YKP, EMEP kongresine katıldı

106

Yeni Kıbrıs Partisi (YKP), Emek Partisi’nin (EMEP), “Emperyalizme Ve Savaşa Karşı, İş, Barış, Özgürlük” sloganıyla Ankara’da 18 Aralık 2011 tarihindeki 6. Kongresine katıldı… YKP’yi temsilen YKP Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı Kongreye katıldı.

 

ENTERNASYONLALA AÇILIŞ

Emek Partisi’nin 6. Büyük Kongresi, iki günlük konferansın ardından Ankara’da toplanırken, “barış ve mücadele” mesajları verildi.

EMEP Ankara İl Başkanı İlke Işık Sağdıç’ın açılışını başlattığı kongrenin Divanı Güven Gerçek, içeride ve dışarıda önemli gelişmeler yaşanan bir süreçten geçildiğini, kongreyi de böyle bir süreçte topladıklarını ifade etti. Gerçek “Bu nedenle görev ve sorumluluklarımız iki katına çıkmıştır” dedi. Daha sonra emek ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşu yapıldı. Enternasyonal marşı okundu. Daha sonra kürsüye gelen EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, konuşmasına başlamadan önce Mersin’den gönderilen bareti başına aktı. Daha sonra baret kürsüde konuşmasını sürdüren Gürkan’ın sözleri sık sık alkış ve sloganlarla kesildi.

Eski EMEP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Levent Tüzel ise konuşmasına sürekli direnen Arap halklarını selamlayarak başladı. En önemli taleplerinin acil demokrasi ve barış olduğunun altını çizen Tüzel, “Devlet şiddetinin egemen olmadığı bir ortamda diyalogu, müzakereyi yeniden oluşturmak için demokratik siyasetin önünü açmak için bir araya geldik. Halkın seçilmişlerinin zindandan tutanları buradan bir kez daha lanetliyor ve protesto ediyoruz” dedi. HDK ile Türkiye’yi yeniden demokratik özgür bir ortamda inşa edeceklerini kaydeden Tüzel, “Bu onursuzluğa namussuzluğa karşı vicdanları harekete geçirmeliyiz. Bireyciliğe, rekabete; boyun eğme ve zorbalığa karşı dayanışma duygumuzu yeniden ayağa kaldırmak ve birlikte hareket etmek zorundayız. Yeni yıldan öncelikli dileğimiz barışı kazanmak işçi sınıfının örgütlüğünü büyütmektir” ifadesini kullandı. Tüzel son olarak ise “An azadi an azadi, Edi Besê diyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından çalışma programı ve mali tüzük aklandı, tüzük değişikliği gerçekleştirildi, Kongre kararları onaylanarak EMEP’in yeni organları seçildi.

Kongreye Yeni Kıbrıs Artisi, İspanya Komünist Partisi Marksist-Leninist, Ekvador Demokratik Halkçı Hareket (MDP), Tunus İşçileri Komünist Partisi, Filistin Komünist Partisi, Yunanistan Komünist Partisi (KKE), Yunanistan Komünist Partisi Yeniden İnşa Örgütü, Belçika, Benin ve Arnavutluk’tan komünist ve işçi partilerinin temsilcileri de uluslararası delegasyon olarak katıldı.

 

YKP’nin Kongreye mesajı

YKP’nin Kongreye sunduğu mesajı ise şöyle:

Sayın Başkan,

Sayın divan üyeleri

 

Yeni Kıbrıs Partisi olarak, imha ve inkarın, tutuklamaların, baskıların, polis şiddetinin yoğun yaşandığı, zor bir dönemde toplanan Kongrenizin başarılı geçmesini ve mücadeleye, mücadelenize yeni bir ivme katmasını dileriz…

Polis baskılarına, zorbalığa, baskılara, tutuklamalara karşı direnen EMEP’lilere, Blok bileşenleri başta olmak üzere tüm dostlarımıza, yoldaşlarımıza Kıbrıs’tan en için selamımızı getirdiğimi; süren mücadelenizle dayanıştığımızı bir kez daha vurgulamak isteriz

Kongrenizin sonuçlarının, gerek Türkiye gerekse de dünya ilerici hareketinin mücadelesine güç katacağına inanır ve kongrenize başarılar dileriz…

Değerli dostlar,

Sayın Ertuğrul Kürkçü’nün meclis kürsüsündeki konuşmasıyla Kıbrıs, Kıbrıs’taki TC işgali, Kıbrıs’ta süren işgaller bir kez daha gündeme geldi. Bizler yıllardır, bunun mücadelesini veren örgütler olarak sesimizin, düşüncelerimizin TBMM kürsüsünden de dile getirilmiş olmasından duyduğumuz memnuniyeti dile getirmek ve bir kez daha Sayın Kürkçü’ye teşekkür etmek isteriz. Umarız EMEP eski başkanı, Blok milletvekili Levent Tüzel de Kıbrıs’ı ve Kıbrıs’ta güncel yaşananları meclis kürsüsünden dile getirsin…

Son dönemde yaşanan olumlu çıkışlara rağmen, Kıbrıs çoğu kez Türkiye’deki birçok kendini ilerici ve aydın olarak tanımlayan kişiler için zor bir konu olmuş, milliyetçi ve şoven düşünceler çoğu kez söylemlere bir yerinden bulaşmış, hâlâ bulaşmaya devam ediyor… Bu durumdan da kaygı duymaya devam ediyoruz.

Kıbrıs tarihindeki acı, kan ve gözyaşı, Kıbrıs adası üzerinde yaşayan tüm Kıbrıslıları, her ne renk, dil, din ve etnik orijininden olursa olsun derinden yaralamıştır. Bu nedenle artık çözüm, artık barış, artık birleşme Kıbrıs’taki herkesin istediğidir, dileğidir çünkü bölünmüşlük bizim gibi küçük bir ada için gerginliktir, şovenizmin yükseltilmesidir, belki de yeni bir savaştır…

Kıbrıs’ta bugünlerde hem Kıbrıs Türk liderliği, hem de Kıbrıs Rum liderliği şovenizmi, gerginliği, güvensizliği körüklemekte ve hiçbiri maalesef diğerinden ne daha az suçlu ne de daha az masum değil…

1974 işgali sonrası adaya konuşlandırılan 40 bin askeri ile adada bulunan, Kıbrıs’ın kuzeyindeki nüfusu, askeri ve ekonomik gücü kontrol eden Türkiye’nin açık ve gizli yönetici sınıflarının da bu gerginlikteki, yükselen savaş politikalarındaki payı ortadadır…

Kıbrıs sorunu yalnız Kıbrıslıları değil, Türk-Yunan halkları arasındaki ilişkileri de etkilemeyi sürdürmektedir…

Bu nedenle Kıbrıslı, Yunan ve Türk ilericilerine düşen, onlar, Akdeniz’de savaş gemileri ile şov yaparken, onların karşısına barışın dili, özgürlüğün dili ile, anti-militarist düşüncelerle birlikte karşı çıkabilmektir. Ege ve Kıbrıs onlar için savaş gösterilerinin alanı olabilir ama bunu tersine çevirmek, bu coğrafyaları barışın, ortak işbirliğinin, halkların kardeşliğinin yaşam bulacağı yaşam alanlarına dönüştürmek biz sosyalistlere düşen görevlerdendir…

Mücadelemizi, işbirliğimizi dünyanın çeşitli yerlerindeki devrimci anti-emperyalist hareketle, neo liberalizm karşı mücadeleyle birleştirebilmek de bizlerin önünde duran diğer bir konudur…

Bu koşullarda EMEP’li dostlarımıza yoldaşça selamlarımızı bir kez daha iletir, gelecek dönemin iş ve güç birliklerinin artırıldığı, Kıbrıs gibi zor konularda yeni biri dili, barışın, anti-militarizmin dilini tüm kadrolar yayabildiği bir dönem olmasını dileriz…

 

EMPERYALİST MÜDAHALEYE KARŞI ORTAK DEKLARASYON

Kongreye katılan yurt dışı delegasyonu hazırladıkları ortak bir metinle Türkiye işçi sınıfını, ezilen halkları ve verilen sosyalizm mücadelesini selamladılar. Açıklamada, her türlü emperyalist müdahale ve işgale karşı çıkıldığı vurgusu yapıldı.

Açıklamada; “Türkiye’de Emek Partisi Kongresi dolayısıyla bir araya gelen 4 kıtadan devrimci, komünist ve işçi partileri, sadece Kuzey Afrika ve Ortadoğu’nun Arap ülkelerinde değil, İspanya’dan Yunanistan’a Avrupa’ya ve Venezuela’dan Ekvador’a, Latin Amerika’ya kadar ulusal ve sosyal haklarıyla özgürlükleri için yaygın kitlesel eylemlere başvuran halkların mücadeleleriyle onur duyuyor ve tümünü desteklediğimizi ilan ediyoruz” denildi. Ortak metinde, “Filistin halkının emperyalizm ve İsrail Siyonizmine karşı yürüttüğü haklı mücadelesinin yanında olduğumuzu açıklıyoruz” denildi. Uluslararası gelişmelere de değinen açıklamada “Hak ve özgürlük için ayaklanan halkları destekliyor, Suriye ve İran’a yönelik emperyalist komploları lanetliyoruz!” denildi.

2011 yılında Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da ayağa kalkan halkların selamlandığı açıklamada halkların “Kapitalist tekelci egemenliğinin işsizlik ve yoksulluk gibi sonuçlarına katlanmak istemediler ve bu egemenliğin bekçisi otokratik diktatörlüklerin nefes aldırmaz zulmüne isyan ettiler” denildi. Ayağa kalkan halkların, 30-40 yıllık zorba despotluğun altında zayıf örgütlülük sebebiyle “Batılı emperyalistlerin desteğindeki burjuva gericilikleri” püskürtemedikleri, ancak mücadelenin devam edildiğinin vurgulandığı açıklamada, ayağa kalkan halkların “güçlerini gördükleri” ve bu güçleriyle “başardıklarının tadına vardıkları” kaydedildi. Halkların “hemen tüm ülkelerde özellikle ılımlılaşıp Amerikancılaşmış siyasal dinciliğin katılımıyla yeniden organize olmakta olan gericiliğin saldırılarına karşı koymada ısrar” ettiği kaydedildi.

 

‘GERİCİLİĞE KARŞI MÜCADELE EDELİM’

Batılı emperyalistlerin Suriye ve İran’da sözde muhalefet rolünü üstlendiklerini belirtildi. “Ne Esad ne de Hamaney rejimlerinin” desteklenmediğinin kaydedildiği açıklamada batılı emperyalistlerin, Türk ve Suudi gericiliğinin Suriye ve İran’a yönelik olarak, “Sözde muhalefeti’ desteklemek adına yürüttükleri müdahale ve içişlerine karışma politikalarının ne ulusal kendi kaderini tayin hakkı ve ne de halkların sosyal ve demokratik özlemleriyle bir ilgisi vardır” denildi.

Açıklamada, hiçbir sebeple ekonomik, siyasi, askeri bütün emperyalist müdahalelere karşı olunduğu kaydedildi.Emperyalistlerin başka ülkelerin içlerine karışma ve müdahale politikalarının lanetlendiği belirtildi. Açıklamanın sonunda, tüm dünya halkları emperyalist müdahale ve tuzaklara karşı uyanık olmaya, emperyalizm ve gericiliğe karşı mücadeleyi yükseltmeye çağrıldı.