yaklaşımlarYılmaz ParlanUmuda yolculuk - Yılmaz Parlan
yazarın tüm yazıları:

Umuda yolculuk – Yılmaz Parlan

Yeniçağ podcastını dinleyin

Baştan söyleyeyim yerel seçimlerde değişecek bir şey yok ve artık sadece genel seçimlerin değil Yerel seçimlerinde boykot edilip buradaki yasa dışı her şeyin uluslararası toplulukların gündemine taşınmasından yanayım.

İnanın bunu yapmaktan başka bir şansınız yoktur.

Katılacağınız her seçim rejime bir onay olduğu gibi mum gibi erimeye devam edeceksiniz.

“Bayrakları yükseltin’’ naraları

İşte gördünüz ÇATI da ZEMİN de çöktü ama UBP’nin aday tanıtım şöleninde salon hınca hınç dolu çünkü nüfus değiştirilmiş köşe başları tutulmuştur ne yapsanız nafile dahası Başbakan size bu seçimin “Milliyetçilerle Federasyoncuların, anavatanla Brüksel’in arasında olacağını’’ söyledi bile.

Siz yerel seçim yaptığınızı düşünüyorsunuz ama öyle değilmiş işte.

Yollar delik deşik, yol boyunca hiçbir yerde ışıklar yanmıyor, trafik felç, alt yapı felç birçok belediye de emekçiler maaşlarını doğru düzgün alamıyor yani ülkede düzgün giden bir şey yok.

Siyasi irade yerlerde sürünür ama “Tüm belediyeleri alacağız’’ naraları hava da uçuşuyor salonu yöneten bayan her iki dakikada bir “Bayrakları yükseltin’’ diye avazı çıktığı kadar bağırıyor.

Çünkü yoktur bayrak sallamaktan başka sermayeleri ve ne kadar bayrak sallarlarsa saklamak istedikleri rant düzeni de o kadar büyüktür!

İnsanlar aç, marketleri de artık vitrin gibi seyrediyorlar ama o “Bayrakları yükseltin’’ diyor.

Güney Kıbrıs’a 5-6 bin civarında emekçi çalışmaya gidiyor

Kayyum Cumhurbaşkanı ve Başbakan Kıbrıs sorununda Güven yaratıcı önlemleri topluma danışmadan reddetmesi yetmezmiş gibi “İnsanımızı artık Rum’a muhtaç etmeyeceğiz’’ demesi ironilerin en büyüğü olsa gerek!

Öyle ya her gün güney Kıbrıs’a 5-6 bin civarında emekçi çalışmaya gidiyor kuzeyde ise çalışan tek bir Rum yok.

Diğer taraftan belediye meclis üyeleri ülkenin kaderini değiştirecekmiş gibi davranıyorlar öyle bir hava estiriyorlar vaatleri duysanız inanamazsanız menüde yok yok!

Seçimin büyüsüne öyle bir kapılmışlar ki küçük dilinizi yutarsınız!

Koşulları belli olan, bu ülkede seçimlere inanan bir insan olmamama rağmen Mağusa belediyesine talip olan adayları bir TV programında sabrımı zorlayarak izledim.

İnanın hiçbirisi Mağusa’nın sorunlarını çözecek bir çözümden bahsetmedi slogan düzeyinde projelerden bahsedildi hepsi o kadar.

Yayalaştırmayı kimse konuşmadı

Hep değişimden bahsediyorlar ama belediyecilikte olmazsa olmaz olan tüm dünya da bir eğilim olan şehirlerin nefes alması için yayalaştırmayı, yolları trafiğe kapatmayı kimse ağzına bile almadı ama şehrin yapısını değiştireceklermiş!

Tabela kirliliğinden etrafa bakamaz olduk ama hiçbirisinin ağzından buna bir standart getirileceğini duymadım.

Dünya da Antik şehirler trafiğe kapatılıp yayalaştırılırken biz kapalı olan tek caddeyi de trafiğe açtık.

Bizim belediye başkanlarına caddeyi trafiğe kapatmayı gündeme getirdiğiniz de kapatılmaması için size bin dereden su getirir. Hâlbuki doktorlar size sağlıklı bir yaşam için sürekli yürüyüş yapın diyor.

Adaylar arasında iki doktor var ama yayalaştırma gündemlerin de yok.

Buna benzer çok şey yazabilirim ama okuyucuyu da sıkmak istemem.

Nüfus yapısını bilmeden neyi çözme iddiasındasın nüfusunu bilmediğin bir şehri nasıl yöneteceksiniz?

Bizim belediye başkan adayları ülkede TL kullanıldığının farkında değil. Türkçesi bütçeniz bir mum gibi eriyor ve sorunlar karşısında çırılçıplak kalabilirsiniz tıpkı bir önceki başkan gibi.

Adam güya sözde trafik sorununu da çözecekti Salamis yoluna tramvay getirecekti gelinen noktada maaşları bile ödeyemedi.

“Karanlık bir dehlizde belediyecilik oynuyoruz’’

Bir arkadaşın dediği gibi “Karanlık bir dehlizde belediyecilik oynuyoruz. Her şeyi el yordamıyla çözmeye çalışıyoruz da rakamlar başka tabi’’

Tek konuşulan sloganlar oldu “Kalbim Mağusa için atıyor, Mağusa sevdalısıyım, Değişim zamanı, Şimdi tam zamanı, Saati geldi’’

Bunlar kulağa hoş ama içi boş.

Her yerde vaatler hava da uçuşuyor!

Lefkoşa da ana muhalefetin adayı Kapı açmaktan bahsetti bu ülkede kapı açma yetkisinin kimde olduğunu biliyoruz 10’ncu maddeye kim hükmediyorsa onlar.

Yani sapla samanı karıştırma dedikleri bu olsa gerek!

Kendisine sormak lazım partiniz hükümette iken böyle bir çalışma niye yapmadınız?

Sunucu adaylara Maraş’ı sordu

Programın Kırılma noktası deneyimli sunucunun sorduğu bir soru ile kimin nerede durduğunu da çok net olarak gösterdi.

Sunucu adaylara Maraş’ı sordu. Kapalı Maraş’la ilgili düşüncelerini açıklamak için 1 dakikalık yanıt hakkı verdi.

Biri hariç 4 aday da rejimden yana tavır aldı bunun devlet politikası olduğunu kazanırlarsa hizmet götüreceklerinin altını çizdi.

TDP adayı ezberi bozdu

Bir tek TDP’nin adayı Umut Kadı buna itiraz etti ezberi bozdu ve Mağusa Belediyesinin kaynaklarının orda tüketildiği için Mağusa’nın batmış bir belediye olduğunun altını çizip açık yüreklilikle cesaretle Güvenlik Konseyinin uygulanmasını istediği Güven Yaratıcı önlemlerin acilen hayata geçirilmesini istedi.

Bunlar hayata geçirilirse toplumun kazanacağını Mağusa limanı ve Ercan havalimanının uluslararası nitelik kazanacağına cesaretle vurgu yaptı.

Bunlar hayata geçerse hepimizin kazanacağını üstüne basa basa söyledi.

Zaten burada herkese hatırlatmak durumundayım biz taraf olarak kuzey olarak Maraş’ın Mağusa ve Ercan karşılığında BM’ye devredilmesine imza koymadık mı?

E niye o zaman ayrılıkçı politikaların peşine düşüp bu bir devlet politikasıdır diyoruz.

İnsan olan devlete saygısı olan atılan imzaya sadık kalmaz mı?

Siyasetçinin görevi bunu sorgulamak değil midir?

Aklınca rejime göz kırpıp kazanacaklarını ve güya Mağusa’nın sorunlarını çözeceklerini söylüyorlar.

Hayal ki ne hayal!

İnsan istemeden de olsa ünlü şair Namık Kemali hatırlıyor!

Belediyelerin havlu attığına tanıklık edeceksiniz

Ben size seçimden sonra ne olacağını şimdiden söyleyeyim.

Emlak vergileri, su faturaları, işyeri vergileri aklınıza gelen ne varsa hepsi fahiş şekilde zamlanacak ama buna rağmen belediyelerin birer ikişer havlu attığına tanıklık edeceksiniz.

Türkçesi hiçbir sorununuza çözüm getiremeyecekler ve bir 4 yılınızı daha böyle çalacaklar.

ÇATI ve ZEMİN’in çöktüğü devletin battığı bir yerde belediyelerin ne hükmü olabilir ki?

Umudun meşalesi yanmaya devam ediyor

TDP adayı Umut Kadı siyasi çıkışıyla ezberi bozdu meşalenin yanık kalmasını sağladı umuda yolculuğun devam ettiğini gösterdi.

Kendisini gösterdiği cesaret ve umuda tuttuğu meşaleden dolayı selamlıyorum.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
259AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin