Yeni yılda yeni gündem, Kazakistan – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Yeni yıla girerken, dünyanın önemli kısmı şölenler ve pandemi korumasıyla girdi. Yine de sakindiler. Türkiye ve Kazakistan ise zamlarla yeni seneye merhaba dediler. Türkiyedeki zam balyozuna müsaadeli sınırlarda polimiklerle karşılık tartışmaları yaşanırken, Kazakistanda alışılmamış şekilde isyana varan öfkeli sokak gösterileere dönüştü. Sosyolojik bilimsel gerçektir: sorunlar varken, bunlar otoriter veya umursamazlıkla geçiştirilirken, birden bardak dolduğunda taşar. Sorunlar da sakinlik gölünden fırtınaya doğru dönüş yapar gibidir. Kazakistan da yılın başında bu sosyolojik deyerlendirmeği yeniden kanıtlıyordu. Diyalektiğin nicel birikimden nitel patlama ilkesi de yeniden işliyordu. Üstelik zamların yanında ülke muhalefetinin etkisiz olması da bu patlamanın olmamasına yaramadı. Birden yeni yılda Kazakistan gündeme hızla oturdu. Başlangıçtaki kendiliğinden gelen görüntülü muhalefet, önce başbakanı koltuktan getirirken, daha sonra sorunları çözme adına komisyonlara dek iş uzadı. Fakat, Kazakistanın bulunduğu coğrafa özeliğinden emperyalist sistem  gerçekliği, unutanlaran yeniden geneli de dikate almanın önemini getirdi.***

Kazakistan önce birkaç ezberi bozdu: hani derlerdi de kabullenirdik ya… işte bunlar bozuldu. Ülke doğal  kaynaklar bakımından zengin. Üstelik Orta Asyanın öteki ülkelerine göre daha iyi durumdaydı. Ayrıca göç veren değil göç alan ülke konumundaydı. Kazakistanın isdikrarlı ülke diye söylendiğini çok dinledik. Fakat, zenginliğine rağmen iş sınıfsal  ve ekonomik eksene kayınca, Kapitalist  gerçeklikle karşılaşırız. Öyle ki ülkenin zengin kaynakları ülke içinde oligartlarla dış sermayenin kar hanesine yazılmaktaydı. Çalışanların ise işçi konumu yanında bu zenginliklerden insanlar ancak Y.3  cıvarını elde edebiliyorlardı. Batılı ve Çin şirketleri Kazakistanın doğal kaynaklarını işletmekteydi. Ama, kapitalist iktisatçılar, bu yapıyı kurumsallaştıran otoriterliğe de dayanan idari şekline istikrarlı dönem diyorlardı. İşte son zamlarla öfkenin sokağa çıkması ilgili ezberi bozdu. Kazakistanın  nasıl eşitsiz toplum olduğunu, sınıfsal farkın nedneli derinleştiğini, zenginlikleri sermayenin ve idari oligartların nasıl ssavurduklarını karşımıza getirdi. Bir kapitalist yeni sömürge tipi ülkeydi Kazakistan.

Bir başka nokta da şu: Kazakistanda öfke patlayınca, siyasal önderlikten yoksunn olması sonucu, bu fırsatı kulanmak isteyenler harekete geçti. Ukraynada Kazakistan için  Soros tipi örgütler ortaya çıkıp renkli devrim arayışını denemek istediler. Yönetim içi çelişkiler ortaya serilip yeniden güç dengesi beklenme ihtimali da oluştu. Sosyalist sendkikacılık ve Komonist parti yasak halinde olmasına rağmen, insiyatif almaya çalıştılar. Yetmedi: Rusya artık dış müdahalelere göz yunacağına, eldkei ülklerin kontrolundan çıkmasına fırsat vermeyeceğini, bu defa Kazakistanda da gösterdi. Hemen müdahil olup, Kolektif örgüt yasal anlaşmasına dayanarak Kazakistana asker gönderdi. Batılılar ise gerek Soroslu örgütlerin müdahale etme çabaları ile Rus Kazak etnik provakasyon tetiklemeleri zeminini yoklamaktadır. Oaylar odenli hızla gelişip Rusya müdahale yaptı ki Batı kendi gücünü dahi anlamadan işler gelişmektedir. Merak edilen; Çinin Kazakistandaki ekonomik etkisinin ne olacağıdır. Kazakistan Çin proljelerinin önemli ilk hamleli ülkesidir. Tek kuşak tek yol projesinin önemli geçiş alanı Kazakistandır. Ayrıca, Kazakistanda çinin etkisi çoktur. Enerji kaynaklarının önemli kısmını ital etmektedir. Tüm Bunlar Kazakistan üzerinden yaşanırken, beklenmeyen sokak eylemleri ve başta kendiliğinden gelmesi ve kitlesel karşılık bulması nedeniyle, önemli kesimi fırsat kulanma gözlemine çekti.

Şimdi sorulan önemli sorulardan birisi de şu: Togayef şimdiki devlet başkanı SÖvyet döneminden beri Çin eksenli eğitim ve diplomasi deneğimi ile yetişti. Nazarbayef sonrası başkan olduğu dönemde Çinle iyi açılımlar yaptı. Şimdi Togayefin durumuyla Çin ilişkileri oldukça merakla bekleniyor. Görülen eğer işler yolunda giderse Rusya güvenliği Çin ekonomik konumla Kazakistanda güçlerini artırma olasılığı yüksektir. Muhalefet protestoları ise tam siyasal önderliğe oturmadığı için bazı deyişmelere rağmen, duranlaşacağı beklentisi yaygındır. Yine de Kazakistan gibi ülkede bu olayların yaşanması, dünyada oldukça merakla izlenip hesap yapılan konuma dek taşıdır. Nursultanın denge politikası da ne olacağı soru işaretli. Denge politikasıyla Batı, Rusya ve çin denklemini kuran Nazarbayef, kril alfabaseini kaldırıp latin harflerine de geçtiydi. Batılılar buna başarılı dengeli demokrasi dahi dediler. Ancak, son olaylar yeniden sistemsel krizlerin umulmamış ülkeleri yakmaya aday olduğunu da kanıtladı. Unutmadan, Amerika Afkanistandan çekilip, Orta Asya hesaapları yaparken, şimdi Kazakistan olayları ve Afkan militanlarından söz edilmesi de başka bölgesel gerçek olarak akılda tutulması gerekenler olduğunu da anlatıyor.

Türk konseği de kurulduydu. Hat ta Kazakistan bunda önemli rol aldı. Amacın batıyı orta Asyaya taşıma nedenleri de vardı. Son gelişmeler ve hamleler bize gösterdi ki işler öyle kolay değildir. Bakalım Kazakistaandaki öfke ve tepki neleri değiştirrecek. Kimler bundan nemalanacak. Yalnız, batının desteklediği ortak Oligartların ülkeden kaçarken gitmek istedikleri batı ülkeler, bunları kabul etmedi. Bu notu özellikle düşmek gerekir.

Bozkırların kazakistanı, büyük coğrafyanın madenleriyle birlikte yeni yılda pek de merhaba diyemediği günlerden geçiyoruz. Bu denklem ve tepkiler, ilerde örgütlü güç lehine değişeceği de kesin. Alınması gereken dersleri ise gereken kesimler alırmı, bilmem.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Yazarın tüm yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,232TakipçilerTakip Et
87AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları