El çabukluğu marifetlerinden rantiyelerimiz ikramı – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Travma, şaşkınlık ve yalakalık işbirlikçi duyguları, bazen istenmese de gerçekleri sermekte işe yarar. UBP genel sekreteri Oğuz bey geçenlerde sistemin hukuki son ayağını tam da bu şaşkınlık diyarındaki konumundan itiraf yaptı: “biz anayasayı ihlal etik doğrudur, ama muhalefet de anayasaya baş vurup bunu iptal edrek krize kriz katı” diye özetlenen önemli durumu söyledi. Gerçekten de ülke gerçeği ile tam uyumlu hukuki işleğiş durumudur. SÖmürgesel koşullar, ilhaklaştırma dönemiyle talimatlaşmayı derinleştirme ve işbirlikçilik yarışıyla çıkar sağlamanın boşluk gibi hukuki durumu ortaya serildi. Koşulları unutursak, söylenenin haline de bakarsak, sistemin son dönemki sömürgesel hukuk oynundaki sahneyi bundan daha iyi anlatacak kısa cümle bulmak zordur. Tabi ki benzerlerini de ekleyince, olayın kulanım şekliyle de rant kazandırma aracının da oluştuğunu yine son dönemde kolayca yakalamak gerekir. Oğuz bey oturduğu koltuğun daha ısısını alamadan, uçurularak koparılması sonucu yaşadığı travma ile makamı koruma ile geleceğini garantiye alma karmaşasında ağzı resmen sömürge tipi hukukun önemli yeniden tekrarlanan esrumanını vurguladı. Demek ki ihlal etmek sorun değil. Ki, bu durumu artık normal şekilde hep yapılan uygulamadır. Ozaman yargıya gitmemek gerekir. Gidilmez se olay da normal şekilde işleyiş yolunu bulur. Konu bukadar kolaydır. Böyle itirafı camlatıp duvara asıp UBP gerçeği ile vurgulamak şart.****

El çabukluğu ile hukuki uygulanma sonucu da rantların yasadışılıktan yasalığan taşıma teknikleri de çoktan gelişti. K. KIbrısın yasa dışılık gerçeği, gayri nizai sermaye durumu da eklenince, mutlaka boşluk yaratılıp da karadan aka geçme veya yasadışılıktan yasalaştırma zemini oluşturma dömemlerinin de oluşması mutlaktır. Son dönemki birkaç uygulamayla milyonlarla ifade edilen paranın nasıl ya yasalaştığı ceplere konulduğu veya aklandığını direk yaşadık. Bunlardan birkaçını anımsatalım:

Kısa zaman önce yasa değil de kararname ile yurt dışından paralarrı getirme kolaylık durumu açıklandı. Para ne olursa olsun, bakılmaksızın aklanacak veya iç kaynağa emjekte edilecekti. Bu akla kara para denilen aklama olayını çoğunluğun kafasına soktu. Yıldızlaştırma veya bataklığa gül atma gibi, Y.3 vergi alınacağı da eklendi. Sonuçta iş mahkemeye doğru yolandı. Mahkeme gününe de gelince kararname kaldırıldı. Fakat, bu zaman içinde büyük miktarda para adaya girdi. İsimler açıklanmadı. Fakat, sokaktakiler kolayca kimlerin getirdiğini de öğrendi. Fakat, resmi açıklama olmadığı için de unuturuldu.

İkinci olay da malumumuz elektrik yakıt ihaleleridir. Yine yasalara göstere göstere aykırı ihale dışı alımlarla birden geçiş yapıldı. Mahkemeye gidildi. Mahkemeden bir gün önce ihalesiz alım durduruldu. Böylelikle mahkeme toplanamadan karar dondurtuldu. Fakat, acıdır yine değişik dalaveralarla ihale yok diye ihalesiz yakıt alındı. Arada Bizim Çocuklar şirketi de duyuluyordu. Asronomik rakamlar ve kirli yakıt idiyaları ayuka çıktı. Bu durum epey zaman sürdü. Milyonların oranı yğzlere doğru yükseldi. Buharlaşan para da ceplere zam olarak geliyordu.

Derken, ihale yapma süreci girildi, bahaneler ve iptal ile başlama ikileminde yine bizim çocuklar ceplerini doldurmaya devam diyordu. Sonunda ayni firma ihalesiz 150 dolardan getirirken, birden ihaleye 45 dolar teklif ediyordu. Sonra ertelenen ihale ile iş 70 dolara çıkıyordu. Hukuk ya: aykırı olsun da mahkeme kararı olmasın ilkesi işliyordu. Bedeli mi ahalinin cebi sağolsun.****

Gelelim son tangoya: kurallar var yasalar malum. Ama Mağusa, iskele ve boğaz emirnamesi bir türlü geçemiyordu. Anlaşmaya rağmen Tatarizmin yasa tanımaz direnciyle imzlama olmuyordu. Daha doğrusu yayınlatmıyordu. Ek yandaş mütahitlerin de rantları katılarak imzalandı. Yine olmadı, çünkü rant büyüktü. Üstelik Girneyi aratacak bir isgele hesabı vardı. Sonunda şu oldu: Emirnamedan sonra imar planı gelmesi gereken yasal zorunluluk vardı. Fakat, talimatla gelen Jet koltukçular, het misali rant kazandırma kuralına devam denecek kuralı işletiyordu. Emirname kaldırıldı. İş mahkemeye gidildi. Maahkeme hızla iş yaptı ve ara emir aldı. Fakat, işler öylesine kitabına uyduruldu ki bir gün içinde eli milyon üzeri para kasalara girdi. Korkunç izin alma rantı yine iledi. Tıpkı Jet sgandalında bilmesine rağmen konuşmayan Gğrleyen Cafer ise yine sesizliğe büründü. Nede olsa mütahit rantı vardı. Belediyeler de imza atıp atmayacağı belirsizken dahi rant aşkına esir düşmeye doğru de gidiyorlardı.****

Gördüğünüz gibi, el marifetiyle bizde işler yoluna sokulur. Arada bizim çocukları veya şanlı mütahitler kadar, yurt dışında para getirip yasalaştırma tekniklerini de hukuka uydurdular. Sonra mı, biz yasalık veya federasyon diyoruz. Öyle olsa tüm makamcılarımız ve bunu ret eden ötekilerin hapisten çıkma şansı, güneş yüzü görmeme durumu olacaktı. Onun için hep yasa dışılıkla hukuku da uydurtarak ilahklaşma poletikasına devam. Şu hukuk neden suçn yapılan döneme dek geriye gidemiyor sorusunu da kimse sormuyor. Halbuki İngiliz hukukunda emsal önemlidir. Bizim hukukumuzda eğer normal hukuksa, geriye doğru bazı kişilerin birokratik siyasal durumlarını saydırtma adına uygulandı. Birçok konuda dahi geriye doğru gidildiği de malumumuzdur. Ama nedenlse Hem sistemi koruma hem de hukuku uydurma olunca, yasal değil yetki mutlak olunca da karşınıza Kuzey Kıbrıs oğrafyası akla gelmesi de tesadüf değildir.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Yazarın tüm yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,232TakipçilerTakip Et
88AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları