Yeni Kıbrıs Partisi: Dağ yolundaki kaza politiktir

218

YKP Yürütme Kurulu yaptığı açıklama ile, dağ yolundaki kaza sonrası yapılan tartışmaları değerlendirdi, kazanın TC’nin dayatma politikaları olduğunun altını çizdi, bu nedenle politik mücadele verilmesi gerektiğini hatırlattı. Açıklama şöyle:

Geçen hafta Girne Dağ yolunda meydana gelen kazada yine canımız yandı. Kaza sonrası yetkili yetkisizlerin gene bir sürü açıklamasını dinliyoruz, okuyoruz ama ayni zamanda bunların kurumsal olarak bir şeyleri değiştirmeyeceğini de maalesef biliyoruz.

Yüksek tonajlı araçların kontrolünün yapılmamasından, yol güvenliğinin olmamasına bir sürü konu defalarca konuşuldu, bugün de konuşulmaktadır ama bunlara bugüne kadar önlem alınmadı, denetlemesi yapılmadı. Bunların üstüne bir de daha fazla kar hırsı ile çalıştırılan taş ocaklarının faaliyetleri de eklenince Girne Dağ Yolu tam bir ölüm tuzağına dönüşmüş durumdadır. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, ileri saat uygulamasının değiştirilmemesi de elbette bu kazada ciddi bir etkendir…

Gelinen aşamada, diğer birçok kamu kurumunda olduğu gibi Karayolları Dairesinin de altı boşaltıldı, başına üçlü kararname ile daire ile ilgisi olmayan müdür atandı, Daire, temel fonksiyonlarını yerine getirebilmesi ihtiyacı olan teknik elemanlardan yoksun bırakıldı. Bu boşuna yapılmadı. Vurdumduymazlık, umursamazlık, ülkeye sahip çıkmama politikaları yanında ayrıca kadro anlamında yetersizleştirilen Karayolları Dairesi, burda TC’li firmalar tarafından sürdürülmekte olan Ankara’da ihalesine çıkan yollarla ilgili denetleme görevini tam anlamı ile yapamayacağı ortadır. TC’nin Karayolları Genel Müdürlüğü burda tam teşekküllü ofislerde, tüm denetimleri kendilerine göre yapmaktadır. Projelere de yön veren kendileridir. Ülkede birçok önemli bağlantı yolu kullanım ömrünü tamamlamasına rağmen, kuzey sahil şeridi yolu gibi, sırf yeni rant alanı yaratılsın, Türkiyeli turizmcilere peşkeş çekilacek deniz kenarı yeni araziler iskana açılması olanağı ortaya çıksın diye bir proje, Karpaz’a doğru yol almaktadır. Girne Dağ yolunun ne kadar kötü durumda olduğu da ortadayken, bunun yenilenmesine yoğunlaşamayan, bunun için proje hazırlamayan Karayolları Dairesi elbette bunu kendi tercihi olarak yapmamaktadır. TC’li kamu kurumları, tüm kamu kurumlarını ele geçirmiş durumdadır, elleri yakamızdadır, bu nedenle Ankara elini yakamızdan çekmeli ki kendi yollarımızı, kendi ihtiyaçlarımız doğrultusunda planlayıp, projelendirip, Kıbrıs’ın yol akışına teknik olarak uygun yolları hayata geçirebilelim…

TC elçiliği namı diğer valiliğin birçok konuda olduğu gibi, özellikle kaçak çalışanlarla ilgili de müdahil olduğu bilinmektedir. “Kendi” yurttaşlarını korumak için taraf olmaya devam etmektedir. Oluşan böylesi boşlukta, kaçak olarak çalışan biri Kıbrıs’ın kuzeyinde yasal olarak daha önce hiç kullanmadığı TIR’ın  direksiyonun başına geçme hakkını kendinde bulabilmektedir. Çalışma Dairesi ve Polis Genel Müdürlüğü ise Kıbrıs’ın kuzeyinde kaçak yaşamla ilgili etkin şekilde müdahil olamamaktadır. Daha 3-4 sene önce son kez denip yeni yasal düzenleme yapılan muhaceret konusunda geçen hafta yeniden son kez (!) af çıkarılmıştır. Ankara elini yakamızdan çekmesi gerekir ki, bu ülkedeki denetlemeleri yapabilelim, kaçak çalışma yaşamın önüne geçebilelim… Kaçak yaşam emek hırsızlığıdır da. Kaçak çalışanın ne sigortası yatırılır ne de iş yasasından kaynaklanan hakları verilir ama kaçak olduğu için patrona mahkumdur. Ama elçilik “kendi” yurttaşlarına gösterdiği bu imtiyaz sürdüğü sürece daha çok canlar yanacaktır…

Bu nedenle Girne Dağ yolunda kazanın Kıbrıs’ın kuzeyinde statüko ve TC’nin burdaki kurumlara dayatmaları nedeniyle politiktir, önlemler geliştirmek ise talimatla yönetilmeyi reddeden, bu memleket bizim biz yöneteceğiz diyen bir idare hayata geçmesi ile mümkün olacaktır.

YKP, bu nedenle mücadeleye bu zeminde destek vermeye devam edecektir…