Kayıp yakınlarından taraflara mektup

82

İki Toplumlu Kayıp Yakınları ve Katliam Kurbanları İnsiyatifi tarafından Kayıplar Komitesi yetkilileri Gülden Plümer Küçük, Aristo Aristotelis ve Christoph Girod’a bir mektup göndererek çalışmalarla ilgili endişelerini dile getirdi.

İki Toplumlu Kayıp Yakınları ve Katliam Kurbanları İnsiyatifi tarafından Kayıplar Komitesi yetkilileri Gülden Plümer Küçük, Aristo Aristotelis ve Christoph Girod’a gönderilen mektupta, “Genetik Enstitüsü’nün ortaya koyduğunuz tüm şartları kabul etmiş olduğunu öğrendik. Sizden beklentimiz kayıpların kimlik tespitleri konusunda Enstitü’yle anlaşmayı imzalamanızdır, başka herhangi bir düşünce kayıplar sürecini kesintiye uğratabilir, kayıp yakınları bu yüzden büyük endişe içindedir” denildi. Mektubu Muratağa-Atlılar-Sandallar katliamında tüm ailesini kaybeden Hüseyin Rüstem Akansoy, Palekitre (Balıkesir) katliamında tüm yakınları öldürülen Petros Suppuris’in yanı sıra iki toplumlu bu örgütte aktif olarak çalışmakta olan başka Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum “kayıp” yakınları da imzaladı.

İki Toplumlu Kayıp Yakınları ve Katliam Kurbanları örgütü tarafından Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıslıtürk, Kıbrıslırum ve Birleşmiş Milletler temsilcisine gönderilen mektupta şöyle denildi:

“Ekte bugün yaptığımız bir açıklamayı bulacaksınız. Basında Genetik Enstitüsü’nün Kayıplar Komitesi tarafından kendilerinden talep edilen TÜM KOŞULLARI KABUL ETMİŞ OLDUĞU yönünde çıkan haberler bizleri cesaretlendirmiştir. Umuyoruz ki kimlik tespiti konusunda Enstitü’yle bir anlaşma imzalamanızın önündeki tüm engeller ortadan kaldırılmıştır. Lütfen atacağınız her adım, kayıpların kimlik tespit sürecinin derhal yeniden başlatılmasına ve onca çok aileyi etkileyen bu değerli projenin devamının sağlanmasına yönelik olsun. Aileler, Enstitü’yle anlaşma imzalamanın dışında başka herhangi bir düşüncenin tüm kayıplar sürecine ara verileceği yönünde çok büyük bir risk içerdiği yönünde derin endişeler taşımaktadır. Bu değerli sürecin korunması yönünde herkesin büyük sorumluluğu vardır.”

 

“KAYIP YAKINLARININ ÇIKARI HERŞEYİN ÜSTÜNDE TUTULMALI”

Gerek Kayıplar Komitesi yetkililerine gönderilen, gerekse basına dağıtılan açıklamada, şöyle denildi:

“Son zamanlarda Genetik Enstitüsü ile Kayıplar Komitesi arasında yaşanan krizin çözülmüş olduğu yönünde bilgiler vardır. Kayıplar Komitesi’nin bu fırsattan yararlanarak Enstitü’yle anlaşma imzalaması yönünde çağrı yapıyoruz. Umarız yaşanmış olan sorunlar herkesi daha bir olgunlaştırmıştır ve tüm tarafların kayıp yakınlarının çıkarlarını her şeyin üstünde tutacaklarına inanmak istiyoruz.

Kayıplar konusunda son yıllarda yaşanmış olan pozitif gelişmelerin, son 50 yıldır yaşanmakta olan iki toplumlu sorunumuz konusunda yaşanan tek somut ilerleme olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Bu süreç gerek kayıp yakınlarını, gerekse Kıbrıs’ın insanlarını eğer iyi niyet varsa, sorunların çözülebileceği ve yeniden yakınlaşmanın gerçekleşebileceği yönünde umutlandırmıştır. Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs adasına gelişinden bu yana yegane başarısı da bu kayıplar sürecinin gerçekleştirilmesi olmuştur, içinde bulunduğumuz bu zor günlerde bu proje korunmalı ve daha olumlu sonuçlar getirmesi için desteklenmelidir. Bu çerçevede İki Toplumlu Kayıp Yakınları ve Katliam Kurbanları İnsiyatifi olarak tüm taraflara Enstitü’yle Kayıplar Komitesi arasındaki anlaşmanın hemen şimdi imzalanabilmesi için çabalarını ve esnekliklerini en üst düzeyde artırma çağrısı yapmaktayız. Kayıpların kimlik tespit sürecinin ivedilikle devamını sağlayacak en etkili şey bu olacaktır.”