Ceza (değişiklik) yasa önerisi görüşmeleri

134

YKP-fem aktivistleri güncel olarak gelişmeleri aktardıkça güncellenecek

Saat 15:19

Toplantıya UBP katılmadı.

Yeter sayısı olduğu için toplantı açıldı.

44 maddenin ilk 34 maddesi oy birliğiyle kabul edildi

37inci madde cinsiyete cinsel yönelime….. oylanıyor.

37. Madde oy birliğiyle kabul edildi

38. Madde 172. Madde yani oy birliğiyle kabul edilmiştir

39. Madde 173. Maddenin değistirilmesi kabul edilmiştir

40. Madde kabul edilmiştir.

15:30

Tüm maddeler oy birliğiyle kabul edildi

15:35

Madde madde oylama tamamlandı. Bütünün oylaması Perşembe günü yapılacak


Meclis, ‘Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nı madde madde oybirliği ile onayladı. Yasa tasarısının bütünü bir sonraki meclis birleşiminde yani 23 Ocak Perşembe günü oylanacak.


 

DP milletvekili Dr Hakan Dinçyürek'in "tarihi"(!!) konuşması
DP milletvekili Dr Hakan Dinçyürek’in “tarihi”(!!) konuşması

T.A.K. haberi

Meclisi Genel Kurulu, ikinci denemesinde nisabı sağlayarak saat 11.00’de toplandı.

Kurul, 10.50 sıralarında toplanma girişiminde bulunmuş ancak nisap sağlanamaması nedeniyle toplantıya başlayamamıştı.

Meclis Genel Kurulu, Fasıl 154 Ceza Yasası’nın “kabul edilen insan hakları seviyesinin altında kalan bazı hükümlerinin modern hukuk devletlerinde ve uluslararası insan hakları belgelerinde yer alan düzenlemelere koşut bir içeriğe sahip olmasını”  öngören Ceza (Değişiklik) Yasa Önerisi’ni görüşmeye başladı.

Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi’nden oy birliğiyle geçen yasa önerisi “Fasıl 154 Ceza Yasası’ndan ölüm cezasının çıkarılmasını; cinsel suçlar alanındaki hükümlerin kaldırılmasını veya değiştirilmesini; dördüncü kısmının üçüncü bölüm başlığının “cinsel nitelikli suçlar” olarak değiştirilmesini; “doğaya aykırı cinsel ilişki” suçunun kaldırılmasını; kişilerin cinsel yönelimlerinden, cinsiyet kimliklerinden veya cinsiyetlerinden dolayı ayrımcılığa uğramasını, işlenen fiillerle mağdur edilmesini önlemeye yönelik düzenlemeler; çocukların ve zihinsel engellilerin cinsel nitelikli suçlarla mağdur edilmesi halinde uygulanacak cezaların artırılmasını; kadınlara karşı cinsel şiddetle ilgili hükümlerin değiştirilmesini” öngörüyor.

 

Çakıcı: “bir insan hakları sorunu”

Komitenin öneriye ilişkin raporu sunuşunun ardından ilk sözü TDP Milletvekili Mehmet Çakıcı aldı. Çakıcı, uzun yıllardır muhafazakar ve ideolojik bir görüşün hakim olduğu farklı cinsel eğilimi olan insanların psikiyatride 40 yıldır “hastalık” olarak dahi tanımlanmadığına işaret etti.

Sorunun, bir insan hakları sorunu olduğunu kaydeden Çakıcı, bu kişilerin hâlâ “sapık” olarak nitelenmesinin yobazlık olduğunu ve kabul edilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Çakıcı, farklı cinsiyet eğiliminin bir tercih olmadığını kaydetti.

Çakıcı, geç kalmış da olsa bu yasa önerisini yapanlara ve katkıda bulunan sivil toplum örgütlerine teşekkür ederek, kendilerinin de bir öneride bulundukları bu konuyla ilgili bir yasa önerisi hazırlanmasının sevindirici olduğunu söyledi.

Mehmet Çakıcı, Ceza Yasası’nın olduğu gibi değiştirilmesi, hatta yeni bir yasa gerektiğini belirtti. Çakıcı, yasaya oylarının olumlu olacağını kaydetti.

 

Töre: “komplikasyonları olacak”

DP-UG Milletvekili Zorlu Töre de konuşmasında, toplumda çok tartışılacak bir yasanın görüşülmekte olduğunu söyledi.

Töre, cinsiyet eşitliğine inandıklarını, daha zayıf olan kadın ve çocukların korunması gerektiğine inandıklarından bu yöndeki değişiklikleri desteklediklerini belirtti.

Cinsiyet eğilimiyle ilgili düzenlemelerin değiştirilmesinin ve yasak olmaktan çıkarılmasının komplikasyonları olacağını ve Kıbrıs Türk toplumunun gelenek ve göreneklerine aykırı olduğunu savunan Töre, toplumun bu değişikliğe hazır olmadığını iddia etti. Töre, konunun daha ayrıntılı ele alınması için bugün sonuçlandırılmamasını istedi.

 

Derya: “bireyin bedeniyle ilgili kararı devlet veremez”

CTP-BG Milletvekili Doğuş Derya, bu yasa değişikliğinin, partiler üstü bir şey olduğu ve öyle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Toplumun gelenek ve göreneklerinin sabit, değişmeyen şeyler olmadığına işaret eden Derya, Antik Yunan, Osmanlı ve Avrupa’da 18. Yüzyıl’a kadar yasak olmayan eşcinselliğin ulus devlet döneminde yasaklandığını kaydetti.

Yasaklandığı halde insanın doğasında bugünlere kadar geldiğine işaret eden Derya, bir bireyin bedeniyle ilgili kararı verecek olanın devlet olmadığını söyledi.

Doğuş Derya, ifade özgürlüğüyle nefret söylemini de birbiriyle karıştırmamak, birini ötekileştiren ifadelerden uzak durmak gerektiğini belirtti.

 

Erhürman: “cinsel dokunulmazlık da bir insan hakkı”

CTP-BG Milletvekili Tufan Erhürman da konuşmasında yasa önerisinin 1.5 aydan beri gündemde olduğunu belirterek, erteleme önerisinde bulunulmasını mantıklı bulmadığını söyledi.

Erhürman, 44 maddelik değişikliğin sadece 3 maddesinin bazı kişilerin kafasına takıldığını, bunun da “ahlaka aykırı” başlığının “cinsel nitelikli suçlar” şeklinde düzenlenmesi olduğunu belirtti.

Ahlakı, kadının apış arası olarak kabul eden bir yasayı değiştirmeye çalıştıklarını kaydeden Erhürman, konunun, eşcinsellikten çok cinsel dokunulmazlık olduğuna işaret ederek, cinsel dokunulmazlığın da bir insan hakkı olduğunu söyledi.

Erhürman, eşcinselliğin ne Türkiye’de, ne de burada yasak olduğunu; burada sadece iki erkek arasındaki ilişkinin yasak olduğunu belirtti. Erhürman, Türkiye’nin, buradaki bu maddeden dolayı uluslararası mahkemelerde yargılandığına işaret etti.

 

Derya salonu terk etti

Konuşmaların ardından yasa önerisinin madde madde görüşülüp, oylanmasına geçildi. Oylama sırasında söz alan DP-UG Milletvekili Hakan Dinçyürek, ölüm cezasının da kaldırılmasının öngörüldüğü yasa önerisinin halk ağzıyla “ibnelik yasası”ymış gibi yansıtılmasından büyük rahatsızlık duyduğunu söyledi.

Bu sözlerine milletvekili ve izleyiciler bölümünden tepki gelmesi üzerine Dinçyürek “Bunlar benim lafım değil. Bazı çevreler yasayı böyle niteliyor. Bundan duyduğum rahatsızlığı dile getirmek için bu ifadeyi kullandım” dedi.

Bu açıklamaya rağmen CTP-BG Milletvekili Doğuş Derya genel kurul salonunu terk etti. Derya, Dinçyürek’in konuşmasının ardından salona döndü.

Genel kurul daha sonra Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun “bazı maddeler üzerinde değerlendirme yapma” önerisi üzerine saat 14.20’de çalışmalarına yarım saat ara verdi.

 

meclis (2)Kıbrıs Postası

Kıbrıs Postası, Kuir Derneği’nden Ziliha Uluboy ve YKP-fem’den Tegiye Birey’le konu ile ilgili bir röportaj yaptı.

Uluboy: “beklenti oybirliği ile kabul edilmesi”

Kıbrıs Postası’na konuşan Uluboy, özellikle nefret suçu maddesinin eklenmesinin bu yasa için önemlli bir nokta olduğuna işaret ederek, beklentisinin yasanın oybirliği ile kabul edilmesi olduğuna değindi.

 

Uluboy: “yasa, eşcinselliği ne yasaklıyor ne de serbest bırakıyor”

Toplumdaki konuya ilişkin algının yanlış anlaşıldığına değinen Uluboy, “171. madde eşcinselliği ne yasaklıyor, ne de serbest bırakıyor. Bu konu yanlış anlaşılmıştır. Madde içerisinde sahte cinsel eğilimleri olan bireylere yönelik nefret suçuna dikkat çekilmesi vurgulanıyor” dedi.

Ayrıca madde içerisinde tecavüz ile ilgili kısmın da düzenlenmesinin önemli olduğuna değinen Uluboy, tecavüzün bir ahlak suçu olmaktan çok, cinsel bir suç olduğuna dikkat çekerek, saldırının bedene yapıldığını söyledi. Öte yandan Uluboy, milletvekili Doğuş Derya, Fazilet Özdenefe ve Tufan Erhürman’a da yasada yaptıkları çalışmadan dolayı teşekkür etti.

 

Birey: “daha konunun başındayız”

YKP-fem aktivisti Tegiye Birey ise yasa kısmının bile ülkede çok fazlasıyla ve gereksiz tartışıldığına işaret ederek, diğer ülkelerin on yıllar önce yaptığı tartışmaların bizim ülkemizde daha yeni yapıldığına dikkat çekti. Bugünden oybirliği sonucunu beklediklerine de değinen Birey, “yasa sonrasında yapılacak daha çok işimiz vardır. Daha konunun başındayız. LGBT bireylerine evlilik hakkı, evlat edinme hakkı gibi yasal tartışmalar bizleri beklemektedir. Bunun için bizlerin de çeşitli çalışmaları olacaktır.”

 


HABERKIBRIS -Malhun GAZİ

CTP Milletvekili Doğuş Derya’nın yaptığı konuşma:

“17. yüzyılda değiliz. Örf- adet, gelenek değişti. Eskiden olsa; “Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin” diye düşünen insanlar, artık kadına yönelik şiddeti durdurmak için çaba gösteriyorlar. Her birey kendi hak ve özgürlüklerine sahiptir. Cinsel yöneliminden dolayı dışlanan insanları da aynı hak ve özgürlüklere tabi tutabilmeliyiz. Bilinenin aksine, henüz ata erkillik olmadan önce toplumlarda eşcinsellik vardı. Ulus devletlerinin kurulmasıyla beraber fabrikalarda çalışacak işçi aranıyordu, o yüzden eşcinsellik yasaklandı. Eşcinsellik insanın doğasında vardır.

Kimsenin haklarından sorumlu değilsiniz, sizin bedeninizle ne yaptığına kimse karışamaz. Sizin ne yemek yiyip, ne zaman sevişeceğinize bir başkası karışıyor mu? Peki ya âşık olduğunuzda? Kimsenin buna karışmaya hakkı yok. Ayrıca, Kıbrıs toplumu sizin düşündüğünüz gibi umursuz ve sağduyusuz bir halk değil. Tam aksine çok hoşgörülüdür. Kıbrıs Türk Toplumu ile ilgili bunu asla kabul edemem, bu; topluma bir hakarettir. İfade özgürlüğü ile nefret söylemini karıştırmayın. İfade özgürlüğü yan yana yaşamaya müsait bir şeydir. Nefret söylemi bizden farklı olan insanları tamamen dışlamak ve yok saymaktır.

UBP’nin de bir yenilenme sürecinde olduğunu görüyorum. DP içerisinde de bu konuda duyarlı olan arkadaşlarımız var. Kıbrıs’lı insanların yararına olacak ve hoşgörü ile sağduyuyu ülkemize getirecek bu yasaya lütfen kabul verelim.”


 

HABERKIBRIS-Malhun GAZİ

Bugün meclis gündeminde Ceza Yasası vekillerin oylamasına sunuldu. DP Milletvekili Hakan Dinçyürek de söz alanlar arasındaydı. CTP’li vekil Doğuş Derya’dan sonra kürsüye geçen Dinçyürek, toplumun bu yasayı ‘ipnelik’ yasası olarak algıladığını söyleyerek tepki topladı. Kullandığı bu sözün ardından Doğuş Derya oturduğu yerden Dinçyürek’e önce tepki gösterdi, sonra da yerinden kalkarak meclisi terketti.

İşte o açıklamalar:

“Ben fotoğrafın bütününü görmediğimizi algılıyorum. Bu noktaya gelene kadar oyladığımız maddelere baktığımızda, ölüm cezasının KKTC yasalarından kaldırılmasına tanıklık koyuyoruz. Burada gerek kamuoyunda gerekse polislerde yapılan tüm görüşmelerde tabir-i caizse ‘millet bir ‘ibnelik’ yasasına takıldı gidiyor’ deniyor. Bu yasanın kamuoyunda tartışıldığı nokta dolayısı ile söz aldım. Bir insana yaşam hakkı, iki insanların temel hak ve özgürlüklerinin savunulması noktasındayım. Oysa hiçbir zaman bu tartışma zemini o noktaya çekilmedi. Bu geçen yasanın ne yasası olduğunun, bugün bu yasa konuşulurken, bence daha önemli olan idam yasasının kalktığı bu günde hiç tartışılmadığı için buradayım. İnsanların cinsel eğilim ve tercihlerini ötekileştiren tüm yasa ve düzenlemelerdeki değişikliğin yapılmasınn insan temel hak ve özgürlükleri doğrultusunda destek olduğunu bilmemize rağmen, halen daha bu yasaların geçmesinin KKTC halkının çağdaş demokratik hak ve uluslararası insan hakları konusundaki yaptığı düzenlemelere atıfta bulunmasının gerekliliğini savunuyorum. Gerekçe olarak iki hafta sonraki bir davanın gösterilmesinden ben rahatsızlık duyarım. Bizim bu yaslaara kendi ihtiyacımız olduğu için, duruşumuz evettir. Kendi ülke ihtiyaçlarımıza ihtiyaçta bulunalım. Yaşam hakkına atıfta bulunalım. Bizim oyumuz evettir. Kullandığım az önceki kelimeye tepki gösterildi. Bu bana ait değildir.”