Emrin olur!

69
24 Nisan’da CTP eylem yaptıydı, sözüm ona eveti kutlamışlar…

Bu sürece giderken yaşananlar ilginçti aslında. İmzasız ilanlarla halkı İnönü Meydanına çağıranlar, bu ilanlarda kullanılan zafer işareti şeklindeki 2 parmağı da CTP seçim malzemesi olarak 24 Nisan’dan sonra kullanmaya başladılar…
Yani CTP, 24 Nisan’ı kendi seçim malzemesi olarak kullanmaktan hiç çekinmedi, peki referandumun yapıldığı 24 Nisan’a giderken ki süreçte BMBP faktörü?
Bu Memleket Bizim Platformu, kendisinin alanlarda yaptığı eylemlerin, sloganların CTP’nin seçim malzemesine dönüştürülmesine hiç tepki vermedi.
Aslında tepki beklemek saflık olurdu. CTP Genel Sekreteri Kalyoncu, BMBP içindeki sendikalara 24 Nisan ‘kutlama’ (!) programını fax ile altında kendi imzası ve el yazısı göndermişti. Bu el yazısı ile yazılmış notta Kalyoncu; “Bu Memleket Bizim Platformundaki Sendikalar bir temsilci belirlemeleri lazım. Bir temsilci de sivil toplum örgütleri” diyordu.
BMBP ne yaptı? Eyleme katılmayarak protesto etmiş! Ne güzel, kaç kişi duydu, kaç kişi bunu biliyor?
1 Mayıs alanları hükümetlerin eleştirildiği eylem alanları oldu hep ancak bu sene, Kıbrıs’ın kuzeyinde DEV-İŞ başta olmak üzere diğer BMBP temsilcileri tarafından sloganların yasaklandığı bir günü yaşadık…
Kalyoncu’ya “başka emrin?” diye yanıt göndermeyenler, kalkıp 1 Mayıs alanında atılan sloganlara bu sene müdahale etmeye çalıştılar. “Katil ABD, işbirlikçi CTP” sloganını, CTP’lileri rahatsız ediyor gerekçesi ile engellemeye çalışanlar gerçekte samimi miler?
CTP milletvekili deposuna döndürülen BMBP’nun CTP’ye bu şekilde sahip çıkması çok komik. Çünkü BMBP, 1998 yılında Ankara’dan dayatılan pakete sahip çıkıp savunan TKP’ye karşı, özellikle Akıncı’ya karşı kurulmuştu. O dönemde sokaktaki kavgada atılan sloganlarda, yapılan konuşmalarda TKP üyelerinin rencide olması kaygısı gütmeyenler aniden parti üyesi sevgisini keşfetmeleri gerçekten çok ilginç!..
Daha önce her kim ki hükümettedir, çok daha ağır sloganlar atıldığı dönemlerde sendikalı diğer parti üyelerini hatırlamayan özellikle Dev-İş ve çevresindekilere, 2006 1 Mayısında sendikalara üye CTP’lileri hatırlamaları ve onların rencide olmaması için sloganları yasaklama girişimi için Kalyoncu’dan herhangi bir notun iletilip iletilmediğini bilmiyoruz ama biz Kalyoncu’ya verdiğimiz yanıtı alanda Dev-İş’e de verdik: “EMRİN OLUR!”
Atılmaya çalışılan slogan da çok da kötü bir slogan değildi!
Irak işgali sırasında ABD’den talep gelmeden Kıbrıs’ın her iki yanında yönetimde olan AKEL ve CTP hükümetleri hava sahasını tek taraflı olarak işgal güçlerine açtıklarını ilan ettiler. AKEL ve CTP bugün de ABD ve müttefiklerinin Ortadoğu’da yeni işgal ve kana bulama operasyonlarına yardımcı olmada önemli rol oynuyorlar. Bu politikaları ortaya koyanları eleştirmek suç mu?!
Dev-iş’e sorarsanız ‘evet’, CTP üyeleri rahatsız olur diye Kıbrıs’ın hava sahasını da açarak Irak işgaline dolaylı da olsak taraf olduğumuz, İngiliz üslerinden dolayı direk de taraf kabul edildiğimiz Irak’ta süren savaşa karşı mücadele ve her gün ölen onlarca Iraklı ile dayanışma yanlış bir davranış! İspanya, sosyalist hükümet’in yönetime gelmesi ile birlikte Irak’tan askerini çekti, İtalya çekmeye hazırlanıyor, tüm sol kamuoyu bu savaşta saflarını net olarak belirlerken, CTP sol içinde değil mi? CTP’nin sol değerleri bir bir terk ettiğini biliyorduk, militarizm düşkünlüğü, grev kırarak, yasaklayarak emek düşmanlığı, demokrasi düşmanlığı, özelleştirme ve acenta şampiyonluğu ünvanlarına bir de ‘savaşseverlik’ eklemeyi ugun görmüş olabilirler ama bizim bunu CTP üyeleri rencide olmasın diye kabul etmemiz düşünülemez.
Savaş sürüyor ve savaşa hayır mücadelesinin en güçlü olduğu yer İngiltere’dir. İngiltere’de İşçi Partisi bu nedenle oy bile kaybetti. Acaba eylemciler İşçi Partisi üyeleri rahatsız olmasın diye slogan atılmasını yasakladı mıydı gibi komik soruların birileri tarafından sorulmayacağı düşünüyorum…
CTP, seçim terminolojisini güç üzerine kurdu, tıpkı Bush’un bugün yaptığı ve uyguladığı gibi. Bush’un propagandasında bir de din unsuru falan vardı, şimdilik CTP’de bu yok…
CTP güç ile diğerini, farklı düşüneni ezmeye karar verdi, bize de farklı aracıları ile sus emri vermeye çalışmaktadır.
O zaman bize de cevap vermek düşer: “EMRİN OLUR!”