YKP-fem’den kadına yönelik şiddete karşı heykelli eylem

173

ykpfemYeni Kıbrıs Partisi tabanından örgütlenen özerk feminist örgüt YKP-fem 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla bu sabah Hamitköy Çemberi’nde heykelli bir eylem gerçekleştirdi. Kıbrıs’ın kuzeyinde erkek şiddetine maruz kalıp öldürülen kadınları temsilen hazırlanan heykeller çember etrafında tutulurken, “Kız kardeşlerimizi unutmadık”, “Kadın Cinayetlerine Son”, “Dövemezsin, Tecavüz Edemezsin, Öldüremezsin” yazan pankartlar da eylemde yer aldı. YKP-fem aynı zamanda konuyla ilgili bir de bildiri de dağıttı. Tam metni aşağıdaki gibidir:

Heykeller Kim?

Judy: Seks kölesiydi. “Müşterisiye” birlikte olduğu bir gece ölü bulundu. Medya bu ölüme, hüzünle biten felekten gece dedi. Ölümünün hesabı sorulmaya değer bulunmadı.

heykel1 heykel3 heykel 4 heykel 2Marianna: Seks kölesiydi. Gece kulübünde ölü bulundu. Ölümünün hesabı sorulmaya değer bulunmadı.

Aşkın: Eski kocasından sistematik olarak şiddet gördü. Polis korumayı reddetti. Aynı kişi tarafından öldürüldü. Medya cinayete “aşk hikayesi” dedi.

İmrane: Kendisine aşık olduğunu söyleyen bir adam tarafından sistematik olarak şiddet gördü. Aynı kişi tarafından öldürüldü. Medya cinayete”aşk hikayesi” dedi.

Sibel: Eski kocasından sistematik olarak şiddet gördü. Aynı kişi tarafından öldürüldü.

Ayrılamadıkları için, aşık oldukları için, kıskandıkları için, yeterince zevk alamadıkları için öldürdüler. Erkektiler.

Medya onları akladı, sistem onları kolladı.

Ayrıldıkları için, aşık oldukları veya olmadıkları için, gece kulübünde çalıştırıldıkları için öldürüldüler. Kadındılar.

Medya onları yargıladı, sistem onları koruyamadı. Ama kız kardeşleri onları unutmadı.

Bugün, görebilmek gerek..

Bu olayların münferit olaylar değil, kadınları denetlemek için hakaretten aşağılamaya, tacizden dayağa, tecavüze kadar giden kadına yönelik şiddetin ölümle sonuçlanan bazıları olduğunu..

Adını koymak gerek..

Ne töre, ne namus, ne hüzünle biten felekten bir gece, ne aşk hikayesi değil, kadın cinayeti olduğunu..

Faillerini tanımak gerek..

Kadınların bedenlerine, hayatlarına ve emeklerine dair yaptırım uygulama hakkını kendilerinde görenler olduğunu..

  • Bu coğrafyada kadına yönelik şiddetle ilgili hükümetten veri toplamasını ve sunmasını talep ediyoruz. Şiddetin boyutunu bilmek istiyoruz!
  • Polise gittiğimizde evimize gönderilmemeyi talep ediyoruz. Evli ya da bekar olalım, koruma emri çıkarılabilmesini ve uygulanmasını talep ediyoruz. Sığınma evi talep ediyoruz. Şiddetten korunabilmek istiyoruz!
  • Hukuki yardım talep ediyoruz. Var olan yasa ve uluslararası sözleşmelerin uygulanmasını talep ediyoruz. Medyanın erkek bahaneleriyle yaşadıklarımızı meşrulaştırmamasını talep ediyoruz. Adalet istiyoruz!
  • Gece kulüpleri ve diğer mekanlarda insan ticaretinin sonlandırılmasını talep ediyoruz. Köle olmak istemiyoruz!
  • Bunların kaynağındaki cinsiyetçilik, zorunlu heteroseksüellik, ırkçılık, militarizm ve kapitalizme karşı baş kaldırıyoruz!”