yaklaşımlarÖzkan Yıkıcıİsraildeki protestoları izlerken - Özkan Yıkıcı
yazarın tüm yazıları:

İsraildeki protestoları izlerken – Özkan Yıkıcı

Yeniçağ podcastını dinleyin

Haftalardır israilde hafta sonları ağırlıklı protestolar yaşanmaktadır. Devlet içi çatışmanın bir anlamda sokağa taşınmasıdır. Eğer, israilde protestolar olmasa, konunun adını dahi duymayacaktık. Boş laf etmedim: hatırlayın; aynisi Türkiyede de gerçekleşti. Şimdi en basitiyle yargıdda yaşananlar ve seçim sürecindekfei YSK kararları ilgili deyişimin devamıdır. Türkiyede tepki falan pek olmadı. Göstere göstere Erdoğan yargı erkini deyiştirip atamaları uhtesine aldı. Sonra da uyguladı. Muhalefet mi: Kılıçtaroğlu hem maymunları oynadı hemde ısrarla olayı sandığa havale etti. Şimdi Türkiyede yargı kurumundaki önemli tahribatların de ilk başlangıcı Erdoğanın yargıyı eline geçirmesi ve kendini korumaya almasıyla hızlandı. Devamını zaten biliyoruz. Mühürsüz oylardan kayum atamaya, yazılı metne rağmen tersi ve nice insana suç uydurularak hapse atılmalar geldi.

Bu gelişmeleri istemesem de israildeki son haftaların patlayan kitlesel eylemlerde göz ardı edemezdim. Metanyahu da ayni ilkeye sarıldı. Yargının bağımsız kuralını hiçeleştirmeğe yöneldi. Atamalarda yetkiyi ele geçirerek hem de kendini de hapse gitmekten kurtarmaya girişti. Sokaklar doldu. Protestolar hızlandı. Ama, Metanyahu da ısrarlı oldu. Nede olsa ırkçı bir yönetime sahipti. Benzeri yine Türkiyedeki Cumhur itifakıyla çakışması da tesadüf deyildi. Bir farkla, İsrail muhalefeti parlemento oyu ve sandıkla sınırlı kalmadı. İnsanlar protestoya çıktı. Katılım artıkça artı. Metanyahu da direndi. Derken, önceki yazılarımda da yazdığım gibi ordudan da mesajlar gelmelye başladı. Cumhurbaşkanı uzlaşma önerdi.

Olaylar durmadı. Katılım artıkça artı. İsrail devleti resmen etkilendi. Yargı da tavrını ağırlıklı olarak muhalefetden yana koymak zorunda kaldı. Çünkü, tartışılan alan hukuk kurumuydu. Sonuçta İsrail başbakanı klasik faşist duruşuyla tasarıyı meclisten geçirdi. Muhalefet “bitmiştir” demedi. Öyle ki daha fazla katılım olurken, özellikle orduda pilotlar ders verici eylemler gerçekleştirdiler. İstihbarat yapısı da artık kitleleri görmezden gelinmemesi gerekirdi.

Türkiyede yaşananın aksine israilde direnme devam ediyor. Oysa nedediydi sayın  Kılıçtaroğlu ve ekibi, sandıkta soracağızla yetindiler. Provakasyona gelmeyelim uyarısıyla ses çıkaran bazı kesimleri sokağa çıkmamaya zorladılar. Onun için geçen yargı kuralı seçimden belediyelere, öğretmenden doktora herkesi vurdu. Bildiri okumak isteyen dahi yıllarca hapiste tutuldu. AİHM kararları da tanınmaz oldu. Ama şimdilik israilde direnme devam ediyor. Güçlü Mosatlı ve her konuda ateşleme yapan ordusuyla birlikteki bölgesel güç, şimdi devlet içi kırılmalarla yaşıyor. Halbuki ayni İsrail halkı geçen yılın son seçiminde Metanyahuya ve faşist ırkçılara epey destekle iktirdara taşıdı. Onun yargılandığını ve hapse gideceğinizin kesin gibiydi. Ama, iş kurumsal oynamaya başladı. Seçilen Medtanyahuya halk protestolarla karşı çıkarak israilde görülmemiş bir olayı tarihe yazdırtıyor. Devlet eksenli ve ağırlıklı asker istihbarat kökenli parti muhalefeti ise kitleseel demokratik tepkinin gerisinde kalması da başka bir dersti.

Kılıçtaroğlu gibi liderleri olsa ve onları sandık la hapsetseydi aynen Türkiye şekline gelip Metanyahu da dilediğini yapacaktı. Metanyahu direnişe karşı gidrek çaresizleşiyor. Ama, ortakları uzlaşmasını veya geri çekmesine direniyor. Sokaklar ise ısınıyor. Hele de savunma bakanının da yasayı eleştirmesi, onun da görevden alınmasıyla işler karıştı. Tabi bu durum Türkiyede hiç olmazdı. Hulusi Akarın Erdoğana karşı çıkıp da yasanın geri çekilmesini isteme tutumu rüya gibi geliyor. Ama, israilde bunu yaratan, kitlesel direnmeydi. Öyle bir direnme ki saatleri veya günleri değil, aylara doğru geliyor. Bunu iyi okumak gerekir. Ancak, isarildeki tartışmaların eşitdir rejim deyişimi de olmadığını da mutlaka kafamızın bir yerine koymak önemlidir. Hala siyasal deyişim deyil, sistemi koruma eksenindedir. Partiler öne geçmiş deyildir. Sol  katılıma ve barış hareketelrinin varlığına karşın, hala protestolar sistem içinde kalınıyor. Her türlü deyişime sistem içi de açıktır. Metanyahunun bu denklemdeki direnç daraltısı da sürmeye gidiliyor. Bakalım bu karmaşadan neler çıkacak? İzleyip göreceğiz. Ama, sokağı hep öcü gibi gösterenlree son dünya düzeyindeki gelişmler, önemli bir tokat olduğu da kesin.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
252AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin