kktc yerli yerine oturdu hayale yer bırakılmadı – Alpay Durduran

228

Sözde siyasal bir kriz iki partili azınlık hükümeti kuruldu ve bağımsızların desteği ile önlendi. durduran2Beklendiği gibi üç yıla yakın iktidarda kalmaya hazırlandıkları ileri sürüldü. İsteyen bunlar üzerinde bol değerlendirme yapabilir. Daha bilgili görünmek isteyene Zeki Çeler de bir şans verdi. Neden meclise gidip de vatani görevini yerine getirmediği yorumlarını bekleyen çok.

Ama kriz önlendi mi, gene pazarlıklara dayalı koalisyonda çatlama olup seçim davulu çalar mı bilinmez.

Peki neler olduğu bilinir mi?

Aslında herşey göz önünde ama bilinir demenin olanağı yok. Çünkü insan isteklerini düşünerek ona göre görme huyundadır. Örneğin 1974’den sonra olaganüstü durumudan çıkıp demokratik hukuk devletine kavuşmak istediğimiz için partilere izin verilsin, seçim yasası geçirilsin diye ortaya çıkınca ardı ardına geçirilen yasalara ve anayasaya bakarak büyük adımlar attığımızı sanmıştık. 1981 ve 1982 olaylaryıla esastan bir kazanım olmadığını anladık ama bazılarımız anladı. Halk demokratik bir ülkeye layık olmayan uygulamadan bahsederken öyle bir ülke yok ki dediğimizi duyan çok az oldu.Ancak sanki bir ülke var da demokratikliğinde eksiklikler varmış gibi değerlendirildi. Halbuki ortada bir ülke ancak coğrafya olarak olarak vardı. Aslında Türkiye’nin muti alt yönetimi vardı ve ona bir ülke yönetimi görüntüsü verilmiş ve biz de onun gerçek bir ülke yönetimi olduğunu göstermekle görevli gibi davranıyordukç

Aksi bir görünüm olursa bu ayıbı ortadan kaldırır gibi yapıp yürümeğe çalışır gibi davranıyorduk. Ama gereğini yapmaya gelince koltuk kapma yarışında yitip gidiyordukç

Özker Hoca davul boynumuzda ama tokmak elçinin elinde demişse de tokmağı almak için yağılması gerkenleri planlamayı düşünen olmamış.

Ben Elçilik bizim Ankara temsilciliği kadrolarına inmelidir. Onun için TC misyonu anlaşması yapmamaızı talep ettiğimde bu devlet olarak tanınma olur diye karşı çıkılmasına şaşıp kalmıştım. Dahası da vardı.

Şimdi iki tane üç yıllık program var. Biri yerli malı ve sosyal ve ekonomik konsey tararından görüşülmüş bulunuyor. Ama sonunda Ankara!dan gelen onaylandı. Böyle bir program Ankara’dan gelemeli idi dediğimde YKP’ye katılan olmadı. Kimine göre ekonomik paket veya protokolmüş. Halbuki sosyal, mali, ekonomik ve kültürel işbirliği anlaşması idi. Yani onun dışında bir hükümetin yapacağı iş yoktu.

Tüm işlerimiz bağlanmıştı.

Nitekim su işleri de onun içinde idi. Üç yıllık plan idi.

Şimdi hükümet programı onaylandı. Birinde olup da diğerinde olmayan varsa pakette olan uygulanır diğeri havada kalır.

Hüseyin bey başbakanmış! Sevsinler.

Akıncı’nın bizi satmasına engel olacakmış. Onun emri vakilerini kabul etmeyecekmiş. Daha koltuk görünür görünmez desekleyeceğini açıklamış bile…

Meclisteki aktörler hükğmet programını dinlediler ve güvenlerini de belirttiler. Skeç tamamlandı.

Birbirlerine söylediklerini toplayın sıfır eder.

Medya da ilgilendi. Biri de cildine ekleyip proframında onu dedi yapmadı, bunu dedi  yapmadı diye uyanıklık göstrerisi yapacak.

Tiyatro  sahnesi olduğu gibi kalacak. Çünkü aktörler rollerini gerçek sa nır gibi gidecekler. Tek yaptıkları gözden kumandalı yönetimi saklamaya çalışmak olacak.

Türkiye halkı skandal durumlar ve bataklar yüzünden haykıran Kıbrıslıyı neyin kızdırdığını ve bu kadar öfke ortaya çıktığını anlayamaz. Yoksa bu kadar para ile desteklediği insanların bu kadar nankörlük göstermesini kendilerini yönetmede başarısızlığa değil uzaktan kumanda yüzünden denetimsiz kalan toplumun yönetiminin cıvıtmasına ve Ankara’dan uzanan ellerin vurkaçına gitmesine bağlayacaktır.

Kimse seçimlerle denetlenemeyen bir yönetimin mutluluk getirmesini bekleyemez. Bunu bilirler. Nitekim son üç yıllık değerlendirme raporunda TC yaprım heyeti de kabul ve teslim etti.