya hazır aptal kulanımına düşürtüldük! Dönüp tüm gerçeklere karşın “2 lider çözecek”n lakırtısı fısıltısına dek gerilendi. Herşey bile bile aldatılma kulanımına getirildi. Bunlar Kıbrıas için geçerli olurken, dünyayı konuşmama veya kendimize benzetme marifeti de oluştu….

Son günelrde, beklenen ve hepimizin öngörüp de çoğumuzun konuşmak istenmeyen, donukluğa gelindi. “Ha oldu, ha oluyor” Kıbrıs sorunu belli oldu ki onca denilen güzeliklerin olmadığı sonucu haykırmağa başladı. Hele ısrarla onca Türkiyeleşme kayışına rağmen hala “2 lidere” sıkıştırma çabası da sıkıntının ötesinde bir anlama oturtuldu….

Bazıları tekrar olsa da yazılması gerektiği için tekrardan yazılacak, önemli koşullarla yaşıyoruz. Şu sistemsel çelişki adeta bölgemiz hamleleri ve ABD devlet içi konumlarda yaşanıyor. ABD başkanı Trump yeniden Afkanistanla başlayan askeri dönüşü, Sudielrde yoğun silah satarak, isrrail ile merhabalaşarak, Ortadoğu krizinde şidetin devam edip müdahalenin artacağını anlatıyordu. Anlatıyordu da örneğin Suriyede mütefiki Türkiye ile birlikte itifakcılar konusunda uzlaşamıyorlar. Özellikle konu Kürtler olunca, bu beklenen birlikteliği kırıyordu. Üstelik ABD hem Kürtlere hem de Türkiyeye yeni silahlar vereceğini de çekinmeden açıklıyordu. Bölgesel hedefini iran olarak koyuyordu. Ama özellikle Avrupalı ortakları, tam da iran pazarına dalacakken, bu tutumla buluşamama tehlikesini getirdi.

İşler böyle de kalmıyor! Kürtlerin resmen bölgesel güç olma konumu, Rus ABD tutumları ve bölgesel hegemonyacı ülkeler arasında epey farklılıklar vardır. Bu farklılıklar, zaman içinde değişecek güç konumuna göre kolayca kayganlaşmaya adaydır. Bu zemin bize yeniden sınır çizmelere varan olasılığını da gösteriyor. Zaten klasik ANgloamerikan sömürge anlayışında, Ortadoğuda mezhepsel keskinlik hep ön kural olarak politikleşti. Irak şii yapısı veya Suriyede Esatın devamı halinde, mezhepci ABD kürt kartını desteklemesi de doğaltdır. Ama, Kürt kartı konusunda Bölgenin dört ülkesi ile sorunu da belli. Özellikle Türkiyenin anti Kürt siyasal tutumu ve bölgesel hegemonya güç gerçeği, ielrdeki kırılmalardan epey sarsılacağı belli. Ama bugüne dek Türkiye batı için en kolay asker ihraç eden devlet olarak da görev yaptı!

Türkiye mezhep eksenine konma adına katara üst kurma, Suriyeye izne göre müdahale etmesi zaten gereken yanıtları vermeğe yetiyor. Ama konu iran olunca ve genel mezhep çelişkisi üstüne konmak gerçekleşince, işler karışacaktır. Bu yeni hamlelerde tek olmayan siyasal kuram Şu. Demokratikleşme veya sol seçeneksizliktir. Nitekim dikat ediyorsanız, en anti demokratik devletler adeta sarmaşdolaşlaşıp, irana karşı birleşmeğe hazır. Burada daha genel bir eksiklik var. Rusya ne olacak! Şu anda Şii ekseni ile Rusya itifak halindedir. Kisincır ise Trumpa Çini ve Rusyayı birlikte düşmanlaştırmasını, siyasal taktik olarak vurguladı. Trumpun Rusyaya yakınlaşmak istemesi bundan. Belki denip Rusya ile iran ilişkilerini kesmesi hedefleniliyor. Ama bu politik tutum genel ABD merkezinde çelişkiler yaratıyor. Önemli bazı sermaye kesimi ve Klintonlu Demokratlar, Rusya ile yumuşamayı istemiyor. Bu durum ABD devlet içi çatışmaları da yoğunlaştırdı. Trumpun Rusya dosyaları zorlanılınıyor.Çelişkilerle bir Amerika karşımıza gelip dikiliyor. Ortadoğuda zaman zaman özellikle Suriye savaşında, Amerikan uçaklarının anlaşmalara karşın Suriye askerlerini bonbalaama ile yaşanmaktadır. Trump resmen kendi devlet içi politikalarda sorunlar yaşıyor. Ama sorunlara karşın da irana yönelik Suni itifaklı cepeği İsrail katılımlı şekliyle de tetikliyor.

Görüldüğü gibi hem savaşlar benzinle ateşlenirken, itifaklarda da kırılmalar devam ediyor. ABD başkanını sarsacak yargı hamlelerle, bu çelişkilerin yansıması ise zaten genel kriz yaşanan sistemde, ayrıca devletler içi tırmanan çelişkierle de yeni bir beklenti tırmanışı da bataklıkla karşılık buluyor. Böylesi devlet içi krizlerde, birçok konuda başta istihvbarat örgütlerinin öne çıktığı da yakın tarihte hep yaşandı. Bunu 74 yılında Kıbrıs Temuz ayında gayet kötü şekilde yaşadı. Hele de CİA dış politikadaki tarihsel gerçek, bunların nedenli tehlikeli olduğunu anlatıyor.

Kağos ve çelişkiler, bize hep belirsizlik koşulu işaret yaptırtır. Belirsizlik ve kontrolsuzluk resmen gücün provakasyon hamleleriyle, yeni siyasal doğumların da gerçekleşmesine imkan sağlar. Tarihimiz bununla doludur. Buna faşist tipi liderlrin seçimi ve ırkçılıkla dini gericiliğin otoriterleşerek siyasal meydanlarda karşılık bulmasıyla, gerici kuşatılmış altında kalmamızı getirir. Bunlar konuşulmasa da yaşanıyor.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
200AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin