yaklaşımlarÖzkan Yıkıcıİnançtan politikleşme kültürüne dini bayramlar - Özkan Yıkıcı
yazarın tüm yazıları:

İnançtan politikleşme kültürüne dini bayramlar – Özkan Yıkıcı

Yeniçağ podcastını dinleyin

Kurban bayramını yaşamaya başladık. Dini bayram olduğu gerçeğini unutmadan yorum yapmakta önemlidir. Dini dense de dinin gereği inanç düşüncesi içeriği artık salt inanç değil çok yönlü yaşanır haline geldik. Din genelde inaçlar ve herkesin inancı denilir. İsan bu durumu tabulaştırır. Ama din inancından politik alana geçildikçe, durum çok banbaşka hal alır. Son Ortadoğu gerçeği ne yazık bunun en acı yaşananıdır. İnanç yerinde artık siyasalaşan hedef haline getirildi. Daha kötüsü, dinin siyasallaştıkça hem gericilik artıyor, hem de inanç kültürü sonucu tartışılmaz otoriteleşme kayışı da yaşanıyor. Ortadoğuda Müslüman coğrafya gerçeği ile son gelinen koşullar, bize dinin siyasal otorite oldukça, ekonomik ratnla güçlendirildikçe, gericiliğin kültürleşmesi de engelenemez.

Son birkaç örnekle Türkiyeden anlatalım. Daha dün Gepzede mezuniyet töreninde bazı kız öğrencileri, kılık kıyafetleri uygun değildir denip törene sokmama girişi oldu. Jandarma dahi kapıya gelip öğrencilerin törene katılmalarını engelemek istedi. Tepki büyünce de resmen kıvırtma başladı.***

İkinci örnek Diyarbakırdan: dans okul öğrencileri pikniye gider. Orada dans ederler. Tetbir getiren bir gurup onlara saldırır. Dans eden insanlar resmen değişik aletlerle bir kesimin saldırısına uğrar. Şimdiye dek tutuklanan da olmadı.****

Daha genele gelelim: yeni yüzyıl Marif projesi uygulamaya giriyor. Nelli ki eylülde eğey gelişmeler yaşanacak. Benzerinin buraya da geleceği kesin. Tıpkı geçen yıl bazı kitaplarda yapılan değişiklikler gibi. Öyle değişiklikler ki buran buran yalan ve hamaset kokluyordu. Direnç mi,, hatırlayan dahi kalmadı.

Yeni marif projesinde dine epey yer ayrılırken bilim eğitim dersleri de oldukça daraltıldı. Bilim yerine din kulanılarak yeni nesil de uzun vadeli oluşacaktır..

Kuzey batı Suriyede özellikle de idlipte, Türkiyenin kontrolü altındaki yerlerde bol miktarda cihatçı var. bunlar kendilerini yeni Afkan emirliği olarak da tanıtıyor. Tarikat ve cihatcılık eğitimle damıtılınca yeni kültürel siyasal yerleşim de artmaktadır. Bunların toplamı da adamıza dek geliyor. Koltukçuların işbirlikçi durumu da kolayca uyumu ne yazık yaratı. Koltuktayken besmeleyle konuşan, sonra dönüp işki masasına oturan tiplerimiz yaygındır. Dini ifadeleri bolca kulanma taklitleri de yayılıyor. Artık atanan kesimler resmen Türkiyeleşme ile gericileşme sürecine uyumda sorun kalmamaktadır. Yalan söylemenin demogoji yapmanın ilkeleri kural haline geldi. Artık kuran kursları çocuk yaşlara yayılırken, tarikat ağları da gelişlemeye hız veriyor. Bunu taşınan nifus ve atanan yetkilierin yetki kulanarak adeta siyasal islamanın buraya da yerleşmesini amaçlamaktadır. Boşuna vakıflar kavgaları veya dıştan gelip din yapısının başına birileri koydurtulmadı.

Bunları yazmaya başlarsak, durdurak yok. Günümüz koşulalrına göre yerleşiyor ve giderek kültürleşiyor. Davranışlar da ona göre şekilleniyor. İlhaklaşma sö ürgeleşme kültürü ile din olguları yeni düşünceyle yoluna devam ediliyor. Türkiyede ne varsa biz de yapalım kuralı bu defa işbirlikçilikle taklitle sağlanmaya çalışınıyor. Koltukta her adımda besmele çekip İslamcılığını kanıtlarken, koltuktan gidince ağzına dahi almayan makamcımız var. boşuna değil bolca kendi adına kitap yazdıran Ersin Tatar hep Erdoğanla olan fotoğraflar koymadı. Mesajlar net. Ama bunlar neyazık din kulanılarak siyasallaşmanın işbirlikçilik kültürleşmesidir.***

Yeni bir Kurban bayramına geldik. Demeçler olacak. Bayram kutlamaları adet yerini bulsun veya yayranma adına yapılacak. Fakat, bolca kardeşlik ve ortaklıklardan söz edilirken, daha söz biter bitmez, hangi yandaşa kıyakla hayat bunun tersini yaşatacktır. Kültürleşen gerçeğimiz, yalan söylemek normaldır. Hat da yemin edip uymamak da başka kültürleşen davranıştır. Yine de bayramların nutukları çekilecek. Herkese dnilip de uygulamada önce ben sonra yandaşım denilen pratik yaşatılacak. Tıpkı ulusalcılık kulanıp en çirkin işler örtülmek istenirken, dinin inancı da kulanılarak resmen gericilik kültürü yerleştirilmeye, birilerine mesaj verilip erleri korunma altına alınacaktır. Yine de Kurban bayramı. Tam da Kurban derken de et krizi ve garip yaşannlarla resmen hayat kendini kanıtlıyordu.

Sonuçta, bayrama geldik. Beyinler donacak. Güncel siyasal yaşantıdan uzaklaşılacak. Madi durumu iyi olanlar tatile gidecek. Birileri de ceplerin i dolduracak. İnanç kulanılıp lafazanlıklar da gerçekleşecek. Bayram sabahı namaz sonrası camilerde öylesine anlatılar olacak ki sonradan kimisi de gülecek. Dört gün donuklaşan hayat, sıcak havanın buharına takılıp havada dolaşacak.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
261AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin