yaklaşımlarÖzkan Yıkıcıİlginç gelecek bir anı - Özkan Yıkıcı
yazarın tüm yazıları:

İlginç gelecek bir anı – Özkan Yıkıcı

Yeniçağ podcastını dinleyin

Yine sabaha karşı uyandım. Uyuyamadım. Sesizlik ise adeta alışılan gürültü sonrası epey ilaç gibiydi. Uyuyamama ve düşünme ikileminde, gözlerim kapalı, kendimi uyumaya zorluyordum. Daha kalkmama zaman vardı. Ne tesadüf olacak ki arada horoz sesleri de duyuyordum. Kuşkular içindeydim. Son sağlık raporlarımda kuşkular vardı. Rakamalr biraz ürkütücüydü. Belkide uykum ordan dolayı kaçtı. Hemen başka konuları beynimde canlandırıp, bu kuşkulardan uzaklaşmak istedim. Yarı uyur şekle gelince de ordan oraya daldım. Birden seksenli yıların sonuna dek beni taşıyan analarla yaşama moduna sokuldum. Aklımda canlanan anı ise beni ayağa kaldırtı. Çünkü anı önemliydi ve belkide bazı olgularda yararlı olacak gerçekler vardı..

Seksenlerde özellikle Perşenbe günleri gecesi benin ve birkaç arkadaşın Karavaya gidip arkadaşlarla buluşma gecesiydi. Hat da bazen arkadaşların işi olunca Seten Ekinciyle birlikte Karavaya gidiyor ve orda Safet Özmeneğin evinde kalıp ertesi gün Lefkoşada işe geliyordum. O gece sahilde oturuhyorduk. Deniz sesizdi. Bir sonbahar havası vardı. Sanki deniz ile oturduğumuz yerin havası birbirine karıştı. Ozamanlarda Filistin katliyamları ve işkal altı topraklardaki hareketlilik de konuşuluyordu.

Birden Safet, bize yaşadığı önemli bir anısını aktardı. Bunu özetleyerek yayzıyorum….

“o gece Salamiste bana görev verildi. Görevin ne olduğunu bilmiyordum. Sadece bir kesime komutanlık yapacaktım. Aslında işime de geldi. Salamiste insan görecek ve oranın havasını da tadacaktım. Fakat, gece oraya gidince, konuyu öğrendim. Üstelik de bize konuşmamamız söylendi. O gece Salamista Yahudilerin bir toplantısı vardı. Çoğu bunu bilmiyordu. Salamiste bulunan ve orada yer tutanlarda olaydan habersizdi. Peki bizim görevimiz neydi:

Gelecek Filistin saldırılarını engelemek. O günlerde Filistinliler birçok ülkede İsrail kesimlerine olanakları ölçüsünde saldırılar düzenliyorlardı. Onun için bu gizli toplantının da heber alındığı anda önceden eylem prokramlama olasılığı ihtimalinden korkuluyordu.

Ben ikili duyguya kapıldım. Buraya görevli geldim. Gelecek saldırıyı engelemem gerekirdi. Ayrıca, saldırıyı yapacak Filistinlilerin de beni öldürme durumları vardı. Hem görevli hem de kendimi koruma durumum vardı. Öte yandan Filistin hareketini hep destekliyordum. Desteklemekle kalmadı, sokağa çıkıp direk israili protesto yapan eylemlere de katılıyrdum. Eğer, burada görevli olmasam, Filistinin yapacağı bu tür eylemleri de destekleyecek siyasal bakıştayım. Fakat, görevde olup hem karşı çıktığım toplantıyı korumak ve kendimi de öldürtmemek zorundayım, hem de desteklediğim onu  uğruna eylemlere dahi katıldığım Filistin hareketini engelemek zorunda brakılışım ikilemdindeydim. Bu düşüncelerle, böylesi girişim olmamasını hep istedim.”****

Safet sonunda, hayatın böylesi zor anları vardırla, kendi yaşadıkalrını orada olduğumuz altı kişiye anlatı. Şu anda bu olayı yaşayan iki kişi hayatda deyildir. Dileğim, bu yazıyı o günleri yaşayan arkadaşlardan birisinin de okumasıdır. Yeni nesilin de Filistin konusunda nedenli duyarl olmanın devrimci gerçekliğini belki anlamalarıdır..

Şimdi konuyla bağlantılı bazı güncel durumlarla tamamlayalım. Öyle uzağa gitmeyecem:

Kıbrıs cumhuriyeti AB ülkesi olmasa, bu denli İsrail yanlısı tutum sergilermiydi? Kıbrıs, AB üyesi olmasaydı, burada yine sesizlikler mi olacak. Çünkü eskiden Filistin konusunda olan her olayda brakın Filistin destekleme demeçlerini,, eylemlerle de sokağa çıkılırdı. Kıbrıs cumhuriyeti demeçleri bir yana, sol kesimler israili kınayan tavırlar koyarlardı. Hat da yeri geldiğinde kulanılan İngiltere üstlerinin direk müdahale veya istihbarat verme tutumları da sert dil ile kınanırdı. Şimdi, Kıbrıs cumhuriyeti direk İsrail yanlısı. İnigiltere üstleri veya Amerikanın kulanımı konusunda laf yok. Kıbrıs eskiden Filistinlilere limanlarında da kolaylık sağlarken, şimdi sadece İsrail eksenli davranışlar sergiliyor.

Buda, eskiden günümüze gelinen siyasal duruşu basit şekilde anlatan  yaşanandır. Tabi ki K. Kıbrısı pek katmayacam. Brakın Filistin konusunda kendi işlerinde dahi izin alamadan konuşamayan yetkililerin demeç vermeleri dahi sözkonusu olmayan dönemden geçerken, beklentiyle doğru görüş sergilenmesi beklenemmez. Mecliste dahi konu edilmedi. Oysa, Kıbrıs Ortadoğu konumunda. Bölgede olan gelişmeler de burayı direk etkiler. Nasibini alır. Fakat, AB rüzgarına da eklenince, böylesi bir yeni teslimieyt idolojisi de oluşur. Dileyen eski anan planı dönemindeki Kıbrısın ikili gerçekliği makalelerimi de okur.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
250AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin