Kıbrıs iktibasUlaş BarışAnket dedikoduları… - Ulaş Barış
diğer yazılar:

Anket dedikoduları… – Ulaş Barış

Yeniçağ podcastını dinleyin

Orjinal yazının kaynağıkibrispostasi.com

Hadi biraz dedikodu yapalım. Bu sıcaklarda havamız değişir.

Efendim, iki ayrı anket kulağıma çalındı. İkisinde de ilginç olan ve olmayan sonuçlar var.

Hem olası bir genel seçim, hem de gelecek yıl yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili bu anketler, sol cenahın yaptırdığı anketler, tek verebileceğim bilgi bu.

Şimdi bir ankete göre, bugün genel seçim yapılsa, CTP, UBP’nin 3 puan kadar önünde çıkıyor. Oy oranları da son seçimlerde alınan sonuçlara yakın rakamlardır.

Bu ankete göre, ki buna anket A diyelim, üçüncü sırada YDP var ve oy oranı iki basamaklı sayıları geçmiş durumda.

HP, TDP ve DP’nin oyları ise barajın altında çıkıyor.

Anket A’ya göre bu üç parti de gelecek dönem mecliste yok ama YDP güçlü bir şekilde var. Hatta anket A, olası bir koalisyon modeli olarak UBP-YDP’yi gösteriyor.

Ancak anketin bir başka manidar sonucu daha var. Buna göre ankete katılanların sadece yüzde 32’sinin hem KKTC hem de Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu var. Yani yerli halk dediğimiz seçmen oranı 1/3 oranlarına kadar gerilemiş durumda. Bu da adanın kuzeyinde yaşanan demografik değişikliğin ne kadar ciddi boyutlarda olduğunun bir başka göstergesi olarak dikkat çekiyor.

Anket A’nin 2025 Ekim’de yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili sorduğu soruda ise ilk sırada Ersin Tatar çıkıyor. Herkesin favorisi olan Tufan Erhürman ise bu ankete göre 6 puan geride bulunuyor.

“Yok yahu sen da” diyenleri duyabiliyorum ama onlara yukarıda yazdığım demografi değişikliği oranına bakmalarını tavsiye ediyorum.

Anadolu’yu karış karış gezen Ersin Tatar’ın bunu boş beleş sırf gezi olsun diye mi yaptığını sanıyorsunuz?

Adam seçildiği günden beri seçim gezisi yapıyor, dolayısıyla ortaya çıkan bu fark, adadaki Türkiyeli seçmenin yaratacağı bir farktır. Hani kendi iradesi olduğunu sananlar var ya, onlara söylüyorum.

Anket A’da Cumhurbaşkanlığı için bilindik Serdar Denktaş ve Kudret Özersay’ın da isimleri sorulmuş. Ancak ikisine de pek destek yok. Mehmet Harmancı’nın ismi ise bu ankette geçmemiş durumda.

Buna anket A dedikten sonra, bir de anket B’ye bakalım.

Bu ankete göreyse, bu kez UBP, CTP’nin yaklaşık 3 puan kadar önünde ilk sırada çıkıyor. Yani diğer ankete göre roller değişmiş durumda. Üçüncü sırada ise belirgin bir hareketlilik yaşayan TDP var ama onların da oy oranı 10’lu rakamların ilk yarısında.

DP, HP ve YDP ise bu ankete göre baraj altında kalmış durumda.

Bu anketin demografik dağılımı hakkında bir bilgim yok ama bu dağılımı anlamak için ankete ihtiyacımız olduğunu sanmıyorum.

1974’ten beri sürdürülen ve 2010’lardan sonra sistematik bir toplum mühendisliğine dönüşen nüfus meselesi artık içinden çıkılacak bir halde değildir.

Dolayısıyla seçimlerde bilinmeyen dev bir oy torbasının olduğu söylemek isterim.

Ancak bu konuyu bir kenara bırakarak, anket B’nin 2025 Cumhurbaşkanlığı seçimi için sorduğu soruya verilen yanıtlarda, yine Tatar’ın, Erhürman’dan 6 puan değilse bile önde olduğunu görüyoruz.

Kendi partisi UBP tarafından dahi sevilmeyen bir adamın nasıl olur da memleketin en parlak siyasi figüründen önde olduğunun açıklanmasını elbette ateyizlere soracak değilim, çünkü sebebini biliyorum.

Çünkü sebebi Tatar’a oy verecek olan başka bir kitlenin oluşmuş olmasıdır.

Bakınız, belki size önemsiz bir bilgi gibi gelir ama misal, Tatar’ın X (eski Twitter) üzerinden 182 bin takipçisi vardır. Erhürman’ın takipçi sayısıysa 14.500’tür.

Tatar’ın hayatı boyunca asla göremeyeceği bu güç, kendisine sağlanmıştır. İçinde binlerce trolün olduğu bu güç zamanı geldiğinde işini gayet başarılı bir şekilde yapacaktır.

Yalancı çobanların peşinden gitmeyi pek bir seven Kıbrıslı Türklerin bu bağlamda kolay av olacağını söylemem hiç de yanlış olmaz.

2020 seçimlerinde yaşanan rezaletler, yapılan pervasız müdahale, bizim basının içine çöreklenen tetikçiler derken, olayların nasıl bir hal aldığını söylemem gereksiz herhalde?

Uzun lafın kısası, eğer Kıbrıs sorunu aynen bu şekilde gidecekse, hiçbir gelişme olmayacaksa, Türkiye tavrını değiştirmeyecekse, Tatar’ın seçilmesi garantidir. Bu benim kişisel görüşümdür, katılmayanlar elbette olabilir.

Bu kez (sanırım) işler en baştan sıkı tutulmuş, ince elenip sık dokunmuştur, onu anlatmaya çalışıyorum.

Ha eğer Türkiye siyaset değişecekse Tatar aday dahi olamayacaktır, o ayrı.

Diyeceğim, eskiden bir nebze olsun Kıbrıslı Türklerin ne düşündüğüne bakılırdı.

Artık bakılmasına gerek yok. Çünkü artık buna ihtiyaç yok…

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
261AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin