Avrupa açlığın tohumlarını ekiyor

49

(ANF) Uluslararası Çevre ve Kalkınma Enstitüsü (IIED)yayınladığı yeni bir raporda Avrupa ülkelerinin özellikle tarımda kullanılacak tohumlar konusunda uygulanan sınırlamaları kaldırmaması durumunda kıtanın ileride açlıkla yüzyüze kalabileceği uyarısında bulundu.

Avrupa ülkelerinin büyük bir bölümünde çiftçiler sadece Tarım Bakanlıkları tarafından onaylanan tohumlar kullanabiliyor. Yeni tohum türlerinin geliştirilmesi ya da mevcut tohumların dayanıklılaştırılması için araştırma geliştirme faaliyetleri de yine sadece hükümetlerin elinde.

Örneğin Fransa’da son yıllarda tarım üretimi ülkede yaşanan kuraklık nedeniyle etkilenmiş durumda. Çiftçilerin daha az sulama isteyen tohum kullanma talepleri Tarım Bakanlığının tohumlar konusundaki düzenlemelerine takılıyor. Bu nedenle ya tarım üretimi düşüyor ya da ürünlerin maliyetleri dolayısıyla fiyatları artıyor.

IIED yetkililerinden Michel Pibert çiftçilerin istedikleri tohumu kullanma konuusndaki özgürlüklerinin tanınmasının hem Avrupa’nın biyo çeşitliliğine hizmet edeceğini hem de iklim değişikliğinin etkilerine cevap oluşturacağını söyledi.

IIED raporunun ön sözünü kaleme alan biyolog Colin Tudge küresel alandaki gıda üretim sisteminin tüm insanlığı “öldürmekle” tehdit ettiğini ifade ederek şunları belirtiyor: “Çok para getiren tarım ile insanların gıda ihtiyacını karşılayabilecek ve karşılamaya devam edebilecek bir tarımın çatışması şu andaki durumun bir özeti.”

Ekolojik tarımın, iklim değişikliğine göre uyarlanan tarımın doğanın işleme sistemine göre dizayn edildiğini ifade eden Tudge’ye göre bu tarım metodu dünyanın birçok bölgesinde son derece başarılı oldu.

Avrupa’da ise oluşturulan Ortak Tarım Politikası aslında bir başarı öyküsü. Ama sadece büyük tarım şirketlerine büyük gelirler sağlama konusunda. Ayrıca Avrupa’daki tarım üretimi atmosfere büyük miktarlarda karbon gazı salınımına, tarım alanlarının kuraklaştırılmasına, çiftçilerin sayılarının azalmasına ve fakir ülkelere ucuz gıda akışının durmasına neden oluyor.

Büyük şirketlerin tarım alanında faaliyet göstermeye başlaması sonucunda genç ve orta yaşlı kesim artık çiftçilikle uğraşmıyor. Örneğin İngiltere’de bugün çiftçilikle uğraşanların yaş ortalaması 60’ın üzerinde. Bu ülkede tarım üretiminin tüm aşamalarında makineler kullanılıyor.

Avrupa Birliği 2013’te Ortak Tarım Politikasını reforme etmeyi gündeme almış durumda. Slow Food International’den Carlo Petrini’ye göre mevcut politikalar, dünya genelindeki neo-liberal ekonomik politiklara teslim olmuş durumda.

Petrini “Tüm topluluklar ne üretmek istediklerini ve ne kadar üreteceklerini kendileri seçmeli” diyor.

Ünlü Fransız aktivist Jose Bove de Avrupa Birliğinin Ortak Tarım Politikasını eleştirerek küçük ölçekli tarım alanlarına sahip çiftçilerin korunmasının Birliğin temel hareket noktası olması gerektiğini ifade etti.