İmparatorluk değil tam demokrasi

89
Haziran’da yerel seçimler var ve şimdiden herkeste bir ‘aday’ bulma telaşı başladı. İttifaklar konusunda da yazılar yazılmakta, şu parti şu partiyle görüştü, görüşüyor diye…

Hedef belediyenin başına birini getirmek olunca, isim önemli oluyor. ‘Yerel seçimlerde, politik kimliğin değil bireysel kimliklerin öne çıktığından dolayı önemli olduğu’ gibi teorilerle de süslenince ‘adayın’ önemindeki tabloyu görmek daha kolay oluyor!
Peki projeler? Onlar için de kalabalık laflar edilmeye yakında başlanır. Neler yoktu ki bir önceki seçim süreçlerinde!… Zaten belediye hizmetlerinde ne kadar yaratıcı olursanız o kadar çok oy da alabilirsiniz ki bunların gerçekleşmemesi veya imkansız olması da sorun değil, yeter ki öyleymiş gibi, yapabilecekmiş gibi hareket etmek yeter…
Bu dönemde toplanamayan çöpler, yapılamayan yollar, olmayan kanalizasyon ve daha diğerleri hep kavga sebebi olacak, nasıl olsa belediyecilik bu olsa gerek…
Ama madem budur, niçin yerel yönetimden bahsederiz? Ortada yerelden bir yönetim yok ki!
Ortada olan imparatorluk sisteminin varlığıdır. İmparatorluğun başı ‘belediye başkanı’dır ki ne kadar demokrasi uygun görürse o kadarı ile yerel tebaaları yetinir. İmparator yada başkan da diyebilirsiniz, nereye nasıl hizmet götüreceğine kendi karar verir ve uygular. Biraz demokrat gibi gözükmek isterse arada sırada Belediye Meclisi ile istişare yaparmış gibi yapılır, niçin dert edersiniz anlamam! Biraz daha fazla demokratmış gibi yapmak için, bölge toplantılarını ilk seçildiğiniz zaman yaparsınız, olur biter. Zaten biri size bir şey dayatabilir mi? ‘Sıkarsa’ dayatsın. Nasıl olsa buraların imparatoru sizsiniz…
Amaç imparatoru belirlemek olunca, elbette isimler önemlidir. Herkesi cezbedecek, medyatik isimleri aday göstermek gerekir. Hangi partili olduğunuz önemli değil, eğer şimdikine karşıysanız ve kaybetmesini istiyorsanız ideolojiniz de uymasa diğeri ile işbirliği yapabilirsiniz, eğer demokratikimsitrak bir aday bulup kazandırırsanız, demokratikleşme zaten kendiliğinden gelecek(mi?)…
Peki bu dikey bir ilişki şekli değil mi? Yani yukardan aşağıya ne zaman demokrasi indi de, belediye başkanı demokrat olunca şimdi olacak?
Bunun yanında Haziran seçimlerine yalnızca belediye başkanının seçimi gibi bakanlar ne kadar gerçek demokrattırlar?
Yerelden demokrasinin önemli örneği Porto Alegre’dir. Katılımcı bütçe burada uygulanması ile gündeme girdi, yerelden yönetim deneyimleri buralarda gelişti. Mahalle komitelerinde, bölge komitelerinde alınan kararlar ile yönetildi Porto Alegra. Neyin öncelikli olduğuna, acil neyin yapılması gerektiğine ve paranın toplanmasına bu komiteler, meclisler ve bunların temsilcilerinin oluşturduğu üst organların karar verebilmesi ile imparatorluk yönetimleri yerini katılımcı yerelden yönetimlere bıraktı.
Peki bizde? İsterse parkın bilmem kaçına el koyup yol yapmaya, isterse bilmem hangi bölgedeki yol yapım çalışmasına tek adamın karar verebildiği koşullarda katılımcı bir yönetimden bahsedilebilir mi? Belediye meclisi ne yapabilir ki? Yerel organları olmayan bir şehirde, bir meclis üyesi ne kadar etkin olabilir ki?
Katılımcılığı hiç sevmedik, hep ters geldi bize çünkü hep en iyiyi bizim bildiğimize inandık, ‘nasıl olsa biz yaparsak olur ve en iyi olur’ diye düşündük, bu nedenle Haziran seçimleri yerel yönetim seçimleri değildir. Bu basbayağı belediye başkanları ve çetesi seçimleridir, bu yüzden her partiye düşen bir imparatoru aday çıkarıp desteklemektir…
‘Hangi partili olduğu önemli değil, yeter ki şu imparator değil de biraz daha ‘şöyle’ olan kazansın’ diye bir düşünce ile girilecek her seçim başından kaybedilmeye mahkumdur. Zaten ‘cumhurbaşkanı’ değişikliğinde yaşamadık mı? Giden ve gelen arasında saç teli sayısı dışında fark görebilen var mı?
Ama bundan da bir şey öğrenemeyen siyasi oluşumlar, başkan ve çetesi seçimlerine ittifaklarla katılmak için olmadık manevralara yakında başlarla…
Her seçim dönemi olduğu gibi YKP, bu seçim sürecini de kendi koşullarında değerlendirip kararlar üretecek ve beşi bir aradalara alternatif üretebileceği oranda da bu süreçten başarılı çıkabileceği bir gerçek ama diğer bir gerçek de YKP’liler için ittifak koşullarının imkansıza yakın olmasıdır. Çünkü katılımcı bir yerel yönetim için imparatorluk yarışı değil, önce imparatorluklara karşı mücadele etmek gerekir, yani çözüm
‘imparatorlukta değil katılımcı, tam demokrasidedir’…