yaklaşımlarÖzkan YıkıcıHizaya çekilme sırası KTMMOB'ye geldik - Özkan Yıkıcı
yazarın tüm yazıları:

Hizaya çekilme sırası KTMMOB’ye geldik – Özkan Yıkıcı

Yeniçağ podcastını dinleyin

Son dönemde söylentilerden öte, K. Kıbrısta birçok alan yeniden yapılanma adına yetkiler daraltılarak, alanlar Türkiyeleşme sürecine hızla sokuluyor. Metin Fevzioğlunun gelmesiyle, koltuğuna daha oturmadan verdiği mesajlar, yaptığı görüşmelerle, belirli işretleri net şekilde çakıyordu. Ancak, K. Kıbrıs yapısal “muhalefet” kesimi, kendine dokunulmadıkça, hat da mütahitler gibi rant kar aşkına taşaronluğu dahi kabullenme gayet sıcak mesajlarla da kabulleniyordu. Bir olay geçmeden başkası da sıraya giriyor. Öyle giriyor ki gerektiğinde kararı açıklayan veya yasayı sunanlar dahi ne istediklerini ve neye karşın gerçekleştirildiğini dahi savunamama noktasına düşüyorlardı. Son olay KTMMOB yasasına sırayı getirdi. Aslında ilgili örgüt veya mesleki birlik akibinlerdeki Bafra otelerinden mesajı alıp ordan direnmesi gerekirdi. Onlar da başkanlarını deyiştirerek yanıt vermekle bugüne gelişin de yolunu kolaylaştırdılar..

Sıra KTTOB ye geldi. Vekiler yeni bir yasayla gündeme konuyu taşıdılar. Amaç net, kurumun önemli bazı yetkilerini eliden alıp keyfileştirme. Yönetime rahatlık ve kentsel planlamada muhalifliğini kırma yoluyla örgüt daha bir kendi iç mesleki alanında nefes almaya zorlayacak durumuna getirilmektedir. Burada hep şu klasik geneleme çıkar: K. Kıbrıs veya genel Kıbrıs sömürgesel süreçlerde yaşadı. K. Kuzey daha da net şekilde hem sömürge hem de sosyolojik karmaşayla yönüne konuldu. Bağımsızlık veya demokratik yaşam kültürü burada yaşatılmadı. Birçok yapı da Kıbrıstaki mücadeleyle değil sömüğrgeciliği daha rahat sürdürmek için oluşturuldu. K. Kıbrısta demokratikmiş gibi görülen yapılar İngiltere sömürgecilik veya geçiş Kıbrıs cumhuriyeti ayarlarından kalan kurumlardır. KTMMOB de bunların önemlilerinden biridir. Ayrıca 74 sonrası Kuzeydeki sol hareketlerin de yeşermeye başlamasıyla bazı önemli eklemeler de oldu. Bektaş Göze dönemindeki KTMMOB katgıları bunalrın önemlilerindendir.

Bir başka açıdan: MMOB veya TB gibi yapılar hem mesleki hem de devletin aşırı tahriplerinin engeleyecek kuruluşlardır. Mesleki alanlarda sözleri çvarken, siyasetin de kulanım eksenine engelemeyerek demokratik yapıların sürdürülmesine katı koymaktaydı. Öyle ki mesleki falieytlerde birliklerin önemi ortadaydı. Bizde bu yön pek işlemedi. Ama, örneğin Brezilyada işkence yapılan insanlara işkence yapılmadı diye rapor veren dokdorların diplomaları iptal edildiydi.

Böylesi önemleri vardı. Ülkemizde de KTMMOB en azından yasak yapılar veya denetim konusunda pek de fazla etkisi olmasa da yine de izin verme alanında sözleri vardı. Belli ki ikibinlerde başlayan ve dış sermayenin el koyup yatırımlara girmesi ile birlikte tartışma da alevlendi. Dış sermaye veya Türkiye kesiminin buradaki yapılarında vize alınmama tutumu başlandı. Ne yazık klasik Kıbrıslılık da ortaya yeniden çıktı. Özellikle kamu çalılan hukukçularımız ve bazı mesleki kişiler “zaten KTMMOB nin denetleme yapma deneyimi yok” diyerek teslimiyeti savundular. Beraberinde çıkan ünüversite konumu da tartışmada ayrışmayı hızlandırdı. O dönemin başkanı Ahmet Öneri de başkanlıktan getiren önemli gelişmeydi. Bu devam edip gidiyordu.

B,r başka gelişme de Türkiye gerçeği idi. K. KIbrısta hep Türkiye gerçeği ret edilerek sanki ile davranma kültürleşmesi oldu. Hem sömürge hem Türkiyeleşme durumu dikate alınmayarak devam umuluyordu. İkinci halka da bu konuda gelişti. Türkiyede son dönemde hem MMOB hem de TTB konusunda yetkileri elinden alıp tek adamlaştırma falşiyetleri hızlandı. Buraya da geleceği kesindi. Özellikle Küliğe ve benzer yatırımlarda vizesiz yasal sıkıntıyı veya konuşmayı yok etme adına hamleler geleceği beklenmeliydi. Öyle de oldu. Bu kuruluşların önemini hiç bilmeyen ama teslimiyetle vekil ve makam alan kişilerin yasal önerisiyle KTMMOB resmen yönetime ve Türkiyeleşen yatırımlara vize verme zorunluluğunu kaldırma planlamada katgı koyma kuralını hiçeleştirme yasasını sundular. Belli ki bu kendi marifetleri deyildir. Bu nedenle de savunamayacaklar. Ama, ardından başka yasalarla da sendikalar ve öteki deokratik örgütler de nasibini alacaklar.*****

Yasa önerisi sunuldu. Odalar tepki koydu. Şimdilik muhalif partiler pek fazla söz söylemedi. Diirenme kararı denildi. Salı günü eylem kararı alındı. Herkes bana şu soruyu sordu: kaç kişi katılacak? Ekleyelim, ta baştan özellikle hekim ve mühendisler birliklerinde kamu çalışan ile özel olan kırılması hep vardı. İkibinlerdeki ayrışmada kamu çalışanların yanlış tutumu önemli rol oynadı. Ayni şekil hekimerde de yaşanıyor. Bu basit gelecek kırılma ise resmen birlikte davranmayı engeliyor. Karşıtlık dahi oluşturuyor. Buda örgütsel mesleki önemli zafiyetdir.

Şiimdi, yeni yasa geldi. Yetkiyle tırtıklanan mesleki alan ve denetim kuramı yasal olarak yerine oturtulacak. Örgütlerin temel amaçlarından biri olan yönetimlerin hırsınız denetleyip kontrol etme ilkesi bitirilmeye konulacak. Ama, örgütlerin özellikle son dönemde siyasal ve genel bakışlarını yok ederek adeta mesleki rant alanına çekmeleri sonucu, toplumsal karşılığının ve duyarlılığının da azalmasını getirdi. Bunu şimdi destek bulamama veya kamuoyunun duyarsızlaşmada olmasında yaşanacak. En önemli soru yeniden sorulacak; kaç kişi katılacak. Devam edecekmi… Tek eylemle ve meclise gelince tepkinin ölçüsü konuda önemlidir. Hele karşı tarafın sunacağı eğer olursa probaganda algılarına da karşılık nedenli geleceği de ömemlidir.

Kısaca, şimdi sıra KTMMOB de. Şimdilik duymazlıkta olan ve kendi alanında ikilemlere boğulan TB de gelecek. Ortaklaşma veya birliktelik paydaşı olacağı şimdilik kuşkulu. Ama gelen geliyor. Mesaj da siyasal. Sömürgecilik içine ilhaklaşma yapılanışını da koyup fırsatlaştırma zamanını beklemeye koymaktır. Şimdi dar olan yönetimi mesleki denetleyen kurumlara da sırayı getirdi. Belli ki bu soruyla bize demokrasi falan deyilsinizin örneklemidir. Bakalım bu gelişin karşılığı ne olacak?

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
233AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin