Alakasızlık gölgemize, İran’dan gerçeklerle -Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Son günlerde iran öldürülen Amini kadının isyanlarıyla dalgalanmaktadır. İran denilince de herkesin de bir gözlüğü de var. Fırsatı kulanmaktan, yeni iran beklentilerine uzanan geniş ufuklu hyorumlar peşpeşe geliyor. İran rejimi ise konuyu yeniden etkisizleştirmeğe çalışmaktadır. Aslında iran tuhaf denecek bir ülkedir. Eğer, siz emperyalizmi, emperyalistler arası çelişkileri ve emperyalizim ile gericiliğin de yükseldiği kuramları unutursanız, kolayca kandırılma yörüngesine gelirsiniz. Çünkü, iran hem şeryatla yönetilen gerici bir devlet iken, ayni zamanda zamanında molaları destekleyen ABD başkanlığındaki batı kolektif emperyalizmi doksanlardaki çizdikleri stratejide iranı şer eksenine koydular. Böylesi başta karışık ama bildiğinizde gayet normal gelen durumlar da vardır. Bunlar hem siyasal tutumlarda hem de probagandalarda oldukça yaygın şekilde karşımıza da gelir. Yeter ki alakasızlıktan kurtulup dersleriyle birlikte konuyu anlamak istencine gelelim.

****

Son günlerde, iranda öldürülen kadın sonrası başlayan protestolar devam ediyor. Aslında biraz hafızası olan iranın bu tip ayaklanmalara raslanıldığını hatırlar. Üstelik demokratik birçok çıkışın, örgütsüz oluşu yanında, ters yönden karışan ABD ve müttefikleri sonucu muhalefet çizgisinin olumsuz etkilendiği de imkar edilmez öteki yaşanandı. Bu yüzden irandaki ayaklanma veya protestolar oldukça çok yönlü yörüngeler dolaşımında gezinir. Tepkilerin doğru olmsına karşın, örgütsüz ve Amerikan müdahaleleri gibi etkenler, devamlılıkta oldukça kırılganlıklar yaratılmaktadır. Bir yanda gerici iran rejimi, öte yanda kolektif emperyalizim kısgacında, iran halkı resmen kendi ayaklanmasını dahi devam etirmedeki önemli olumsuzoluklarla da  boğuşmak zorunda kalıyor. Konuyla b azı önemli olguları önceki iran konulu makalemde yazdım. Anileri tekrar etmeyecem. Burada bazı can alıcı başka olgularla konuya deyinecem.

***

İran tarihi birçok ayaklanma ve dğeişim yaşadı. Günümüz rejimini daha iyi anlama adına sizi yetmişlere getirecem. Çünkü, bazı eksik bilgiler bize birielrinin yanlışı doğruymuş gibi yuturma kolaylığını da yaratıyor. Nitekim, Molalar rejimi eliştirilirken, batı eksenli foncular ve işbirlikçiler Şah döneminin iyi ve demokratik olduğu kıyasıyla da düşünce güçlendirmeğe çalışıyorlar. Tıpkı günümüzdeki Türkiye gibi AKP öncesi yönetimlerin kıyasıyla seçenek sunma gibi. Halbuki Molalar öncesi Şah rejimi resmen o dönemin adıyla Amerikanın Ortadoğu kalesiydi. İstihbaratıyla, İsrail Türkiye ortak müdahale eksenleriyle önemli siyasal rolü vardı. Yine iyi dneilen Şah Rıza döneminde sinamada yakılan insanlar gerçeği hala duyulduğu andaki sızısı çoktur. Yine bu koşullar nedeniyle iranda ayaklanmalar yükseldi. ABD ve İngiltere konuya artık Şahın gidici noktasına geldiler. Kendileri kontrolü tutsak gibi tutukları Humeyniyi ıraktan çıkartıp Fransaya getirdiler. Oradan Humeyni batı desteği yardımıyla din olgularıyla ülkeye probaganda yapmaya başladı. 78 sonunda artık Şah iktidarda kalamayıp, ülkeden kaçtı. Ozaman Türkiyede Türkiye genelinde son yasal mitingini yapan Devrinci Yol kitleleri “Şaha ölüm, Tek Yol devrim” diye bağırıyorlardı. Halkın Fedayileri ve İran KOmonist partisi oldukça etkindi. Yeni iktidarın en azından ortakları olacak güçteydiler.

Batı bu tehlikeyi görüp, Şahı sürgüne ve Humeyniyi de irana gönderdiler. Bu dönem 79 yılı başında oldu. Bir an zamanı hızlandırıp sosyalistlerin iktidarı almalarına engel koymaydı. Humeyni hemen tüm güçelrin katılımıyla hükümet dedi. İran Komonist partisi ki o dönem ortadoğunun en güçlü partisiydi, heme Sovyetlerin de politikası sonucu bu teklifi kabul etti. Halkın Fedayileri ise ikiye ayrıldı. Bir kısmı Humeyniyi destekleme eylimindeyken, bir kısmı da Humeyninin dini rejimine karşı çıkıp devrimin devamını istiyordu. Bu ikilemler sol dalganın zayıflamasını getirdi. Humeyni öncelikle Soveyet garintisini aldı. Öteki ulusal kesimleri ve Halkın Fedayi kalan kısmına karşı teker teker operasyon yaptı. Bu tutum seksenin ortasına dek sürdü. Böylelikle Humeyni dinin de gücünü kulanarak resmen iktidara oturdu. Benzerini Türkiyede daha yumuşak ve kolayca Türkiyede yaşadık.

En son hepsi tertiplenince, KOmonist partisi de tertiplendi. Böylelikle iranda mollalar rejimi kurumsallaştı. Üstelik yine tesadüfe bakın, ırak tam da Humeyninin ihdiiyaç duyduğu dini ve ulusal ihdiyacı saldırarak gerçekleştirdi. Bunlar bir anlamda günümüz Humeyni rejiminin devlet içi şekillenmesinin önemli tarihi gerçekleridir.

İran bunlarla boğuşurken ırak saldırılarıyla epey kayıplar verirken, sonunda şeryatla buluşmak zorunda kaldı. Üstelik doksanlarda yine Amerikan önderliğindeki emperyyalist blok iranı şer eksenine moyup yıkma n hedeflendirince de rejim bir anlamda sistem içi tasfiye aşamasına da sokuldu. Böylesi bir iarn oluştu. Tüm halk tepkilerine ise tam da güçleneceği anda Amerikan müdahale etmelerle kırılmalr defalarca yaşanduı.

****

Son kadın ayaklanmasını izlerken, bu ek bilgilerin de yardımcı olacağı kesin. Batı Azerileri, Kürtleri, Sünnileri kulanıp parçalatma hamlleri de yaparken. İran rejimi de her isyanı tepkiyi Amerikancılıkla suçlahıp kitlesel destek bulma algısına hep sarılıyor. Bakalım bu gidişat nerelere dek gidecek?

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Yazarın tüm yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,232TakipçilerTakip Et
88AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları