Dikkatli olmanın önemli bazı pratik gerekçeleri – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Hayatımız bazen önemli gelişmelerle ansızın gündemin değiştirildiğine tanık oldu ve olacak. Hele de bunu siyasal alanda gerçekleşince, oldukça dikkatli olup ele almak önemlidir. Üstelik savaş hali veya düşmana karşı olma siyasetinin düşüncesi de eklenince, daha bşr dikat etmek şart. Çünkü hem bilgi kirliliği, tabusal yasaklama ve en önemlisi tehlikelerle kolayca damgalanma koşulları da oldukça sert yaşatılmaktadır. Son Türkiyedeki isdiklal cadesi patlaması ve sonrası tekrardan dikkatli olmayı acil şekilde bastırmaktadır. Gerek başta Soylunun söylediklerinin çelişkili ve güvencesiz oluşu, ek sızan bilgilerin de yönü başka yere çekme görünümleri buna dış politik terör saldırı hamlesi de eklenince, olayın hem önemli dikat hem de tehlikelerle gerçeğe ulaşma cenderesinde kendinizi bulursunuz. Tabi ki K. Kıbrısta “bize ne, Türkiye haklı veya dokunmayın da tehlikeler var” bakışları sesizlikle örtülerek görmezden duymazdan gelme kültürü esirliği yeniden yaşanmaktadır. Bu yazımda sizi bazı dar bölgeden çıkartıp genel dünya ile yüzleştirecek birkaç örnekle de konuyu aşmaya çalışacam.

****

Doksanlar, genel Emperyalist kampta yeni stratejilerin oluşturulma pratikleriyle birlikte uygulanmaya konuluyordu. Bunları saldırı ve korku iklimiyle yerleştirme teknikleri psikolojik harp ile birlikte kurumsallaştırma hamleleri oldu. Bir örnek; ABD doksanlar ortasında birden 3 ülkeğe füzeler yağdırtıp, bazı tesisleri değim yerindeyse yerle bir yaptı. Sudan, Afkanistan ve ırak geceleğin sert gürültülerle füzelerin merkezi oldu. Amerikan medyası hemen algı operasyonuyla birlikte “burada kimyasal ve gaz sinir gazı silahları yapılıyordu” haberlerini yayıyordu. Tüm dünya nerede ise bir ağızdan bu eylemleri kınadı. Amerikanın en ortak üç yönetimi de terör listesine konuldu. Sudanlı Elbeşirden Afkanistandaki Talaban yandaş dostlar baş düşman haline sokuldu. Iraktaki Saddam zaten şer eksinde işkale hahzır halde tutuluyordu.

Bunu araştıran bazı gazeteciler, zamanla bu yerlerde böylesi tesislerin olmadığını ortaya çıkardılar. Dahası, bu vurulan yerlerde gıda ve ilaç fabrikalarının bulunduğunu bulgularla kanıtladılar. Ayni operasyonda ağız birliği yapıp saatlerce senaryo kuran medya nedense bu yalanlayıcı bilgilere hiç yer vermedi. Ayakta kalan muhalif gazeteler dışında pek de değinen olmadı. Zamanla resmi medyada takılı kalanlar hala bu tesislerde ilgili tür silahlar yapıldığı siyasetinin düşünce esiri olarak hep savundular. Oysa gerçek yalanın da en büyüyü olarak Göbels kuramına ek haline geldiler.

***

Gelelim hepinizin aklında kaldığına inandığım ırak gerçeğine: Özellikle Kule saldırılarla resmen yürürlüğe sokulan BOP ırak işkaline ve parçalanmasına zemin hazırlama sürecine sokuldu. Kırk güne dek kimyasal silah olacağı, nükler silah yapımı suçllamalar ırakı çenberin içine soktu. Irak yalanlasa da davet edip inceleme istese de tutmuhordu. Kocaman yalanlar kocaman askeri hareket zeminini normalleştiriyordu. Araştırmacılar da gidiyordu. Fakat, başta B.M. bunları yayınlamaktan kaçınıhordu. Buş ve Belyır konumu oluşturdu ve Kimyasal silah korkusuyla ırak işkal edilip, darmadağın edildi. Fakat, gerçekler ne kadar gizlenirse gizlenemez. Sonuçta küliğen yalan olduğu ortaya bilinenler saçıldı. Ne İngiltere, ne ABD nede genelde B.M. bu konuda hiç hesap vermediler.****

İsterseniz daha yakındaki Suriyeyi de resme katalım: Suriyede müdahaleler yapılmaya başlanınca, yine batılı medya hep Suriyenin kimyasal silah kulandı haberi çıkarıyor. Ardından başta ABD ve İsrail durmadan Suriyeyi vuruyorlardı. Araştırma yapılmasını dahi beklemiyorlardı. Sonradan bu haberlerin ya yalan veya ilgili sinir gazını Cihatcıların kulandığı ortaya çıkmasına karşın, ayni yalan tekrarlanıp hala tutmasına da yardımcı oluyordu. Hele son birkaç kimyasal silah hikayesinin tamamen yalan çıkarken, bu silahların kulanılmadığı da kanıtlanmasına rağmen, Amerika ve Türkiye izinler olanağında Suriyenin topraklarının bir bölümünü elerinde kontrolerinde tutmaya devam ediyorlar. Kimse hem yalanı hem de kulanılan füzelerle oluşan yıkımların yargılanmasını, tazminat ödenmesini dahi sağlayamadı. Böylesi dünya hukuku da var. Oysa, bu yalanlarla Suriyenin yargılanıp tazminat da ödemesini isteğip gerçekler ortada dolaşmasa uluslararası yargıdan karar dahi alacak aşamaya geldiler.

***

Son Ukrayna hikayesine gelelim: Polonya geçenlerde ülkesine iki füze düşüp ölümlere neden olduğunu açıklar. Hemen Ukraynalı faşist Zelenski ile Polonya faşist yönetimi Rusyaya karşı karşılık vermeği istemeğe başladılar. Fakat, güçlü teknolojik ve yayın gücü olan Rusya Füzelerin Rusyadan veya Rus yanlılarından değil Ukraynadan atıldığını kanıtlayıp ilgili füze parçalarının günümüzde Rusya tarafından kulanmadığını kanıtlayınca, yükselen borazanlık, yeraltı sesizliğine büründü.

****

Sanırım Son Türkiye gelişmelerini de yanyana koyunca ne demek istediğimi biraz anladınız. Anlamadıysanız, önümüzdeki yazılarımda buna da değinecem. Onun için, dikkatli olun. Güvenmediğiniz yöneticilerin dış politika sözlerine kesin doğru gibi sarılmayın. Benden söylemesi.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,233TakipçilerTakip Et
100AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları