Ahmet Karaman anıldı

190

ahmetkaraman w (1) ahmetkaraman w (2)Yeni Kıbrıs Partisi ve ailesi ölümünün 8. yılında, bugün, 16 Mart, Pazartesi günü, saat 11’de düzenlediği bir törenle, Ahmet Karaman’ı Karaoğlanoğlu mezarlığındaki mezarı başında andı.

Anma törenine Karaman’ın eşi Suzan Karama ve ailesi, arkadaşları ve YKP’li dostları katıldı.

Anma töreninde YKP Parti Meclisi üyesi ve Karaman’ın dostlarından Rasıh Keskiner bir kısa konuşma yaptı. Daha sonra Karaman’ın mezarın karanfiller bırakıldıktan sonra tören sona erdi…

Ahmet Karaman’ı anma töreninde Rasıh Keskiner’in konuşması şöyleydi:

Değerli Arkadaşlarım, Karaman’ın değerli kader arkadaşı Suzan hanım, Karaman’ın sevgili akrabaları, dostları, sevenleri ve yoldaşları,

Bugün Karamanı bir kez daha anıyoruz. Daha dün gibi ama, Rejimin yarattığı batak fiziksel olarak onu aramızdan alalı sekiz yıl oldu. Aradan geçen zaman sekiz yıl oldu ama biz, her kritik dönemeçte onunla birlikte yaşarız olayları. Bizim için, nasıl zamansız kaybettiğimiz diğer yoldaşlarımız bizimle yaşıyorsa Karaman da yaşıyor ve bize bu vesile ile her yıl pek çok ülke gerçeklerini yeniden hatırlamaya, hatırlatmaya fırsat veriyor.

Değerli arkadaşlar, aradan geçen yıllar biz Kıbrıslılar için yaşamı daha da zorlaştırmıştır, ağırlaştırmıştır. Biliniz ki her yıl burada toplandığımız zaman, bir önceki yıla göre daha da azalıyoruz. Biliniz ki ülkemiz daha da batak, daha da yaşanmaz hale getirilmiştir. Her şeyin para ile tartıldığı, ülke kaynaklarının TC’nin yandaş yeşil sermayedarlara peşkeş çekildiği ve insan hayatının hiçbir değeri kalmayan bu ülkede bizleri yok etmek için yıllar önce yola çıkanlar her tarafa tuzaklar kurmuşlardır. Bu kurulan tuzaklardan mutlaka birine her an yakalanabilirsiniz. Kimimizi, kaldırımları arabalar işgal ettiği için yoldan yürümek zorunda kaldığımız için bir araç basarak, kimimizi yol güvenliği diye birşeyin kalmadığı yolda belde bir trafik kazası ile ezerek, kimimizi yediğimiz kontrolsüz yiyecekler, içecekler, kirlenmiş hava ve de en önemlisi gelecek kaygısı ve yedi kıtanın her yerine göç etmek zorunda bırakılan eş, dost, akraba ve evlat hasretinin yarattığı stress sonucu yakalandığımız kanser, kalp, beyin kanaması ve benzeri hastalıklar zamansız alıp götürmekte.

Değerli arkadaşlar, batak büyük… Yaratılan Rejim ve bu rejimin savunucuları oluşturdukları kitle iletişim araçları ile herşeyi kontrol altında tutmaya devam ediyorlar. Yaratılan vitrini de zaman zaman süslemeyi ihmal etmiyorlar. Vitrinin süslerinin başında da adına “seçim” dedikleri bir oyunla da gündemi değiştirerek kitleleri gerçeklerden uzak tutmaya gayret etmektedirler. Burası TC’nin yerel bir alt yönetimi değil mi? Uluslararası bütün belgelerde bu böyle geçiyor. Durum bu olduğuna göre şimdi de bu TC’nin yerel alt yönetimi için, TC’nin bir yönetici-temsilcisi için seçim yapılacak. Gerçek bu olduğuna göre, nedir de büyük anlamlar büyük ünvanlar veriyorlar bu seçime. Neymiş yok cumhurbaşkanı, yok lider, yok görüşmeci seçilecekmiş! Bu mevkiye talip olanlar da bu gerçekleri bildikleri halde, hiçbir yetkileri olmadığı halde habire kesip biçiyorlar. Bunca kesip biçme içinde hiç de yetki alanlarında olmayan pek çok şeyi halledeceklermiş! Ama TC sermayesi için, Tayyip için birşey söylemiyorlar. Külliye için birşey söylemiyorlar. Kıbrıslıların iradesinin gasp edilmesi için dağıtılan yasa dışı vatandaşlıklar için birşey söylemiyorlar. Kumarhaneler, bet ofisleri ve başka ülkelerden iş bulma vaadi ile kandırılarak buraya getirilip gece kulüplerinde seks kölesi olarak çalıştırılanlar için birşey söylemiyorlar. Hepsi bağımlı ama bağımsızmışlar. Hepsi de herkesi kucaklıyor. Bu nasıl midedir ki herkesi kucaklıyorlar. İnsanın belli bir tarafı olur. Ya sağcı olur ya solcu olur. Ya sermayeden yana olur ya emekten, emekçiden yana olur. Kendini net ortaya koyar. Bu net tavrı ortaya koyamayanlar biliniz ki sonunda sermayenin, kurulu düzenin yanında olur.

Sevgili arkadaşlar, sevgili Karaman. Biz, bizi nasıl bıraktıysan o şekilde mücadeleye devam ediyoruz. Rejimle kavgamız sürüyor. Her vesile ile de Rejimi deşifre etmeye, Rejimi rahatsız etmeye devam ediyoruz. Şimdi bir fırsat daha yarattılar bize, biz de bir kez daha onların dayattıklarına hayır diyoruz ve onların dayattığı ve hiçbir anlamı kalmayan adına “seçim” denen olaya da katılmıyoruz. Ne kadar çok katılmazsak Rejim o kadar rahatsız olacaktır. Rejimin temsilcileri rahatsız olacaktır. Bazı arkadaşlarımız bizlere daha da çok yazmamızı, konuşmamızı söylüyorlar. Aslında biz hiç konuşmasak bile varlığımız yeter. Varlığımız duruşumuz herşeyi anlatmaktadır. Çünkü Rejime, TC asker-sivil Yönetimlerine karşı başkaldırımızda hiçbir değişiklik olmadı. İşgale karşı isyanımızda bir değişiklik olmadı. Kıbrıs’ı ve Kıbrıslıların yeniden birleştirilmesi mücadelemizde değişiklik olmadı. Her zaman tüm dünyada ezilen, sömürülen kitlelerden yana tavrımız ve dayanışmamızda bir değişiklik olmadı.

Açık ve net tavrımızla biz hep burdayız. Burda olacağımıza, bu batağın yarattığı ortam nedeni ile Rejimin zamansız aramızdan aldıkları arkadaşlarımıza ve Ahmet Karaman’a söz verdik. Her zaman da bu başkaldırı duruşumuz devam edecektir.

Karaman’ı saygı sevgi ve dostlukla bir kez daha anıyoruz. O bizimle birlikte.