Bir meclis ki Sayıştay’ın aklamadığını kendi aklar

69

(Yeniçağ) Sayıştay’ın beş yıllık raporunu bir toplantıda attı aşağı ve devletin işlerini takip etmemesini dert etmedi, işte meclis böyle çalışır. Muhalefetin komitede olmasından da bir fayda gelmedi. Muhaliflerin de onayıyla ihmalciler ve suçluların kovuşturulması istemedi.

Sayıştay sorunu yalnızca belirtti ama gelir gider hesaplarının bir birini tutmasını uygunluk vermek için yeterli gördü. Mebuslar da bunu yeterli buldu ve devletin yasaların uygulanmasını takip etmemesini mesele yapmadı.

Kendi hesaplarını Hentbol Federasyonu’nun paraları ile doldurduğu, ilgili olduğu şirketlerle alış veriş yaptığı ortaya çıkanlar ve buna uzun zaman ilgilenmeyerek olanak tanıyan ilgililere bir şey söylemek mebusların aklına gelmedi.

Komiteye verilen yanıtlar ektedir diye ekli olarak raporunu gönderen Sayıştay’ın eklerini mebuslara vermedikleri ve kimsenin de bunları görmek için girişim yapmadığı görüldü.

Binlerce tabanca ve tüfeğin izinsiz olarak tutulduğu rapor edildi ama bunların akıbetinin ne olduğu kimseyi ilgilendirmedi. Beş yıl tekrarlanan uyarılara ses edilmemesi mebusların dikkatini çekmedi. Dört yılı CTP bir yılı UBP döneminde çalınan, emare olarak alınan ve kaybolduğu bildirilen tabanca ve tüfekler için ne yapılmakta olduğu kimseyi ilgilendirmedi.

Sayıştay meclis adına yürütmeyi mali bakımdan denetlemek için kuruldu. Teorik olarak özellikle muhalefet halk adına yürütmeyi denetlemek için vardır ama komitede 2 CTP ve 3 UBP üyesi kurşun asker gibi kendi partilerinin dönemlerini de kapsayacak şekilde beraber önlerine raporların konulmasına itiraz etmediler. El birliği ile kendi dönemlerini de akladılar. Sayıştay hesabın eline geçen belgelere uygunluğunu tespit etmekle yetindi. Nasıl olur da bir maksatla toplanan para başka maksatla toplanacak para için kurulu hesaba yatırılır ve Sayıştay sormasa kimse fark etmez diye arama zahmetine katlanmadı. Uyuşturulmuş hesaplar arasında bile hesap hatası bulundu ama bir büyü yapılmış gibi hesap kapatıldı diye dertlenilmedi.

Maliye bakanının silah bulundurma gibi hassas bir konuda silah edinme ruhsatını maliyeden karşılamaya karar alabilir ve bunu bütçe yasasına uygun olarak yapabilir diye mebuslar da dertlenmedi. Bir mebus çıkıp da böyle bir maksat için meclisin onay verdiğini hiç görmedik bakan bu yetkiyi kimden aldı diye sormadı.

Halka karşı tabanca ve tüfek bulundurmanın tehlikelerini bildiklerini ve hükümetin bu işi garı ciddi hale getirdiğini söyleyen parti ve mebuslar önlerine rapor gelince bu dalkavukluklarını hatırlamadılar. “Beyli tabanca” diye ülkemizde olamayan bir onur madalyası gibi silahlanmayı batmış maliyenin kaynaklarından karşılamayı içlerine sindirdiler.

Maliye bakanlığı ciddi davranmanın başarıyla sürüldüğünü söyler ama kendi dairesi bile üstüne düşeni yapmaz ve kaymakamlıkla bucaklara ödeme yapmaz. Mebuslar da bu nasıl bir ciddiyettir demez.

Her haltı ye yakalanınca öde kurtul tutumuna destek olurlar. Muhalefet de umursamaz.

Maliye bakanı bütçe disiplinin getirildiğini söyler ama eğitim maksatlarına kullanılır denilince kısa devre yapıp kuruluşların bütçede gösterilmeden harcama yapmalarına onaylar. Güya inceleyip gereğinin yapılmasını sağlayacak olan mebuslar alkış tutar.

Bir meclis ki Sayıştay’ının raporlarının gereğini değil bildiğini okuyarak onu iki paralık eder. Öyle meclisle bir yere gidilmez. Sayıştay raporlarının gereği için kurulan komiteye gerçekten muhalif olan yani kendi partisinin iktidarının sorumluluğu olmayan devreye ait raporlar için tek bir mebus atanmaz. Öyle meclisi kimse dikkate almaz.

Denetleyecek olan ile denetlenenin ayni olduğu denetleme olsa olsa burada olur. Ve ya Afrika’da’!