Birleşik Arap Emirlikleri! – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Çok değil, on yıl önce size birielri BAE önümüzdeki yıllarda konuşulmakla kalmayıp, Türkiye siyasetinde dahi fırtınalar yaratacak ülke olrak BAE söylense, “haydi ordan” derdiniz. Sadece emirlerin, şehlerin zengin dolarları dışında etkinlikleri olmadığını söylemekten çekinmezdiniz. Halbuki yaklaşık oniki yıl önce BAE için kısa bölgesel özetlerimde, Birleşik Arap emmirlikelrinin finansman merkez olma sürecinde önemli adımlar atıldığını yazıyordum. Nitekim, eşitsiz gelişim Kapitalist ilke uygulanışıyla resmen dün bölgede adı dahi pek vurgulanmayan BAE şimdi adeta bazı siyasal ekonomik konularda önemli sistemsel rol oynadığını da dikate almadan olamıyor. Bunun yine en net gelişmelerini hem de “u dönüşleriyle” Türkiye üzerinden yaşamaktayız.***

Türkiyenin önemli siyasal güç merkezlerinden ve tartışmalarıyla epey gerilimli kişilikli Süleyman Soylu BAE gider. Aslında gidilen normal ziyaret olsa, dünyada en azından haber olmazdı. Türkiyede de o denli tartışılmazdı. Fakat, Soylunun ziyareti salt ziyaret değil hem gidilen ülke konusunda demediğini brakmayan bakan ve şimdi söylenmese de tahminlerin de ötesinde nelerin istendiği tutumlar konuyu epey öne çıkardı. Konu olamayacak denilen Birleşik Arap emirlikleri, Soylunun gidişiyle resmen önemli çok sayıda yaşanmış ile beklentiyle ordan oaraya savrulan gündemlere konu oldu.

Olayın nedeni şu: Türkiyede gerçekleştirilip başarısız olunan 15 Temuz darbe girişimi yaşandı. Başta Erdoğan ve Soylu hemen ilk suçladıkları ülke BSE oldu. Özellikle rakam da vererek 3 milyar dolar” denip darbe girişiminin finansörü Birleşik Arap emirlikleri ABD ile birlikte suçlandı. Böylelikle, Türkiye Birleşik Arap Emirlikleri karşı iki cepenin neferi haline geldiler. Bu suçlamalar devam dendi. Küfürlere varan laflar havada uçuştu. Devamında Libya iç savaşı durumunda yine karşı karşıya geldiler. İhalar dahi karşılıklı kulanıldı. Ortadoğu Hegemonyasında bir anda Türkiye BAE karşı karşıya gelen güçler haline konuldu.

Birleşik Arap emirlikleri salt finansman merkezli bölgesel emperyalist ülke değildi. Ayni zamanda İsrail başta olmak üzere yapılan istihbarat örgütlenmesiyle birçok ülkedeki siyasal gelişmelerde de rol aldı. Türkiyede de iki BSE ülke vatandaşı casus diye göz altına alındıydı. BAE bölgede isdihbarat operasyonları da yapıyordu. Suriye krizi başlangıcında yanyana olan Türkiye ve BAE, sonradan adeta karşı iki düşman halaine geldiler.***

Yedi yıllık biriken karşıtlık böylesi gerilimlerle taşlandı. Bir yıl önce dahi Soylu sert dil ile ilgili ülkeği suçluyordu. Bunlar yetmezmiş gibi, Türkiye egemen blokundan kopan Sedat Peker de probagandasını gidrek BAE ülkesinden devam etirmeğe geçti. Buda özellikle Soylu hakındaki açıklamaları epey yankı buluyordu. Soylu, pekerin suçlamalarına yanıt vermiyordu. Yayınlanan resimler, açıklanan buluşmalar ve alınan kararların sıralanarak BAE ülkesinden yayınlanması, Türkiyeyi epey rahatsız ediyordu.. Buna ek olarak girilen ekonomik krizde finansman sıcak para ihdiyacı da eklenince, söylenen “U dönüşü” de geerçekleşmeye başladı.

Bir numaralı düşman sarayda halılarla kucaklanarak karşılandı. Paradokslarla dolu bu yolculukla krizlerin bileşkesinde Süleyman Soylu BAE gidince de tahminler de uçuştu. Üstelik ziyaretin reklamı olca yapılırken, altı da boş kalıyordu. Finansman talebi ile Peker konusunun görüşüldüğüne herkes kesin diyor. Ama, BAE kesiminin yanıtından adeta kesin ayni bakış yoktu. Üstelik garip olan BAE İnterpol başkanlığını kazandı. İnterpolun başkanı BAE istihbaracısıdır. Peker konusundaki yayınlanmaya çalışılınan Pekerin tutuklama raporunu da ret etmesi de başka handikap. Ama, yine de Soylunun ziyareti epey konuşuldu. Sonuçları hala bekleniyor. Finansman konusunda BAE alacaklarıyla birlikte elbet karşılık vereceği kesin gibidir. Karşılığında Erdoğanın ne vereceği ise zaman içinde anlaşılacak. Ama, Seçim döneminde olan Türkiye Erdoğan için finansman ve probaganda araçlı  Pekerin en azınzından söylediklerini açıklamaması başarısıyla rahat nefes almaya uğraşıyor. Herkes şimdiden seçime iki ay kala Pekerin söylediği belgeleri yayınlayıp yayınlamayacağı sorgusunda duruyor. BAE buna müsaade edecek mi. Peker bu belgeleri belirli yerlere gönderip, hazır halde tutuyormu konusu merakla konuşuluyor. Tahminler yapılıyor. Soylunun Peker gerçeği ise daha geniş. Onu resmen Mafyalarla tutuğu ilişkilerden tanıdık akraba sermaye dağıtım şekline varan birçok konuda Peker resmen suçladı. Ne yazık Türkiye yargısı bu konuda kılını dahi kıpırdatmadı.

Sonuç olarak: Soylu BAE ziyareti gerçekleştirdi. Terörist katil, darbenin finansörü diye durmadan suçladığı Muhamet bey le kucaklaştı. Sıcak mesaj verdi. Ama, sorular ve meraklar bir yerde hala ısıtılmaya devam ediliyor. Önemli yakın tarih hesaplaşması ve U dönüşlerin gerçekleştiği bu coğrafyada hala krizlerin bir kısmı ayakta. Libyada hala karşı karşıya. Finansman sıcak paranın karşılığı ne olur sorusu hep kuşku korkuyla bekletilmektedir. Ama, bu koşulların ziyaretinin de ses getirmemesi mümkün değildi. Konuşulanlar değil, konuşturulmayanlar hep yazılıp çizildi. Bakalım altından ne çıkacak. Herhalde Çapanoğlu değildir herhalde.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,234TakipçilerTakip Et
98AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları