YKP, Akıncı’nın 100 gün basın toplantısını değerlendirdi

169

durduranYKP Parti Meclisi üyesi Alpay Durduran, Akıncı’nın yüz gün basın toplantısını değerlendirdi. Değerlendirme şöyle:

Bir kumarhanenin yanında görevde olduğu ilk yüz günün hesabını dinledik. Arzumuz barışın yakın olduğu mesajlarının gerçekleşmesi olduğu için önce bugüne kadar üzerinde uzlaşmaya varılan konuları her iki tarafın da ayni şeklide anladığını ve BM görevlisi tarafından hazırlanmış olan liste ve açıklamalarla hem fikir olduklarını veya Downer ile ayni görüşte olmasalar da kendileri arasında anlaştıklarını duymaktı. O kadar olmasa da uzun bir liste üzerinde uzlaşma olduğunu görmeyi istedik.

Bu konu ne yazık ki açıklık kazanmadı. Medya da bizim gibi merak etmiyormuş ki sorup anlamaya çalışan olmadı.

Hala elimizde uzun görüşme yıllarının üzerinde anlaşılan, yakınlaşılan ve farklılıklar olan konular listeleri yoktur. Daha da acıklısı uzlaşılan konularda da yeniden konuşulduğunu öğrendik.

Kıbrıslı Türk ve Rum liderler iyi hava olduğunu ve çözümün yakın olduğu diğerinin açıklamalarına bakarak konuşmaya devam ediyorlar. Uluslararası bir ilgi de devam ediyor ve çözümden bahsediyorlar.

Bunun yaratılmasında Akıncı’nın rolü var ve iyi durum çünkü liderlerin birbirlerine salvo yaptıkları günlerde halkın da rahatsız olduğunu, ,insanların arasında iyi ilişki kurulmasını zorlaştırdığını ve hatta kavgalara hazır gurupların güçlendiğini görürdük. Karşılıklı atışmalarda hudut olaylarının da çıktığı anımsarız.

Ancak Rum basınında denizdeki haklar konusundaki uzlaşmazlığın ortaya çıkma olasılığı doğalgaz arama platformunun dönüşü ile ortaya çıktı. Sorunu uzatmak tehlikelidir uyarılarımızın dikkate alınmaması şimdiki umutlu havanın da yarar sağlamadan geçmesini ortaya çıkarabilir.

Ne yazık ki Türk tarafı denizlerdeki hakları sade kuzey kısmında değerlendirir ve Türkiye ile bol keseden antlaşmalar yaparken doğalgaz olasılığı ortaya çıkınca Türkiye’nin Güney’de Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit ortağı olarak denizlerin yarısında hak sahibisiniz görüşünü benimsedi. Sonra da Türkiye’nin Kıbrıslı Türlerin haklarını koruma iddiası ile savaş gemileri ve Güney denizinde de arama araçları seferber edildi.

Dünya görüşmelerin başlamasından kıvançlıdır ve siyasi olarak elinden geleni yaparak devamını görmek istemektedir. Çözüm için gereken bedeli ödemeye hazır mı bilinmez ama Kıbrıs’ta çözüm havasının devamını desteklediği bellidir. YKP, Türkiye’nin yeni döneme saldırısından sonra tutum değiştirmesinin ardında da dünyanın desteği olduğunu düşünmektedir. Şimdi doğalgaz araştırmalarının bunu bozmasını önlemeye çalışacaklarını sanıyor ve bekliyoruz.

Ancak daha da önemlisi Kıbrıs Türk liderliğinin doğalgaz haklarının uluslararası hukuka ve komşu devletlerin tümünün haklarına uygun olmasını ve Kıbrıs’ın aleyhine olmamasını istediğini göstermesini bekliyoruz.

Kıbrıslı Rumlardan Kıbrıs aleyhine bir tutuma destek olan bir Kıbrıslı tarafa siyasi eşitlik vermesini ve tüm Kıbrıs’ı yönetmesine razı olmasını beklemek düşünülemez. Onun içindir ki Türkiye’nin yalnız Kuzey Kıbrıs’ı değil tüm Kıbrıs’ı denetleme olanağına işaret edilmekte ve şovenizm körüklenmektedir

Keşke Sn. Akıncı bu konuya ışık tutsaydı.