YKP: Bileşik faiz yasaklanmalı

132

YKP Yürütme Kurulu üyesi Alpay Durduran, bankalarla ve faizlerle ilgili son tartışmaları değerlendirdi. Konu ile ilgili basın açıklaması şöyle:

Her sektör yan yatmış giderken tek kârlı çalışan sektör olan bankaların bankacılık sektörünün bu haline nasıl geldiği bellidir. Karlı çalışma olanağı kazanıp mal ve hizmet üretimini sürdürebilmesini sağlamak için yüksek ve sürdürülemeyecek durumdaki enflasyon şartlarında Türkiye’nin baskısı ile faiz denetiminin kaldırılması ve bileşik faiz uygulamasına izin verilmesi yıkıcı etkiler yaparak bugüne kadar sürdürüldü.

Şimdi ise enflasyon düşük seyrediyor ama devletin gecikme zamlarına ve faizlere hala sınırsız veya yüksek faiz ve bileşik faiz uygulamasını sürdürdüğü ve mahkemenin yasa ile olması gereken faiz saptama yetkisinin başkasına sınırsız devredilemeyeceğini hatırlatarak faiz yetkisini iptal ettikten sonra yerine başka yasa yapmaması çok büyük sıkıntı yapmaya başlamıştır.

Biz buna şiddetle karşı çıkarak derhal bileşik faizin yasaklanmasını, faizlerin toplamının anaparayı geçmeyecek şekilde sınırlandırılmasını talep etmiştik ancak bu yapılmıştı. Uygulama sonrasında bunun ekonomiye katkısı olmadığı anlaşıldıktan sonra çare aranmaya başlandığı görülüyor. Tabii ki bu arayış gereklidir ve ayni zamanda sadece faizleri ellemek yetmez.

Faizlerin bir tavanla sınırlandırılması gerekir. Bu sınır ince ayar yapmaya meraklı olanlar tarafından borç verme amacına göre bir kaç tane olabilir. Borç verenlerin cinsine göre de birkaç tane yapılabilir. Ancak düzenlemelerini denetleyemeyen bir idarenin tek bir sınıra göre harekete başlamasını tercih etmek gerekir.

Bileşik faiz yasaklanmalı ve borcunu ödeyemeyecek hale gelenlerin iyi niyetli olanlarının korunması için faizin toplamının anaparayı geçmemesi de kurala bağlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki faiz paranın kendi kendine para kazandırmasına izin verilemez. O bir tefeciliktir. Yasak olmalıdır. Faiz sadece geri ödeme riski düşünülerek o riski karşılayacak düzeyde tespit edilmelidir. Faizden para kazanma olanağı sadece sermaye sağlamak suretiyle para kazanmak isteyene verilmelidir. Sermaye sağlayanlar ancak nominal (çok küçük) faiz alma şansına sahip olmalıdır.

Parasını değerlendirmek için bir yatırım (gerçek anlamda bir kazanç kapısı) arayan hisse senetlerine veya bono gibi ticari borçlanmalara harcayabilir.

Kişilerin faizle para vermeyi iş edinmeleri faizciler yasası uyarınca defter tutup denetlenmekle bunu yapabilmesi gerekir.

Bunlar yapıldığında bu önlemlerle da ekonomiye bir zarar verileceği, bankaların batacağı gibi bir iddia ileri sürenler sadece ekonomik ortamın sürdürülemeyen ancak vurgunculukla ayakta kalan bir durum yarattığını kabul ediyor demektir. Onun için bu ortamın tartışılması gerekir. Yoksa bu faizleri savunmak çare değildir.

Hükümet edenlerin de faizlere denetim getirecek yasa önerileri hazırlamaları veya bu yönde demeçler vermeleri kabul edilemez. Çünkü ilk başlanılması gereken gecikme zammı benzeri yüksek ve bileşik faiz uygulamalarıdır. YKP olarak çağrımız derhal bu duruma çare getirilmesi yönündedir.