yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖnemli yönleriyle, Fransa seçimleri - Özkan Yıkıcı
yazarın tüm yazıları:

Önemli yönleriyle, Fransa seçimleri – Özkan Yıkıcı

Yeniçağ podcastını dinleyin

Fransada seçimlerin ikinci turu gerçekleşti. Aslında son dönemin sanki yeniden tekrarıydı. Birinci turda katılımın da az olması sonucu, öbe çıkan Fransanın Ulusalnp partisi, ikinci turda, ötekilerin itifaklaşması ve katılımın artmasıyla seçimde başarısız hale gelmektedir. Özellikle Makron döneminde ayni senaryo yep yaşatlldı. Faşist parti geliyor korkusuyla, hem sandıktan uzak duranlar sandığa gidiyor, hem de öteki partiler adeta yazılım olmadan itifak yapıp en güçlü partiye destek veriyorlardı.

Bu süreç de tekrarlandı. Biraz taşlar da oynandı. Çünkü, sol Halk Cepesi adıyla itifak yapınca, oylar toparlandı. Parlemento seçiminde birinci sıraya oturdular. Fakat, çoğunluğu da alamadılar. Sanki bir önceki parlemento tekrarıydı. Bir farkla, Makronun partisi erirken, Sol itifakla birinci sıraya geldi. Yine de özellikle kimi AB çevreleri rahatsızlıkla korku yaymaya devam ediyor. Sol itifakta en güçlü kesim Boyun Eymeyen partisi birden öcü eksenine konuldu. Onların başbakanlığı alma tehlikesi başta Almanyada hemen başladı. Hat da Sosyal demokrat parti de bu koroya eklendi. İşte bu seçimdeki taş oynama olayların önemlisi burada gizlidir.

***

Fransada parlemento seçimi yapıldı. İlk turda öncekilere benzer şekilde Löpenin partisi birinci sırarda görüldü. Karşıtların seçeneksiz oluşu ise korkuyla propagandaya sarıldılar. Ulusal cepenin seçimi kazanma paranoyası işledildi. Yine de faşist parti yerine aşırı sağ imgesi de kulanımda oluyordu. İkinci tura seçmen daha fazla ilgi gösterince, partiler gerektiğinde öteki lehine adaylarını çekince, bu defa ulusal cepe ve karşıtlak ayrışmasında yine Ulusal cepe seçimi kaybeti. Zaten Makron iki dönemi de kazanırken ayni kural işledi. Tek fark, sol cılızdı. Sağ içi ayrışmalarla, solun terkiye takılarak kazanılan seçim gerçeği vardı.

Şimdiden tartışmalar başladı: kim başbakan olacak. Özellikle solun itifak yapıp içindeki Boyun EYmeyen partinin en güçlü çıkması, sermayeyi hemen ürkütü. Hat da halk cepesi içindeki sosyal demokrat sağ kesim de bu fırsatı kulanıp kendi adaylarının başbakan yapılması hamlesine girişti. Boyun Eymeyen hareket liderinin Filistin yanlısı, Yahudi düşmanı, AB karşıtı olma tutumları sanki aşırı sol gibi algılatılıp dıştalanmaya çalışılınıyor. Makron ise son dönemini daha rahat geçirme arayışında.

Burada şu nokta da geliyor: sol hernekadar Sol halk cepesini kurduysa da ortak noktalar pek fazla değildi. Örneğin Ukrayna savaşında anlaşılırken, ayrışmalar sırıtıyordu. Yine İsrail desteklenirken, sokaktaki destekçi Filistin bayraklarıyla gösteri yapıyordu. En son, seçim sonrası bazı Halk cepe partielri başbakanlık rüyasında dolaşıp İsrail yanlısı laflar ederken, başarıyı kutlayan sokak, Filistin bayraklarıyla seviniyordu. Bunlar hep Fransadaki seçim sonralarının yayılan resinlerinden renklerdi.

Ulusal cepe ise yeniden ayni sonuca gelmekle, pek de şaşkın değildi. Şu önemli tesbiti de yaptı: “sadece ertelenme oldu. Gelecek bizimdir”.. Makron ise son hamleler için fırsat koluyor. Öncesi zaten derslerle de doludur. Başkanlık seçimi döneminde yine ikinci turda, sırf ulusal cepe kazanmasın diye sol da Makrona oy verdi. Fakat, sonrası malum. Makron daha ikinci döneme ısınmadan, sosyal hakların üstünden balyoz gibi geçti. Birçok haklar açık açık gazbedildi. Görüldü ki mecliste çoğunluğu olmada da aşırı faşist parti oylamalara katılmayarak Makrona yol açtı. Bunlar hep son dönem Fransasında ip üstünde oynayan canbazların oynuna benziyor.

***

Son seçimde yine klasik son oldu. Ulusal cepe ilk turun tadını ikinci turda bekleme dönemine soktu. Yine ağırlıklı merkez sermaye destekli gücü kulanma fırsatına geçti. Bu defa bir fark, solun Halk cepesi olarak aralarında farklar olsa da anlaşmalarıdır. Önemli ayracı da ortaya hemen çıkardı: sanırım Filistin konusu veya AB bakışı bunun en net gerçeğidir. Tabi bir de başbakan olma olasılığında öteki kesime yaklaşarak itifakcılarını hançerleme duygusu da açığa vuruldu. Bunlar hep Makron için hem karmaşa hem de fırsat olarak ikilemde. Ama dış politikada fazla değişim olmayacak. Özellikle Ukrayna konusunda zaten durum net. İsrail ise şimdiden işi garantiye alma hamlesini almaya başladı. Fransadaki Yahudilerle korklku iklimi yaymaya başladı. Bunlar kazara solun bazı konuları gündemleşmesini engeleme, psikolojik hareket olarak karşımızdadır.****

Kısaca; Fransa seçimleri bize şunu uyarıyor. Sadece sayısal ve güncel algıylarla yetinmemek gerekir. Hem birikim hem de siyasal duruşları da gözetmemiz gerekir. Ayni kuural birkaç defa işledi. Birinci ve ikinci tur dönemleri yaşandı. Sayısal katılımla değişkenlik ilkesi gözetilmelidir. Halk cepesi itifakı ise epey sorguya muhtaç. Zaten şimdiden Filistin konusu, sokak ile yöneim uçurumunu işaret etmektedir. Kolay değil: konuşulan ülke Fransa. AB içinde ikinci güç dünya yeni sömürgecilik uygulayan politikalarıyla yaygındır. Fransada her yelpazeden siyasal örgütler vardır. Güçlü muhalefet eylimi dinamiğine sahiptir. Fransa bir anlamda, sol kaybedip sosyal haklar daraltılınca, tüm sistemde karşılık da buluyor. Onun için Fransayı doğru okumak önemlidir. Salt parti etiketi veya sayısal sonuçla yetinmemek önemlidir. Siyasal seçki ile eylimler birlikte ele alınmalıdır.

Bir klasik Fransa seçimi daha yaşadık. Biraz taşlar sola doğru oynadı. Merkez çöktükçe zaten kriz de olunca eylim sağa veya sola kayar. Birielri aşırı dese de aslında kaçınılmaz değişim kuramının işlemesinden başka bir şey değildir. Seçim sonrası bence Halk cepesinin durumu gelecek sol için önemli tartışma alanı olacağı kesin. Bakalım Fransa bize nasıl bir tartışma alanı açacak.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
261AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin