YKP: Barış çağrısı yapan sendikacı Selma Eylem’e polis baskısı kabul edilemez!!!

YKP Sekreteryası, KTOEÖS eski Başkanı ve Birleşik Kıbrıs – İki Toplumlu Barış İnisiyatifi temsilcisi Selma Eylem’in, BM Genel Sekreteri Guterres ile yapılan görüşme sonrasında polis tarafından ifadeye çağrılmasını değerlendirdi. Açıklamanın tamamı şöyle:

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, 28 Temmuz’da adaya yaptığı ziyaret kapsamında sivil toplum örgütleriyle bir araya geldi. Bu toplantıya Birleşik Kıbrıs – İki Toplumlu Barış İnisiyatifi’ni temsilen katılan Selma Eylem, 108 örgütün imzaladığı ortak deklarasyonu Guterres’e iletti; adanın bölünmüşlüğünün yarattığı mağduriyetin Kıbrıslı Türkler için daha derin yaşandığını, kuzeyde yerleşik statükonun kimlere yaradığını ve topluma dayatılan politikaları anlatarak çözüm ve barışın aciliyetine dikkat çekti. Ancak konuşması sırasında Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz tarafından sözü kesildi ve hakarete uğradı.

Aradan iki hafta geçtikten sonra, 13 Ağustos’ta Selma Eylem, o toplantıda söyledikleri gerekçesiyle Adli Şube tarafından aranarak ifadeye çağrıldı. Kendisine hakkında yapılmış bir şikayet ya da suçlama olup olmadığını sorduğunda “hayır” yanıtını aldı; buna rağmen “elimizde resmi evrak var” denilerek ifade talep edildi. Polis, bu “resmi evrak”ın ne olduğunu açıklayamadı. Avukatı Öncel Polili ile görüşen Selma Eylem, yasal olarak ifade vermek zorunda olmadığını öğrendi ve ifade vermeyi reddetti.

Bu baskının tesadüf olmadığını düşündüren bir ayrıntı daha var: emekli Tümamiral Cihat Yaycı, Türkiye medyasına yaptığı bir konuşmada Kıbrıs’taki sendikalara Türkiye’den para gittiğini öne sürerek bu kaynağın kesilmesini ve sendikaların kapatılmasını istedi, Guterres toplantısında “kim ne dedi”yi de sözlerine ekledi. Gazeteci Ali Kişmir’in ortaya koyduğu bu ayrıntı, toplantıda adı geçenlerin kimler eliyle Ankara’ya taşındığı ve bir sendikacının aradan iki hafta geçtikten sonra neden adli makamlarca arandığı sorularını birlikte okumamız gerektiğini gösteriyor.

Bir toplantıda söylenen sözler yüzünden bir sendikacıyı, aktivisti adli makamlar eliyle sindirmeye çalışmak yeni bir yöntem değil. 22 Ocak 2018’de Afrika/Avrupa gazetesine yönelik linç girişimini örgütleyen, Kutlu Adalı cinayetinin failini otuz yıldır saklayan zihniyetin bugünkü uzantısıdır bu. Değişen tek şey yöntemdir: Artık sokakta fiziki şiddet ile değil, “resmi evrak” örtüsü altında, sessizce yapılıyor.

YKP olarak Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman’a sesleniyoruz, kendisinin geçmişte iddia ettiği gibi polis sivil otoriteden talimat alıyorsa: polis teşkilatının başını huzurunuza çağırıp bu girişimin kim ya da kimler tarafından, hangi gerekçeyle başlatıldığını sorun; elinizdeki “resmi evrak” neyse kamuoyuyla paylaşın ve bir daha yaşanmaması için irade koyun. Barış talep etmek, statükoyu eleştirmek ya da bir uluslararası toplantıda görüş bildirmek bu adada suç değildir, olamaz.

YKP, Selma Eylem’in yanındadır ve KTOEÖS ile Birleşik Kıbrıs – İki Toplumlu Barış İnisiyatifi’nin dayanışma çağrısına katılır. Adanın her iki yakasından barıştan yana tüm Kıbrıslıları, sivil toplum örgütlerini, sendikaları, meslek birliklerini, gençlik ve kadın hareketlerini, bağımsız yurttaşları bu baskı girişimine karşı sesini yükseltmeye çağırıyoruz.

Yeni Kıbrıs Partisi bir kez daha altını çizer: kim konuşuyorsa ve susturulmak isteniyorsa, bu hepimizin meselesidir. Selma Eylem yalnız değildir.

Barış talep etmek suç değildir, susturulamayız!

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
924AboneAbone Ol