“Mandıra”daki savaş esirlerinin yoklamasını al, Kayıplar Komitesi! – Aziz Şah

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

1974 yazında Türk ordusu tarafından esir alınan RMMO askerlerinin kapatıldıkları “mandıra”daki fotoğraflarına bakıyorum.

-Sana demiştim bayım, biz burada hayalet kovalamıyoruz. Hayaletlerin fotoğrafı çekilemez…

-Bazıları savaş suçları ile uğraşırken, ‘hayalet’ kovaladığımızı zanneder. Savaş suçları bugün yaşadığımız düzenin temelidir…

48 sene sonra nereden çıktıysa çıktı, 1974 işgal harekâtının yeni fotoğrafları ile yüzleşiyoruz.

Kıbrıs sorununun deepfrizin en altında bir köşeciğe kaldırıldığı bir zamanda Temmuz-Ağustos 1974’ün fotoğrafları deepfrizin fişini çekiyor…

Sanki de 1974’teyiz. Her gün savaşa dair yeni fotoğraflar çıkıyor ortaya…

Hayaletlerin değil, olası savaş suçlarının fotoğrafları…

Şimdi bu yeni fotoğrafları kayıplarla karşılaştıracaklar!

Tanıyanlar çıkıp, ‘buldum’ diye bağıracak:

-Dayımı, amcamı, babamı, dedemi buldum!

İçlerinde Türk askerinin esir aldığı ama sonra bir daha haber alınamayanlar Türkiye’nin kara defterine yazılacak.

-Hayaletler sizi kovalıyor bayım…

Sanki de 1974 senesindeyiz. Sanki de gazetenin tarih kısmında 20 Temmuz 1974 yazıyor ya da 14 Ağustos 1974!

48 sene geçmiş aradan ama Türk askerinin silahını karnına dayadığı esirin fotoğrafı gazetenin manşetinde…

En çok merak ettiğim,

-Çekti mi tetiği, çekmedi mi?

Çoktan başladılar kayıplar listesi ile ‘yeni’ esir fotoğraflarını karşılaştırmaya…

-Ama onlar da bize yaptı, diyeceksin biliyorum!

-Dohni’de 83, Muratağa, Sandallar ve Atlılar’da 124 canımızın ‘intikamı’ 1508 Kıbrıslı Rum kayıpla karşılandı mı?

İntikam değil bizim istediğimiz, adalettir: Bütün savaş suçlarının yargılanması!

Sizin mantığınızla gidersek 1508 Kıbrıslı Rum kayba karşı 493 Kıbrıslı Türk kayıp olduğu için borçlu da çıkacağız!

2000’den fazla Kıbrıslının kaybedilmesi en az 2000 hanede ‘bekleyen’ yaralı insan yarattı.

9 Aralık 1975’te BM Genel Kurulu’nda 3450 sayılı kararla kayıp kişilerin bulunması için karar taslağı hazırlanırken Türkiye Cumhuriyeti temsilcisi Kıbrıs Cumhuriyeti’nin önerisine itiraz ediyor.

Bakın Türkiye’nin neye itiraz ettiğine!

Kıbrıs Cumhuriyeti diyor ki:

-‘‘Kıbrıs’ta silahlı çatışma sonucu kaybolan 2000 KIBRISLI’nın akıbetine dair çok ciddi kaygı duyulmaktadır’’…

Türkiye bu cümleye itiraz edip şöyle diyor:

-‘‘Kıbrıs’ta şiddet ve çatışma sonucunda kaybolan şahısların akıbeti konusunda ciddi endişe duyulmaktadır’’…

Türkiye, TÜRKLEŞTİRME politikasının parçası olarak KIBRISLI kimliğine karşı sistematik inkâr-imha-asimilasyon politikası yürüttü. Kıbrıs’ta taksim politikasının temeli Kıbrıslı kimliğinin inkârıdır…

Kayıplar konusunda konuşurken bile hanesindeki savaş suçlarından çekinmeden KIBRISLI kimliğini silmeye çalışıyor Türkiye.

Kimlik kartında yurttaşlarının ‘tabiiyeti’ için ‘Kıbrıslı’ yazan Kıbrıs Cumhuriyeti ise ne yapıp ediyor BM’de alınan karara ‘KIBRISLI’ yazdırıyor.

Türkiye ise BM’de alınan bu karara ‘ret’ oyu vererek utanç tarihine bunu da ekliyor:

‘‘Kıbrıs’ta silahlı çatışma sonucu kaybolan önemli sayıda KIBRISLI’nın akıbetine dair çok ciddi kaygı duyulmaktadır’’…

TÜRKLEŞTİRME politikası her yerdedir. BM’de KIBRISLI KAYIPLAR için ‘duyulan kaygı’nın belirtildiği GÖSTERMELİK KARARa bile karşı çıkacak kadar normalleşmiş bir IRKÇILIKTIR bu!

Ankara’nın uşağı olan siyasiler ‘‘Kıbrıs’ta Kıbrıslı yoktur, Kıbrıs Kıbrıslıların değildir, Kıbrıs’ta iki toplum/millet olarak Türkler ve Rumlar vardır’’ der…

‘‘Kıbrıslı yoktur’’ söyleminin durup dururken ortaya atıldığını ve gündem şaşırtma olduğunu düşünenler de vardır. 1955’ten beridir Kıbrıs’ta Özel Harp Dairesi’nin tek gündemi TÜRKLEŞTİRME’dir.

Ticaretin, sporun, işçi örgütlerinin, eğitimin, kültürün Türkleştirilmesi ile başladı… 1974 işgali sırasında kaybettikleri kayıplara ‘Kıbrıslı’ denmesine tahammül edemediğini BM Genel Kurulu’nda açık eden bir Türkleştirme saplantısına dönüştü.

Yarattıkları kurbanların, kayıplarımızın mezarları üzerinde tepinirler hâlâ!

1974 Temmuz ve Ağustos’unda Türkiye tarafından esir alınan Kıbrıslı askerlerin ‘mandıra’da kapalı tutuldukları son fotoğraflara bakıyorum.

Mandıranın üzerine dikmişler bir Türk bayrağı, zaptedilmiş kale gibi!

Yoklama alacak şimdi Kayıplar Komitesi…

(22 Ağustos 2022 tarihinde Avrupa gazetesinde yayınlanmıştır)

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Yazarın tüm yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,225TakipçilerTakip Et
82AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" yayınlarını izleyin

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları