Adım adım sürüyor, ama adımlar hızlandı! – Rasıh Keskiner

0
114

Adım adım sürüyor. Ama adımlar hızlandı,

Kıbrıslının herşeyi ile yok ediliş sürecinde adımlar hızlandı,

Önceleri sessiz ve derinden gidilmesi planlandı,

Ancak altyapı hazırlıkları tamamlanınca adımlar hızlandı,

Uzun koşu adımları yerini kısa koşu adımlarına bıraktı.

1974’te Kıbrıs’ta bozulan anayasal düzeni yeniden tesis etmek iddiası ile ülkeye gelen TC’nin , o günlerde başlattığı operasyon sürüyor,

Önce adanın yarısını kontrol altına aldı, sonra müdahale ettiği iddiasını işgale çevirdi,

Derken buraya nüfus taşıdı, nüfus taşımaya devam etti,

Rumlara ait toprakları yağmaladı, yağmalamaya devam etti,

Ve işgali de fetih’e dönüştürdü.

Fetih topraklarında kimler fink atmadı ki,

Gelmiş geçmiş tüm TC asker ve sivil yönetimleri,

Yönetimler değişmiş ama çok önceleri planlanan operasyon hiç değişmedi,

Önceleri sessiz ve derinden gittiler,

Ürkütmeden,

Rum’un bıraktığı ganimetten hem onlar paylarını aldılar, hem de Kıbrıslının önemli bir bölümünü mutlu ettiler,

Her seçim öncesi istediklerini elde etmek için işe alımları rüşvet haline getirdiler,

Sizin üretim yapmanıza gerek yok dediler,

Var olan üretim tesislerinin kapanması için yardımcı oldular,

Et-tırnak dediler, ana-yavru edebiyatı yaptılar, şükran – mükran çektiler,

Bu süslü söylemler sürerken de, adım adım proje kapsamındaki hususlar için gereğini yaptılar,

Üretim tesislerinin kapatılması sağlandı,

Rum’un bıraktığı malların önemli bir kısmının yağmalanması tamamlandı,

Kıbrısın kuzeyindeki demografik yapı değiştirildi,

Kıbrıslı azınlığa düşürüldü,

Kıbrıs’ta acentalığa talip olacakların sayısı artırıldı,

Yani bir yerde alt yapı hazırdı artık,

Sessiz ve derinden sürdürülen operasyonun artık hızlanması gerekirdi ve hızlandırmaya başladılar,

Açık oynamaya başladılar,

Televizyonlarda canlı yayınlarda Kıbrıslıya saldırmaya, küfretmeye başladılar,

Kıbrısın kuzeyinde yarattıkları batakta her türlü otun birikmesini sağladılar,

Fetih sonucu elde ettikleri Kıbrısın kuzeyinde, güvenmedikleri Kıbrıslının varlığını korumasına izin veremezlerdi,

Türkiye’nin güney sahillerinin güvenliğini, güvenmedikleri Kıbrıslıya bırakamazlardı,

Fetih toprakları üzerinde din ile sıkı bir bağı olmayan Kıbrıslıya emanet edilemezdi bu topraklar,

Dolayısı ile operasyon çok yönlü sürdürülmeye başlandı,

Ve operasyonun son halkasında dinci sermaye devreye girdi,

Dinci sermayenin bugünkü Türkiye’deki siyasal temsilcisi AKP ahtapot gibi her alana son darbelerini indirmeye başladı,

Yıllarca seçim kazanmak için şişirdikleri kamu yönetiminden şikayetçi oldular,

8-10 sene öncesinin, “ Kıbrıs’ta bir federasyon kurulacaksa, Türk toplumunun ekonomik seviyesinin Rum toplumuna eşitlenmesi gerekmektedir” diyen aynı AKP yöneticileri şimdi Kıbrıslının ekonomik yaşam seviyesini TC ile eşitlemeye başladı,

Kıbrıslıya ait ne varsa fethetmeye başlayan dinci sermaye temsilcileri şimdi de eğitim kurumlarına göz diktiler,

Eğitim kurumları önemliydi onlar için,

Bu kurumlardaki eğitimi kontrol altına almalıydılar,

Ve almaya başladılar,

Fetullahçılar önce kolejlerini kurdular,

Ardından, olma ki buradaki kolejler farklı eğitim yaparlar diye, DAÜ kolejini satın aldılar,

DAÜ’deki operasyonu sessiz ve derinden hallettiler, Herşey bittikten sonra patlak verdi olay,

Bu kurumlarda bir sıkıntı varsa idi, bunu çözümünü Kıbrıslılar bulamaz mıydı, bulurlardı elbette,

Ve nitekim şimdi görüyorsunuz, bu kurumu yaşatmaya çalışan Kıbrıslılar var,

Ama amaç, güvenmedikleri Kıbrıslıların ellerinde ne varsa almaktır,

Böylece kuran kursları açmak, imam yetiştirmek, cami inşa etmek, molla yetiştirmek daha kolay olacaktır,

Durum çok ciddi boyutlara ulaştı,

Buna karşı direnmek kaçınılmaz, ancak uluslarası destek şart.

Yurttaşı olduğumuz Kıbrıs Cumhuriyeti ve AB’nin bu gidişi durdurmak için aktif olarak devreye girmesini sağlamak kaçınılmaz görülmektedir.

Çünkü adım adım sürdürülen operasyona adımlar hızlandı.

 

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.