yaklaşımlarÖzkan YıkıcıTakıntılardan gerçeklere Almanya faşizmi yorumlamaları - Özkan Yıkıcı
yazarın tüm yazıları:

Takıntılardan gerçeklere Almanya faşizmi yorumlamaları – Özkan Yıkıcı

Yeniçağ podcastını dinleyin

Faşizim bir kuramdır. Siyasal görüşleri olan, kültürleşme gücü geniş yayılan, devlet biçimi yönetim şekline gelen bir kapitalist gerçekliktir. Emparyalist çağla başlayan gericilik,

Beraberinde faşizmi da yaratı. Bu hem kitlesel hem de devlet biçimi yönetsel şekilerle hayat alanında hep hissedilen görüş durumundadır. Faşizim de devlet biçimi olarak sorulunca da akla ilk olarak italya ve Almanya gelir. Bu ülkelerde devlet biçim olalrak uygulanan yöntem ise dünyada örneklem olarak hep göz önünde tutuluyor. Fakat, özellikle anti faşist hareketler geriledikçe ve sermaye bunalıma düşüp faşizme baş vurmasına rağmen bu kuram pek kulanılmama çabasına sokuldu. Aşırı sağ, gerici dini olgulu kural gibi veya adı hiç konulmadan normalmışlıkla içeriği de boşaltılarak güncel kabul etme kuralı uygulanma geçişindedir. Bu nedenle günümüzde yükselen faşist dalga ve birçok ülkede devlet biçimi haline gelme sürecinde olmasına karşın hala adı Faşizim olarak kulanılmaktan çekinilen günlerden geçiyoruz.

Faşizim, Kapitalist çağın üst dönemi olan emperyalist çağın üretilinen bir kuramıdır. Hem devlet biçimi hem de kitlesel hareket olarak kulanılmaktadır. YYönetememe veya güç ihdiyacı durumunda devlet biçimi olarak uygulanırken, yeri geldiğinde sosyal muhalefeti ezme ve durdurma adına da kitlesel hareket olarak sokakta baş vurulan siyasal yapıdır. Almanya bu örnekleri yaşadı. Özellikle ilk uygulanan ülke olması ve dünya savaşına dek taşınan siyasal uygulamalar sonucu, Faşizmin örneklem olarak ilkler olarak gösterilen ülkesidir.

Almanya savaşı kaybedip yenildikten sonra konuyla alakalı epeyn yüzleşti. Fakat, hep algıyla övülen ABD başarısına rağmen, bizat CİE alman nazi ajanlarını ve önemli siyapolitikacılarını alıp başka ülkelerde diktatörlük ve faşizim oluşturma yönünde de kulandı.

Sonuçta Alman faşizmi yaptıklarıyla birlikte devlet biçimi olma halinde neleri gerçekleştirileceğini kanıtlayarak bedeleri ödeti. Tabi hep göz ardı edilen, faşizmin seçenek olarak sunulmasında sınıfsal olarak tekelci sermaye gerçeği nedense pek eklenmez. Almanyada faşist iktidar oluşmasındaki alman tekelci sermaye desteği ve çıkarı pek konuşturulmaz.

Zaman geçti. Artık Almanyada faşizmin artık yer bulamayacağı algısı da yerleşti. Ama hayat tek tip deyildir. Hele ayni çağda yaşandıkça, kulanılan yöntemler başka esrumanlarla mutlaka gündeme gelir. Yeter ki ihtiyaç duyulsun. Buda sermaye kesiminin yönetememe veya toplumsal muhalefeti dizginleme adına faşizim her zaman hazırda tutulan siyasal duruştur.

Nitekim, son dönemde Almanyada yine faşist partilerin güçlendiğine tanık oluyoruz. Yerel seçimlerden gelen mesajlar bunu kanıtlıyor.Bir farkla Neoliebral yapılanış ve solun gerilmesi sonucu adı faşist deyil de aşırı sağ olarak kulanılıyor. Bu defa faşizim göçmen politikası ve yabancılık üzerinden destek alıyor. Buna bir de Ukrayna savaşıyla tırmandırılan anti Rus tutumu da faşizmi besleme bakımından önemli kaynaklardır. Faşizim idolojik olarak ırkçılık ile din olgularını kulanır. Ulusalcılık ile ırkçılık yaklaşımı, merkezi sağ partilerin çöktükçe faşizme kayma ile çizgiler de silikleşti. Dünyada birçok merkezi sağ veya muhavazakar veya son dönemde eklenen yeşilciler dahi faşist idolojik algıları kulanıma soktular. Sanırım faşizme karşı verilen mücadele ve çevreciliğin Yeşil çıkışla olan Almanyadaki son faşist partilerin artan oyları ve Yeşilerin faşistleşme akanlığı, bize epey ders verici olduğunu öğretiyor.

Kısaca, Almanyada ilk faşist devleet yaşanan ülkesidir. Faşizim yenildi. Yüzleşildi. Fakat günümüzde solun zayıflaması, sosyal demokratların sağlaşması ve Yeşilerin dahi faşist idolojik olguları kulanması gibi gelişmeler Alman faşizmini yeniden canlandırdı. Bunun üstüne yabancı düşmanlık sosu da eklenince, yeniden daha zengin düşüncelerle Alman faşist kesim sahnede çok yönlü yerini alıyor. Tek parti deyil de seçenekli faşist düşüncelerin ayrı partilerde yayılması da tehlikenin önemini gösteriyor. Ama, hala faşist kelimesi kuram olarak yerleştirilmeme çabaları da sürüyor. Kapitalist krizlerin, savaşların aşmaazında hep deyişik faşist yöntemlerle kitleleri kulanma esrumanları da ihdiaç halindedir. Almanya ilkler olması ve günümüzdeki yükselen çok yönlü faşist gerçeklikle mutlaka göz önünde tutulmalıdır.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
233AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin