Sis perdesine sokulan Suriye gerçekleri – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Birkaç ay öncesini hatırlayın: yine Erdoğan uçakta açıklama yapıyordu. Arada bir de Suriye konusuna deyindi. Söylediği yarım ağızlı şu cümle adeta ayuka çıkarılmakta geciktirilmedi: “Suriyede gerekirse Esatla görüşürüm. Şimdi değil. Sonradan düşünülebilinir” kısa ifadleri vurgulandı. Hemen havada gaz yakalar gibi cümleleler alınıp alanıp pulandı. Türkiye suriye görüşme senaryoları abartılarak şişirildi. Türkiye muhalefeti de hemen “haklı çıktıklarını” ilan ediyordu. “Biz söylemiştik” lafları epey sıcak, etrafta dolaştı. Ama hiç böyle siyasal koşul yoktu. Sadece aradabir karşılaşıp ayakta söhbet veya istihbaratçıların gizli görüşmeleri dışında elde başka bilgi de yoktu. Ama, ayakta Belgrat görüşmesi dahi epey şişirildi. Sanki resmi görüşme gibi algılatıldı. Suriye ile Türkiye proplemleri çözülür havası Erdoğan en karşıtları tarafından dahi açıklanıyorddu. LOysa ne batıdan nede AKP ekseninden başka haber gelmiyordu.

Suriyeyi iyi takip eden kişiler, bu konuda uyarılar belirtiyordu. En basitiyle, suriye ile Türkiye ilişkilerinde Türkiyenin Kuzey Batı Suriyedeki işkalinin son bulacağı tavrınından esinti olmadığı tam aksi haberleri geldiğini belirtiler. Paradoksal durumu hep hatırlatıyordu. Ama, başta Türkiye ve K. Kıbrıs belirli muhalif kesim, Suriye politikasından memnun ve çözüm üzerinden Kıbrısa da mı sorularını dahi sordular. Halbuki tam net ollmayan ve “belki” kelimesiyle olacak ifadesinin sıfırlandığı açıklamayla önemli ponbpalama gündemde dolaşırken, en başta K. Batı Suriyede işler başka yörüngede gelişiyordu. Ne acıdır, Kıbrıs ve Türkiuye muhalif medyaları bu konuda pek haber vermemekte direniyor. Ama, Erdoğanın U dömüşünü hep söyleyip haklılık ilanları yapıyorlardı.

Oysa Musa Özuğurlu, Fehim Taştekin ve Hediye Levent gibi gazeteciler özellikle Kuzey Batın Suriyeden başka gelişmeler aktarıyordu. Hele HTŞ örgütünün Afrine girmesi, ÖSO kuvetleri arasındaki çatışmalar, bölgedeki Türkiye kontrol bölgesinden pek de hayırlı haber gelmiyordu. Yine cihatçı ciritleri ile adeta Suriye eksenini çığrından çıkaracak tutumlar vardı. Nitekim, en son Suriye kesimi başta HTŞ ve IŞİT kamplarına saldırılar düzenledi. Ne garip: B.M. dahi bu konuyu kınadı. Suriye yönetimini eleştirdi. Ateşkesi ihlal etmekle eleştirdi. Oysa Suriyenin saldırı düzenlediği kamplar, bizat B.M. tarafından dahi Terörö listelerine alındı. Demek ki, Suriyede zorla bezenen gazın gerçekle alakalı pek de durumu yok. Üstelik tam da Rusya Ukraynada sıkışmışken, Suriyedeki kırılma hatları belirlenirken, ABD bölgedeki konumu sorgulanmaktan çıkarılmışken, neden Erdoğan Esatla görüşsün.

Suriye siss perdeleriyle çevrildi. Özellikle Kuzey Batı Suriyede idlipten Afrina olanlar pek bilinmez. Genişleyen idlip emirliğinin Afrine dek uzanmasına ses çıkaran da yok. Türkiye kamuoyu nedense sSuriye topraklarında yeşeren cihatçı emirliği hiç sorgulamak istemiyor. Üstelik bu tutumu Kürtlere karşı antilikle de siyasalaştırılıuyor. Bunlar Suriye üzerindeki sis perdesi içindeki oyunların daha da karmaşalaşmasını getirdi. Nitekim son Suriye ordusunun cihatçı kamplarına karşı saldırısı ve B.M. dahi kınama tutumları, gerçek Suriye sorunundaki günceyi gözümüzün içine sokmaya yetmesi gerekir. Tabi ki israilin füze yağdırmasının haber dahi olmaması da önemli değildir. Kazara israile bir füze düşse, hemen israilin güvenliği dneilmesi de ihmal edilmiyor.

Kısaca, Suriyede resim net. Ama, gerçekler sisle örtülüp oyunlar oynanıyuor. Kararlar bir yana, Suriyede yaşananlar öte yana denilen tekerleme akıla gelip gidiyor. Doğu komşumuzdaki ateşin sisle sınavını da medya gerçeklikle ilk adımda aşmak da mümkündür.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,233TakipçilerTakip Et
100AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları