YKP’ye oy vermenin nedenleri! – Faika Deniz Paşa

151

logo_webFaika Deniz Paşa – Yeni Kıbrıs Partisi Belediye Meclis Üyesi Adayı

Yaşadığımız kent Lefkoşa, bu gün sadece kanalizasyon kokulu bir çöp kent görünümünde değil, şehrimiz ayrıca militarist, cinsiyetçi ve milliyetçi güdüler ile de şekillendirilmekte.

Yeni Kıbrıs Partisi’nin Lefkoşa Türk Belediyesi seçimlerine katılma nedenlerinden birisi de, kadınların özel ve kamusal alanda maruz kaldığı eşitsizlikleri anlatmak, mevcut hayatlarını kolaylaştırmak, kadına dayatılan kalıplaşmış rollere karşı, “toplumsal cinsiyet özgürlükçü” bir yerelden yönetim mücadelesini örgütlemektir.

Belediyelerin, kadınların ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda hizmet vermeleri için, sadece erkeklerin değil, kadınların da yerel yönetimlere katılmaları gerekir. Çünkü yaşadığımız erkek egemen toplumda, kadınlara ve erkeklere farklı roller biçilmesi, ücretli ve ücretsiz işlerin doğası ve kentsel ve özel alanların -ev içinin- kullanımı ile ilgili cinsiyetlendirilmiş farklılıklar yaratmaktadır.

Yeni Kıbrıs Partisi, kadının yönetime katılması konusunda en bilinçli ve samimi partidir. Nitekim Belediye Meclis üyesi adaylarının %40’ı kadınlardan oluşmaktadır ve bu oranla YKP seçime katılan partiler arasında en çok kadın adayı gösteren partidir.

Ayrıca Yeni Kıbrıs Partisi’nin öngördüğü katılımcı bütçe modeli ile gerek mahalle toplantıları gerekse kadın örgütleri aracılığı ile, kadınlar, taleplerini dile getirebilecek, kendi sokaklarının, mahallelerinin ve şehirlerinin, düzenlenmesi ile ilgili bütçelerin oluşumu ile, belediye politikalarında öneri ve söz sahibi olabileceklerdir.

Yeni Kıbrıs Partisi olarak bizler diyoruz ki, çocuklar, hastalar, engelli bireyler ve yaşlıların bakımı, kamusal hizmetlerdir. Ancak, bu hizmetleri şehrimizde aile içindeki kadınlar tarafından sağlanmakta ve kadınlar bu hizmetler karşılığında hiçbir ücret almamaktadırlar.

Bakım hizmetlerinin piyasada pahalılaşmasından ötürü de birçok kadın ücretli bir işte çalışıp bunu karşılamak ile, evde bu hizmeti ücretsiz sunmak arasında bir seçim yapmaya zorlanmaktadır.

Bakım hizmetini ücretsiz ve tam zamanlı sağlayabilecek bir kadın aile üyesi olmadığı durumlarda göçmen kadınlar, düşük ücretlere, güvencesiz olarak,  haftanın her günü ve her saati evlerde bakıcı olarak çalıştırılmakta, birçoğunun pasaportuna işverenleri tarafından el konulmakta, ev içi olan, iş yerlerinde konaklamak zorunda oldukları için de yemek ve kalma giderleri de maaşlarından kesilmektedir. Bu pratik emek sömürüsü ve insan ticaretidir, nihayet bir tür modern kölelik midir?

Ne yazık ki öyle!…

Bu nedenledir ki; Yeni Kıbrıs Partisi olarak, ücretsiz, nitelikli ve yeterli sayıda bakım hizmeti sağlayan, belediyeye ait kurumların gerekliliğini savunuyoruz.

Böylece kadınların görünmez emekleri bir nebze olsun görünür kılınacak, yoksulluğun kadınlaştığı günümüzde, kamusal hayatın büyük oranda erkeğin olduğu şehrimize bir çeki düzen verme girişimi olacaktır.

Böylesi bir politika kölelik koşullarında kadın bakım emeği alımı talebini azaltacak, bakım hizmetini ev içinde ücretsiz ya da emek sömürüsüne maruz kalarak sağlayan kadınların, emek piyasasına girmelerini kolaylaştırabilecektir. Böylece kadının kamusal hayata katılmasının önündeki engellerden birisinin kalkmasına ve kadının özgürleşmesine katkıda bulunulacaktır.

….

Bugün Kıbrısta kadın istihdamı erkeklerin yarısı kadardır. Amirlik ve müdürlük mevkilerinde ise kadınların varlığı çok daha azdır.

Kadınların ekonomik olarak ailedeki erkeklere bağımlı olmaları, kadın özgürleşmesinin önünde engeldir.

Bununla ilgili Yeni Kıbrıs Partisi kadın istihdamının belediye kurumunda, tüm seviyelerde eşit olması için, pozitif ayrımcılık dahil tüm uygun önlemlerin alınması gerektiğini savunur.

Ayrıca ekonomik yaşamda da, Belediye tarafından, kadınların çalışma hayatlarına katılımlarını destekleyici önlemler alınması gerektiğine vurgu yapar.

YKP, Belediye’nin ücretsiz, nitelikli meslek kursları vermesini ve bunların geleneksel kadın işleri olarak tanımlanan alanlar ile kısıtlı kalmaması gerektiğine de işaret eder.

….

Kadına yönelik şiddet gelir, sınıf ve kültür farkı gözetmeden Lefkoşa’daki tüm kadınları etkilemektedir.

Kadına yönelik şiddet, esasen, kadın ve erkek arasındaki eşitsizliklerin doğrudan bir sonucudur.

Tarih boyunca, kadına yönelik şiddet, kadınların hem ailede hem de toplumdaki ikincil konumda kalmasının bir aracı ve kadınları kontrol etmenin bir yolu olarak kullanılmıştır.

Ayrıca kadına yönelik şiddet, kadınların temel insan haklarının ihlalini oluşturmaktadır. Bunu önlemek ise tüm kurumların olduğu gibi Lefkoşa belediyesinin de sorumlulukları arasındadır.

Kadınlar olarak taciz ve tecavüz korkusu olmadan Lefkoşa sokaklarında gezmek hakkımızdır.

Sokakların aydınlatılması alınması gereken önlemlerin başında gelmektedir. Bir diğeri 24 saat açık acil yardım hattı ve şiddete uğrayan kadınlara sosyal ve hukuki desteğin sağlanacağı bir merkezin kurulmasıdır.

Bildiğimiz gibi kadına yönelik şiddet sadece sokaklarda değil aynı zamanda da, işyerlerinde ve özel alanlarda yani, ev içinde, ailede de sistematik bir şekilde meydana gelmektedir.

Bizler Lefkoşa Türk Belediyesi’nin kendisinin de bir çalışma alanı olarak şiddetten arındırılması gerektiğini söylüyoruz.

Bu nedenle de kadına yönelik iş yerinde uygulanan şiddet ve mobbinge karşı farkındalık arttırıcı faaliyetlerin yapılması gerektiğini, ve bu tür şiddetin meydana gelmesi halinde de yaptırım uygulayıcı disiplin yönetmeliklerinin yürürlüğe konması gerektiğini savunuyoruz.

58/2011 numaralı yasa ile onaylanan Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin 23. Maddesinde kadına yönelik şiddete uğrayanlara ‘ güvenli barınma imkanı sunmak ve onlara ilişkin önceden önlem almak amacıyla yeterli sayıda, kolay erişilebilir ve uygun sığınma evleri kurmak üzere gerekli hukuki veya diğer tedbirleri’ almak gerekmektedir.

Kaldı ki, Belediyeler Yasası’nda ise muhtaç duruma düşenlere gerekli her türlü yardımı yapmak ve rehabilitasyon merkezleri kurmak ve yönetmek ile ilgili belediyelerin yükümlülükleri  bulunmaktadır.

Ancak, Lefkoşa Belediyesi’nin geçmiş yıllardaki yöneticileri, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi şehrimizde de sistematik bir sorun olan kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve şiddete uğrayan kadınlara destek sağlanmasına ilişkin hiçbir adım atmamışlardır. Bunun yanında kadınlar için gereken harcama yapılmamış, bütçeleme işlemlerinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği tamamen göz ardı edilmiş ve belediye kadına yönelik şiddete dair bu yükümlülüklerini hiçbir şekilde dikkate almamıştır.

Böylelikle, bu güne dek, Lefkoşalının paraları ile yandaş kişi ve şirketleri zengin ederken, zenginliğine zenginlik katılırken, Lefkoşalı kadınlar, erkek şiddetine uğramaya ve bunun karşısında can güvenliklerini, ve bedensel ve ruhsal bütünlüklerini sağlayabilecek, mekan ve destek mekanizmaları yoksun, hayatlarını sürdürmeye çalışmıştır.

Avrupa Konseyi’nin belirlediği standartlara göre  her 7500-10000 nüfusa karşılık bir kalacak yer olmak üzere sığınma evleri bulunmalıdır. Buna karşılık 60bini aşkın nüfusu olan Lefkoşa’da bir sığınma evi dahi bulunmamaktadır.

Lefkoşa Belediyesi tarafından 2012 yılı bütçesinde derneklere bağış adı altında 150,000TL milliyetçi, paramiliter ve/veya diğer yandaş gruplara dağıtıldı. Bir diğer yandan ise, belediyenin kadına yönelik şiddet ile ilgili sorumluluklarını yerine getirmediği için, Lefkoşa’da sivil toplum oldukça kısıtlı imkanlarla bunu üstlenmeye, erkek şiddeti mağduru kadınlara geçici barınma imkanı sağlamaya çalıştı.

Yeni Kıbrıs Partisi olarak, Lefkoşa’da şiddete maruz kalan kadınlara barınma imkanı sağlayan bu tek yapıyı sığınak haline getirebilmek için mekan ve finansman olarak desteklenmesi, uzun vadede ise Belediye tarafından evrensel sığınak ilkeleri çerçevesinde, nitelikli, erişilebilir sığınakların Lefkoşalı kadınların talepleri doğrultusunda, sivil toplum ile istişare içerisinde hizmete sunulması gerektiği görüşündeyiz.

….

Lefkoşa’da kadın ve kent yaşamını göz önüne aldığımızda Kıbrıs’taki işgalci ordularının varlığını da göz ardı edemeyiz.

Bunun nedenini kısaca şu şekilde açıklayabiliriz: militarizm aktif, saldırgan ve kamusal bir erkeği ve erkekliği idealize eder. Bu “ideal erkek”, kendinden beklenen özellikleri ile pasif, evcimen ve sadık olan ideal kadından keskin hatlarla ayrılmıştır. Militarizm erkeklerin ve üstün erkekliğin güçlü bir şekilde örgütlendiği bir sistem ve temel yapı taşı cinsiyet ayrımcılığı olan ataerkil bir ideolojidir.

Yeni Kıbrıs Partisi “çözüme giden süreçte: askersiz Lefkoşa” başlığı ile Şubat 2006’dan beri, 7 yıldır, bir kampanya yürütmektedir. Kampanya çerçevesinde Yeni Kıbrıs Partisi olarak, kitlesel basın açıklamalarımızla Lefkoşada sokakta olduk, bu taleplerimizi kamuoyu ile sürekli paylaştık…

Ayrıca, son üç yıldır bizden bağımsız ama koordineli olarak Lefkoşa’nın güneyinde benzer bir etkinlik düzenleniyor ve paralel olarak, karşılıklı, bizi ayıran yıkılası duvara karşı yürüyoruz…

Yeni Kıbrıs Partisi olarak, bölünmüş bir kent olan Lefkoşa’nın askersizleştirilmesinin büyük önemi olduğunu düşünüyoruz.

Lefkoşa, özellikle eski Lefkoşa (Surlariçi) Kıbrıs’ı ve Kıbrıslıları bölen hattın birbirine en yakın olduğu yerdir. Bu, iki tarafın silahlı birliklerinin birbirlerine en yakın olduğu bölge anlamına da gelmektedir. Kimi yerde bir yolun ayırdığı hatta, yaşları çoğu kez 18 olan iki tarafın gençlerinin birbirlerini görerek nöbet tutukları tek bölgedir.

Eski Lefkoşa, askeri bölge olması ya da ara bölgede kalması nedeni ile, bir zamanlar yaşamın olduğu ama şimdi kullanılamayan, tarihi önemi de olan, ölü bölgeyi de içinde barındırmaktadır..

Askerin varlığı, Lefkoşa’daki, özellikle kuzeydeki şehrin genişlemesini, trafik akışını, sosyal, sportif, kültürel çalışmaları yani tüm sivil yaşamı da etkilemektedir.

Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi, Lefkoşa’nın siviller tarafından yeniden daha rahat planlanmasını sağlayacaktır.

Askeri bölgelerden dolayı çıkmaz sokaklarla dolu Lefkoşanın, askersizleştirmeyle beraber trafik sorunu da daha rahat çözebilecektir.

Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi ara bölgede kalan yüzlerce evin, işyerinin yeninden yaşam bulmasının fırsatını yaratacaktır.

Bu bölge, ortak çalışma alanlarına dönüştürülerek, Kıbrıs’ı ayıran hat, Kıbrıs’ı birleştiren mekânlara dönüştürülebilir.

..

Bizler için Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi, sadece Lefkoşa’nın askeri birliklerden arındırılması demek değil, askeri törenlerden arındırılması anlamına da gelmektedir.

Lefkoşa’da yılda 4 kere askeri tören yapılmaktadır.

Her defasında da bu yetmezmiş, ya da unutulabilirmiş gibi bir de tatbikatları yapıldığını göz önüne aldığımızda, şehrimizden yılda 8 kez askeri araçlar, tanklar, uçaklar geçmektedir. Askeri törenlerle yaratılan gerginlikler yalnızca şovenizmi körüklemekte ve düşmanlık unsurlarını ön plana çıkarmakla kalmamakta, ayrıca yolları tahrib ve trafiği de felç etmektedir.

Yeni Kıbrıs Partisi olarak, ana caddelerin trafiğe kapatılarak yapılan askeri törenlerin artık yapılmaması gerektiğini, ille de yapılacaksa tören alanının stadyuma kaydırılmasını ve ana caddelerin kapatılmasına son verilerek  halkın yollarda çektiği çilenin ve ağır araçların yolları tahrib edmesinin son bulması gerektiğini savunuyoruz.

Bunun yanı sıra Lefkoşa’nın çember, cadde ve meydanları bayraklar, erkek savaşçı heykelleri ve diğer militarist sembol ve öğeler tarafından işgal edilmektedir.

Bu sayede işgal rejiminin empoze ettiği militarizm, varlığını ve otoritesini devamlı olarak hatırlatılmakta ve kent hayatının bir parçası olarak sunmaktadır.

Yeni Kıbrıs Partisi olarak bizler kentimizin bu alanlarının, sanatsal mekanlara dönüştürülmesi ve halkla iletişime geçecek üç boyutlu çalışmalar ve uyumlu şehir eşyalarıyla donatılması gerektiğini savunuyoruz.

Bu nedenlerle Askersiz Lefkoşa kampanyasını yükseltmek, askerlerden, silahlardan, işgallerin yarattığı tahribatlardan, tel örgülerden, bölücü duvarlardan, militarist törenlerden anıtlardan arınmış bir şehre ulaşmaya yönelik anti-militarist bir mücadeleyi ileri taşımak için için de adayız!

 

Gelin hep beraber kadınlar için de olan, buram buram barış ve sanat tüten askersiz bir Lefkoşa’yı bugünden kuralım…

Lefkoşa’lılar, YKP’ye vurulan her mühür toplumsal cinsiyet eşitliği için, askersiz bir Lefkoşa yani başka bir Lefkoşa için bir isyandır. YKP’YE MÜHÜR VUR SESİNİ DUYUR !