
Yeni Kıbrıs Partisi Sekreteryası, Nepal’de yaşanan sel felaketini ve Doğu Akdeniz’de sürmekte olan doğal gaz aramalarını iklim krizi bağlamında değerlendirdi. Açıklamanın tamamı şöyle:
Son günlerde yine kırmızı ve sarı alarmlar art arda yayınlanıyor, Kıbrıs’ta da olağanüstü hava olayları sıklaşıyor… Bunun en yıkıcı örneği ise binlerce kilometre uzakta, Nepal’de yaşandı:
26 Ağustos’ta Nepal’in Trişuli Nehri havzasında bir buzul ve kaya kütlesinin çökmesiyle tetiklenen sel, aradan geçen üç haftaya rağmen bilançosunu ağırlaştırmaya devam ediyor: Nepal makamlarının 10 Eylül itibarıyla açıkladığı verilere göre ölü sayısı 1.403’e ulaştı, 6.150’den fazla kişi hâlâ kayıp; Çin’in Tibet tarafında da 40’ı aşkın ölü ve yüzlerce kayıp var. Onlarca hidroelektrik santralinde yüzlerce işçiden haber alınamıyor, kimliği belirlenemeyen cenazeler toplu mezarlara defnediliyor. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) felaketin kaynağını bir buzul çökmesi olarak tespit etti; olay sismometrelerde 5,2 büyüklüğünde bir deprem gibi kaydedildi. Himalayalar küresel ortalamanın iki katı hızla ısınıyor; Birleşmiş Milletler’in verilerine göre Nepal, son otuz yılda buzullarının yaklaşık üçte birini kaybetti. Bu bir doğal afet değil, iklim krizinin somut sonucudur.
Bilim insanları, küresel ısınma sürdükçe bu tür olayların daha sık ve daha yıkıcı hale geleceği konusunda hemfikirdir. Karbon salımlarının azaltılması ve sıfırlanması hedefleri masada kalıp uygulamaya geçmediği sürece, Nepal’de yaşanan felaket bir istisna değil bir öngörü olarak okunmalıdır. Paris Antlaşması’nın hedefleri lafta kalırsa, yarın başka bir coğrafyada çok daha büyük bir felaketle karşılaşılması kaçınılmazdır.
Tam da bu tabloya rağmen, iklim krizinin en görünür sonuçlarından biri gözümüzün önünde yaşanırken Doğu Akdeniz’de yeni fosil yakıt aramaları hız kesmeden sürüyor. İtalyan Eni ile Fransız Total Energies, 28 Temmuz’da Kıbrıs açıklarındaki Cronos sahası için nihai yatırım kararını açıkladı; 3,1 trilyon fit küp rezerv, 85 milyar metreküp çıkarılabilir gaz, 2028’de üretim hedefi. Aynı dönemde Türkiye ile Kıbrıs’ın kuzeyi arasında imzalanan Anamur-Teknecik boru hattı projesi için Oruç Reis sismik araştırma gemisi, 30 Ağustos’a kadar planlanan sismik araştırmasını tamamladı.
Yeni Kıbrıs Partisi, Kasım 2020’de Parti Meclisi kararıyla aldığı tutumu bir kez daha hatırlatır: doğal gazlar doğal yerlerinde kalsın. Dünyanın yeni bir fosil yakıt kaynağına değil, var olanı toprağa bırakacak bir iradeye ihtiyacı vardır. Bu nedenle Doğu Akdeniz’deki tüm doğal gaz ve diğer fosil yakıt aramalarının, gerek Kıbrıs açıklarında gerek Anamur-Teknecik hattında, hemen durdurulmasını yeniden talep ediyoruz.
Bu aramalar yalnız iklimi değil bölge barışını da tehdit etmektedir. Sismik araştırma gemileri, savaş gemileri ve yeni boru hattı projelerini korumaya yönelik askeri ittifaklar, aynı arama alanlarının etrafında birikmektedir. Fosil yakıt yarışı, hem gezegeni hem Doğu Akdeniz’i daha kırılgan hale getirmektedir.
Yeni Kıbrıs Partisi bir kez daha altını çizer: krize kriz gibi davranmadığımız, sözü eyleme dönüştürmediğimiz sürece hiçbir şey değişmeyecektir. İklim adaleti, doğanın ve insanların haklarını savunan, bu hakları korumayan devlet ve şirketlerden hesap soran büyüyen bir harekettir; Nepal’de yaşanan can kayıpları bunu bir kez daha göstermiştir.
Doğal gazlar doğal yerlerinde kalsın, iklim adaleti için hemen şimdi mücadeleye!



