Vicdani Ret Forumu’nda Savaş, Militarizm ve Profesyonel Ordu

103

10 – 15 Mayıs 2011 Vicdani Ret Buluşması kapsamında Barış için Vicdani Ret Platformu’nun düzenlediği forumda, savaş, militarizm ve profesyonel ordu gibi kavramlar ele alınırken, vicdani ret kavramına farklı bakış açıları dile getirildi.

Dün (15 Mayıs) Dünya Vicdani Retçiler Günü’nde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde yapılan forumda, konuşmacılar, halen Manisa’da cezaevinde tutulan vicdani retçi İnan Suver için de eylem ve dayanışma çağrılarında bulundu.

Forumda, Anti-Militarist Payanda (AMİP) adına konuşan Erkan Ersöz, yakın zamanda ordunun profesyonelleşmesine karşı duruşlar da geliştirmenin gerekeceğine değindi. Ersöz, “Bir profesyonel katillik mekanizması olan profesyonel orduyla, ‘Askere gitmeyi reddediyorum’ diyerek koyduğumuz tavrın elimizden alınma riskiyle karşı karşıyayız. Liberal kesim bize dönük ‘kimseyi zorla götürmüyoruz, topluma bir hizmet sunuyoruz’ eleştirisi getirecektir” diye konuştu.

Ersöz, vicdani ret hareketinin bu geleceği de öngörerek yeni direniş metotları düşünmek ve örgütlemek gerektiğini vurguladı ve Avrupa Birliği’nin (AB) sınır koruma birliği Frontex’i de “şirketleşmiş ordu”lara bir örnek olarak gösterdi:

“Kapitalizmin bütün hizmetleri satın alma mantığı üzerinden, güvenlik hizmeti de bir meta haline gelmiş durumda. Frontex’in tanıtımlarında “savaş, düşman” gibi militarizme vurgu yapan hiçbir terim kullanılmıyor; güvenlik hizmeti olarak sunuluyor.”

 

Retçi Aydemir: Allah’tan başka kimseye teslim olmayacağım

Vicdani retçi Enver Aydemir, İslam ve Vicdani ret kavramlarını ele alarak “Allah’tan başka hiçbir kimseye temsil olmayacağım için bir vicdani ret süreci yaşadım. İnsan olmak ile alakalı bir içerik sorunu var. Benim sorunum vicdani redden öte, bu yaşamı daha merhametli, adaletli bir yaşama dönüştürebilme çabasıdır; vicdani ret de bu çabamın içerisinde bir duraktı” diye konuştu.

 

LAF: Okullarda militarizmi tüm şiddetiyle yaşıyoruz

Lise Anarşist Faaliyet’in (LAF) hazırladığı metni okuyan Dilan Erdoğan ve Deniz Benol da “Kışla” ve “Okul” arasındaki benzerlikleri sıralayarak “Okullar da kışlalar kadar militaristtir. Bizler henüz askere gitmemiş ve hiçbir zaman gitmeyecek olsak da, militarizmi okulda tüm şiddetiyle yaşıyoruz” dedi ve ekledi:

“Yaşamlarımızın askerleştirilerek bir ızdıraba dönüştürüldüğü okulları reddettiğimiz gibi, bizlere zorunlu olarak dayatılan tüm itaat biçimlerini de reddediyoruz. Yıllardır süren bu savaşı reddediyor ve özgürlük için direnenlerin tarafında saf tutuyoruz. Çünkü biliyoruz ki insan ancak kendisi kadar özgür olan insanların arasında gerçekten özgürdür.”

 

Atak: Vergi veren herkes, ordunun suç ortağı

Vicdani retçi Mehmet Atak da, devletlerin militarist, milliyetçi, heteroseksist yapısına değindi ve askeriyenin vergiler yoluyla yaptığı harcamalara dikkat çekerek, “Vergi veren herkes ordunun suçlarına ortaktır, elleri kanlıdır” dedi.

Atak, herkesi bu harcamalara karşı dava açarak vergilerini geri istemeye ve vergi vermeyi reddetmeye çağırdı.

 

Dünya Vicdani Retçiler Gününde 8 Kişi Daha Reddetti

15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü’nde vicdani retçiler, “10 – 15 Mayıs 2011 Vicdani Ret Buluşması” kapsamındaki etkinliklerin yapıldığı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Fındıklı kampüsünden, Dolmabahçe Meydanı’na yapılan bir yürüyüş sonrasında vicdani retlerini açıkladı.

15 Mayıs MSGSÜ’de yapılan “Vicdani Ret Forumu” ve “Savaş, Ordunun Profesyonelleşmesi ve Vicdani Ret” etkinlikleri ardından Fındıklı Parkı’ndan “Reddet! Diren! Hayır de! Askere Gitme, Kardeş Kanı Dökme” pankartıyla yürüyüşe geçen 15 Mayıs Platformu, Dolmabahçe Meydanı’na yürüdü. Yürüyüşün sonunda sekiz kişi vicdani retlerini açıkladı.

28 yaşında olduğunu belirten Mehmet Lütfi Özdemir vicdani reddini açıkladığını duyururken, lise öğrencisi olan Deniz Benol da “Bütün devletler terörist, bütün ordular katildir” diyerek, askere gitmeyi reddettiğini belirtti.

 

Kadınlar da “militarizmi” reddetti

Eylemde altı anarşist kadın da Kürtçe, Gürcüce ve Türkçe “Ku derya jiyana me be girtin, dive xeyalen me were ba hev. Tsxovreba udovkargveli şevaxvedrot otsnebi. Hayatlarımız çalınmadan, hayallerimiz buluşmalı” diyerek, vicdani retlerini açıkladı.

Reddini Kürtçe açıklayan Canan Soylu “Askere gitme zorunluluğum olmasa bile, yıllardır yaşanan asimilasyonun, yok saymanın, öldürmenin altına imza atan TC devleti ve ordusunun karşısında hep direnen Barış Anneleri ile aynı onurlu duruşu paylaşıyorum” diye konuştu.

Soylu, tek tipleşmeyi, militarizmi, savaşı ve bunların yol açtığı sömürüyü, cinsiyet ayrımcılığını, ölmeyi ve öldürmeyi bir anarşist kadın olarak reddettiğini belirtti.

 

Arkun: İktidarların uyguladığı zulmün parçası olmayacağım

Merve Arkun ise “Ben bir kadın olarak, varoluşumu yok sayan, beni savaşlarının bir öznesi haline getiren militarizmi, bir anarşist olarak iktidarların ezilenlere uyguladığı zulmü ve devletin savaşının bir parçası olmayı reddediyorum” diye konuştu.

Hukuk fakültesi öğrencisi Mine Selin Sayarı “Öldürmeyi reddeden insanlara ‘Halkı insan öldürmekten soğutma’ davası açan, savaşmayı reddedenlere vicdansızlığı dayatan devletin hukukunu yakından tanıyorum. Devletin adaleti yakar, yıkar, yaşam alanlarını talan eder” dedi.

Sayarı “Devletin ve hukukunun, militarist tahakkümün onu meşrulaştıran bir parçası olmayı reddediyorum” diye ekledi.

 

Aslan: İnsanları düşman eden devletlerdir

Ret açıklamasını Gürcüce yapan Reyhan Aslan “Ben Artvin Borçkalı bir Gürcü kadınıyım. Bir sınır köyünde yaşıyorum, sınırın arkasında bizimle aynı dili konuşan insanlar var. Her iki yanda, iki ayrı devlete ait askerler, kendi topraklarını bekliyorlar” dedi ve konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Aynı dili konuşsalar da, konuşmasalar da, sınırların ayırdığı insanlar birbirlerine düşman değildir. İnsanları düşman eden devletlerdir. Ben iktidar ve mülkiyetin olmadığı, paylaşma ve dayanışmayla dolu özgür bir dünya hayal ediyorum.”

Eylemde Selin Ever ve Kumru Gök de retlerini açıklayan kadınlar arasındaydı. Gök, “Yeryüzündeki tüm canlılar adına reddimdir” diyerek başladığı açıklamasında, “Devletin kanlı elinin bana uzattığı, savaşı haklı çıkaran tüm gerekçeleri reddediyorum” diye konuştu.

Eylem savaş karşıtı hikayelerin ele alındığı pandomim gösterileriyle sona erdi.