YEREL YÖNETİMLERDE ÖZELLEŞTİRMEYE VE TAŞERONLAŞTIRMAYA HAYIR!

109

baslik_ykpBelediyeler Birliği ile Türkiye Belediyeler Birliği’nin düzenlediği “Belediyelerde İdari ve Mali Kapasitenin Geliştirilmesi Konferansı”nda TC elçisinin açıklamalarını değerlendiren YKP Lefkoşa Belediye Meclisi İzleme Komisyonu bunlara tepkisi ortaya koyan bir açıklaması yayınladı. Açıklamada en son Ercan Havaalanı özelleştirilmesi ile yaşananlar hatırlatılarak, belediyenin borçları için sıcak para için belediyede de özelleştirmelerin kapısını açmamaları için Lefkoşa Belediye Meclisi üyelerine çağrı yaptı.

Açıklama şöyle:

7 Nisan’daki ara yerel seçim çalışmaları sırasında YKP’nin ısrarla söylediği, Ziraat Bankası kredisi olarak kodlanmış, TC’nin yeni mini ekonomik yıkım paketi ile karşı karşıya olunması gerçeğini TC elçisi geçen gün Belediyeler Birliği ile Türkiye Belediyeler Birliği’nin düzenlediği “Belediyelerde İdari ve Mali Kapasitenin Geliştirilmesi Konferansı”nda resmen açıkladı.

Elçi veya davranışlarından dolayı vali olarak da hitap edebileceğimiz Halil İbrahim Akça bu konferansta, dünya geneli belediyelerce verilmekte olan hizmetlerin artık direk belediye çalışanları tarafından değil, bunun yerine “out source” denilen özel sektörce dışarıdan karşılanması konusunun başladığını, bunun; temizlik, su, atık su ve ulaştırma gibi örneklerinin mevcut olduğunu iddia etti.

Akça, “yakın gelecekte bu yönde bir trend yaşayacağını” ‘müjdesini’(!) de verdi.

Aralık 2012’de Lefkoşa Belediye Meclisi’nde alınan karar uyarınca 3 yıllık bir bütçe hazırlanmış ve Ziraat Bankasına sunulmuştu. Aslında bu yapılan çalışmayla, TC devletinin bankası olan Ziraat Bankasının, TC’nin istediklerini dile getiren aracı kurum olduğu ısrarla gözden kaçırılmak istenmiştir. Seçim boyunca solda birlik, sağ geriletilsin yapan birçok çevre, seçim çalışmalarında bu gerçeği pek dile dile getirmemiştir.

Yaşadığımız pratik, son iki Belediye Meclisi toplantıları göstermiştir ki, CTP’li belediye başkanı ve bazı belediye meclisi üyelerinin bu kredinin alınması konusunda ileri adım atama eğilimleri vardır.

Ziraat Bankasına taahhüt şeklinde verilen taslak bütçede Akça’nın bahsettiği sözde çağdaş belediyeciliğin tüm izlerini bulmanız mümkündür. Bu taslak bütçenin detaylarını seçim çalışmaları sırasında YKP’li adaylar basın açıklamalarında, televizyonda ve radyoda katıldıkları programlarda defalarca dile getirmişlerdi.

Özelleştirmenin yarattığı sorunlar, örneğin elektrikte, havacılıkta ve daha birçok alanda bizzat halen daha yaşananlar ortadayken, belediyelerdeki hizmetlerin özelleştirilmesi halinde daha çağdaş olunacağı masalına inanmamızı kimse beklememesi gerekirdi. KTHY’nin batırılması, aslında o alandaki hizmetlerin özelleştirilmesiydi, Ercan da özelleştirildi ama ne servisler ucuzladı, ne de daha kaliteli servis ortaya çıktı. Tersine işsizlik, tersine birçok yeni güvencesiz çalıştırma ile yeni insani ve toplumsal sorunlar gündeme geldi. Elektriğin bir kısmının özelleştirilmesi ile ne verim arttı, ne de enerjide daha kaliteli hizmet ortaya çıktı. Tersine doğaya verdikleri zararlar ve kalitesiz çalışmaları ile aksayan hizmetler ile anılır oldular.

Taşeronlaştırma, Kıbrıs’ın kuzeyinde yeterince tartışılmamaktadır. Taşeron yani Alt İşveren uygulaması dünyanın birçok yerinde çalışma ilişkilerinde güvencesizlik, hukuksuzluk ucuzluk ve örgütsüzlük anlamına gelmektedir. Çalışma haklarının en yaygın ihlal edildiği, iş kazalarının en fazla olduğu yerler taşeron şirketler tarafından yapılan işlerdir. AKP tıpkı Türkiye’de olduğu gibi Uluslararası Çalışma Örgütü’nün insana yakışır iş (decent work) olarak adlandırdığı güvenceli, kurallı ve sendikalı işler yaratmak yerine güvencesiz ve esnek bir işgücü piyasasını hedefliyor.

Güvencesiz ve esnek bir işgücü piyasası demek köle koşullarında, her türlü sosyal güvelik hakkında mahrum, iş güvencesi olmadığı yani ertesi günü kapının önüne konma riskinin olduğu çalışma koşulları demektir.

AKP, şimdi böylesi çalışma koşullarını yerel yönetimlerde de dayatmaya çalışmaktadır.

Lefkoşa Belediyesinde şimdi konuşulmaya ve tartışılmaya başlanan bütçe tartışmalarını bu çerçevede yakından takip etmeye devam edeceğiz.

Lefkoşa Belediye Meclisi üyelerine çağrımızdır, en son Ercan Havaalanı özelleştirilmesi ile yaşananlar ortadayken ve henüz daha sıcakken, belediyenin borçlarına sıcak para sağlanması için belediyede de özelleştirmelerin kapısını açacak uygulamalara gitmesinler. Kamusal hizmetler alınıp satılıp kâr elde edilecek metalar değildir. Kamusal hizmetler toplumsal haklarımızdır. Özelleştirme toplumsal haklarımızın piyasalara devri yani kamusal değil, kişiselleştirilmesidir, özel sektöre devridir.

YKP, hiçbir kamusal hizmetin metalaştırılmasına, piyasalaştırılmasına izin vermemek için mücadelede kararlıdır.