SÖMÜRGE VALİSİ

125

YKP Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı, Akça’nın son açıklamalarını değerlendirdi; TC işgali ve uygulamalarının önündeki perdelerin yıkıldığını ve artık TC temsilcisinin buradaki sömürge valisi olan gerçek fonksiyonunun net bir şekilde açığa çıktığını vurguladı. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

TC asker – sivil bürokrasisi daha önce Kıbrıs’ın kuzeyinde her şeye rağmen kendince bağımsız yapı olduğu izlenimi vermeye önem verir, yapılan müdahaleleri ya dolaylı yoldan ya da onu perdeleyecek faaliyetlerin arkasından yapardı…

Askeri yapıların günlük yaşama müdahalesini perdelemek için Sivil Savunma (SS) Teşkilatı nasıl kullanıyorlarsa, daha önceki yıllarda TC yardım heyetini de sivil yönetimlere müdahale aracı olarak kullanıyordu…

YKP, bu perdelemeyi gördüğü için, yıllar önce TC müdahalelerinin parçası saydığı TC yardım heyetinin hemen kapatılmasını talep etmişti…

Son yıllarda TC yardım heyeti içindeki görev bölümlerinin yetkileri ve sorumlulukları güçlendirilmiş ve heyet içinde belirlenen sektör sorumluları, herkesin görebileceği şekilde, ilgili bakanların ‘gölge bakanlar’ olduğunu açığa çıkarmıştır. Bakanlar Kurulu denen yapı, TC hükümetlerinin aldığı kararları, ki bu kararlara hala belli şeyleri perdelemek için protokol denmektedir, TC Yardım Heyeti aracılığıyla yalnızca ve yalnızca uygulayıcısı, hizmetkârı pozisyonuna geldi. Böylesi bu anomali yetmezmiş gibi Yardım Heyetini ve protokolü uygulamalarını TC hükümetleri nezdinde denetlemek için de Teknik Heyet Başkanlığı geçtiğimiz yıllarda oluşturulmuştu…

2000’lerin ortasındaki bu son atamalarla, zaten çok az hissedilen ve bu atama ile Kıbrıslı Türklerin iradesi daha da silikleşti. Bu son operasyon tepkilere neden oldu, açıklamalar yapıldı. Bu son gelişme ile yeni bir durum ortaya çıktı. Geçmişte de Kıbrıslı Türklerin iradesi yoktu, TC asker-sivil bürokrasisi, Kıbrıslı Türk elitlere biraz daha fazla otonomi sağlamaktaydı, ganimetin dağıtımı iç iş olarak görmekteydiler ancak yaşamsal olan alanlarda ise ağırlıklarını net şekilde koymaktaydı. Böylesi bir yapının perdelemesini de dediğimiz gibi hem yardım heyeti hem de koltuk meraklısı, acenta görevine talip siyasal partiler yapmaktaydı.

Halil İbrahim Akça’nın Teknik Heyet başkanlığından elçiliğe kaydırılması tüm perdeleri yıkmıştır. Artık net şekilde karşımızda bir sömürge valisi vardır…

Akça buna uygun hareket etmekte, açıklamalar yapmaktadır.  Geçen hafta gölge bakanlara ziyaretlerinde onların gölge olduğunu hatırlatacak açıklamalar yapmıştır. Bir elçi adabının dışında her bakanlığı ziyaretinde sömürge valisi tavırlarına uygun vaatler vermiş, yorumlar yapmış, çözüm yollarını birlikte arayacakları mesajı vermiştir. Gölge tarım bakanından eğitim bakanına her yerde çeşitli vaatler ve sözler vermiştir. Son olarak da DAÜ’de açıklamalar yapmıştır.

Geçmişte, TC asker-sivil bürokrasisi en azından Kıbrıs’ın kuzeyinde diplomasi adaplarına uyar gibi yapmaktaydı, TC elçileri burada ona göre hareket eder gibi yaparlardı, artık onu dahi yapmayı gerekli görmüyorlar.

Vilayetleştirdiği Kıbrıs’ın kuzeyine sömürge valisi atayarak ve onun yetkilerini ve sorumluluklarını da buna uygun olarak yeniden düzenleyerek TC sivil-asker bürokrasisi bunun mesajını net şekilde vermektedir.

Hala acentalığa meraklı siyasi partilere çağrımız önlerindeki fotoğrafı artık görmeleri ve TC hükümetlerine şirin görünmek için perdeleme görevleri yapmaktan vazgeçmeleridir. Artık her şey o kadar net ortaya çıkmıştır ki perdeleme yapmaya çalışanlar yalnızca kendilerini komik duruma düşürmekten başka bir iş yapmamaktadırlar, bunun bir kez daha altını net olarak çizeriz. Bu komedinin parçası olmak istemeyen sol iddialı meclis içi partilerin üyelerine, partilerine sahip çıkmaya ve partilerinin daha fazla komik duruma düşmesine izin vermemeye çağırırız…

Bakanlar kurulu denilen yapının bu kadar küçültüldüğü ve fonksiyonsuz hale getirildiği bu koşullarda, meclis varmış ve iş yapacakmış iddialarında bulunmak veya onun hala işlevi varmış gibi açıklamalar yapmak da gerçeklerle bağdaşmamaktadır.

YKP, tüm kesimleri mücadelenin rejime karşı, rejimi değiştirmeye yönelik olması gerektiği konusunda bir kez daha uyarır. Kıbrıs’ın kuzeyinde militarizm vesayeti ve vilayetleşmenin kurumları dağıtılmadan Kıbrıslı Türkler kendi iradelerini ellerine alamayacaklardır.

YKP, vilayetleştirilmeye ve işgale karşı, adanın askersizleştirilerek yeniden birleştirilmesi için sokakta bir kez daha mücadele için safların sıklaştırılması çağrısı yapar…