Kıbrıs iktibasAziz ŞahKıbrıs Cumhuriyeti’nden yadigar AKPA iskemleleri - Aziz Şah
diğer yazılar:

Kıbrıs Cumhuriyeti’nden yadigar AKPA iskemleleri – Aziz Şah

Yeniçağ podcastını dinleyin

Türkiye, Kıbrıs’ta “her türlü çözüm”e karşıdır. Bunun için de sözcü olarak Kıbrıslı Türkleri kullanır…

Guterres’in kişisel temsilcisi Cuellar’a cevap vermesi için Tahsin Ertuğruloğlu’nu Ankara’ya çağırıp bir basın açıklaması düzenlediler.

Hakan Fidan mı dayılanacaktı Cuellar’a?

-Çağırın bir Kıbrıslı Türkü o söylesin bizim yerimize…

Ama Tahsin bey de pimi çekilmiş bomba gibidir. Bir patladı Ankara’da pir patladı…

Kime mi patladı?

-Türk Devletleri Teşkilatı ile İslam İşbirliği Teşkilatı’na!

Verdikleri sözleri tutmazlarmış…

Türk Devletleri Teşkilatı şaka olsun diye mi kuruldu?

Türkiye Cumhuriyeti ciddi bir devlettir. En kötü yönetildiği dönemde bile NATO’da ve Batı bloğunda bir ağırlığı vardır. Başka bir devlet yapsa, müsamaha gösterilmeyecek birçok şeyi Türkiye rahatlıkla yapar.

Türk sermayesi de Batı bloğu ile organik gelişmiştir. Bir rasyonalitesi vardır Türkiye’nin en kontrol dışı görünen hareketlerinin bile.

Türk Devletleri Teşkilatı, Türk sermayesinin ve dolayısıyla Batı Avrupa sermayesinin Orta Asya’ya açılma kapısıdır. Birinci Dünya Savaşı’ndan beridir Alman emperyalizminin “Drang nach Osten” denilen Doğu stratejisidir bu.

Yani, Türk Devletleri Teşkilatı “batılı”dır. Şaka olsun diye kurulmadı…

Ertuğruloğlu, Ankara’da kendini kaybedip Türk Devletleri Teşkilatı’na da giydirmiş…

50 senedir hamasetle yaşayan Kıbrıslı Türkler Türkiye yetkililerinin de kendileriyle aynı duyguları beslediğini zannediyorlar.

KKTC gibi hukuk dışı korsan bir yapının Türk Devletleri Teşkilatı gibi kuruluş aşamasında olan bir uluslararası örgütün parçası olması Teşkilat’ın geleceğine dinamit koyar.

Ertuğruloğlu, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üyelik kararına imza atan ülkelerin gereğini yapmadığını söyledi…

Ne yani gerçekten zannederdiniz ki KKTC tanınacaktı?

Daha önce İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısına “KKTC Cumhurbaşkanı” olarak katılmak isteyen Mustafa Akıncı’ya Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev “Türkiye delegasyonu içerisinde geleceksen gel, yoksa gelme” demişti. Sol da sağ da inandı şu KKTC’ye…

Uzun vadeli bir projedir Türk Devletleri Teşkilatı. Türkiye için ciddi bir enstrüman ve prestijdir. Günü geldiğinde AB’ye de eklemlenebilecek bir pazardır.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkelerde büyükelçilikler açmaya başladığını söyleyerek Teşkilat’a kızdı Ertuğruloğlu!

Kıbrıs Cumhuriyeti “AB’yi bu ülkelerle ilişkilerde sonuna kadar kullanıyor”muş… AB üyesi bir Macaristan var Teşkilat’ta zaten!

2018’den başlayarak 2020 itibarıyla TC Devleti “Kıbrıs’ta iki devletli çözüm” söylemini arşa çıkardı.

“İki devlet” söylemi keskinleştikçe İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, İslami Dayanışma Oyunları ve son olarak “gözlemci üye” olunan Türk Devletleri Teşkilatı’nın etkinliklerine “KKTC”nin katılımının önü kesildi ne tesadüfse…

Türkiye bir yandan “iki devlet” isteyip diğer yandan KKTC’ye ambargo mu uyguluyor?

2021 Nisan’ında Teşkilat ülkeleri Futbol Federasyonları olarak bir işbirliği anlaşması imzaladı. KTFF neden çağrılmadı? Hasan Sertoğlu “Evrodoyuz” dediği için konuştuğu dili mi anlamıyorlar?

2022’de geçmişte yer alınan İslami Dayanışma Oyunları’na Konya’ya KKTC çağrılmadı.

2024’te İstanbul’da düzenlenen Balkan Salon Atletizm Şampiyonası’na davet edilmeyince Türkiye’ye karşı öfke patlaması yaşayan KKTC Atletizm Federasyonu Başkanı Ferhat Sakallı “İlk çatlak Konya’da başladı” dedi…

TC’nin “iki devlet” siyasetinin arşa çıkması ile eş zamanlı olarak Kıbrıslı Türk toplumu katılabildiği toplantılara artık katılamaz hale geldi.

2023 Kasım’ında Ersin Tatar Kırgızistan’daki Türk Devletleri Teşkilatı toplantısına çağrılmadı, Özbekistan’daki Ekonomik İşbirliği Teşkilatı toplantısına da Tahsin Ertuğruloğlu…

Bir süre önceye kadar bu tür yerlere –ne anlarlarsa- “KKTC Tarım Bakanı” bile gidebilmişti. Ne oldu da “ambargo” koydular?

Türkiye’nin “iki devletli çözüm” söylemi arşa çıktıktan sonra Kıbrıslı Türklerin tek bir uluslararası kurumda katılımı bloke olmadı: Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi’nde (AKPA).

Çünkü AKPA’daki iskemle hakkı KTFD-KKTC-KTD ile ilgili değildir.

Kıbrıslı Türklerin AKPA’daki iskemleleri Kıbrıs Cumhuriyeti’nden gelen “hak”tır…

AKPA toplantılarına katılan UBP-CTP ne yapar? Türkiye’nin Kıbrıs’ta işlediği savaş suçlarını savunur, demografiyi değiştirmediğini söyler ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ne saldırarak kendi toplumunun kafasına sıkar!

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
238AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin