Tayvan’dan Kosova’ya dünya krizleri – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Amerikan temsilciler meclisi sözcüsü Polensi Tayvana vardır. Gerilimle başlayan, bir ara ertelenen, sonra adı konulmadan başlanan geziye, yeniden Tayvantı ekleyen Polenski bir anlamda ateşle oynamaya girişti. Çinin tüm ısrarına karşın, belirli Amerikan devlet kesiminin de uyarısına rağmen Polenski bunları dinlemeyerek resmen Çini kaşıma siyasal girişimini gerçekleştirdi. Baydının dahi net savunamadığı bu tutum, aslında Emperyalist gerçeği bilenler için normal, bunu öteleyenler için de epey şaşırtıcı oluyordu. Sonuçta, son dönemki direk Amerikan tetikleme savaş krizlerine resmen Tayvan da eklendi. Öyle eklendi ki utanmadan kısa zaman önce “Çin Tayvantı işkal edecek” algı propagandasına da başlanmasının tesadüf olmadığını da anladık. Ayni senaryonun Ukraynada oynanıp, Natoya alma hamlesi ve ülkedeki darbelerle faşistleri destekleme sonucu başlanan kaşıma, Rusyanın müdahalesiyle de iç savaştan bölgesel savaşa kaydırıldı. Bunları tek tek değil de genel emperyalist siyasal seçeneklerle ele alınca, banbaşka konuşulmayan resim de karşımıza gelir.
Doksanlardan beri genel merkezli Emperyalist stratejilerin siyasal hedefleri tartışmalarında şu konular hep vurgulandı: Çinin kuşatılması, Rusyanın etkisizleştirilip parçalanması genel kabul görüyordu. Çinin uzun vadeli politik hedefli oluşu ile önceki Rusyanın parçalanma stratejileri unutulursa hep bir eksiklik brakılır. Ayrıca ikinci önemli nokta da Batı Emperyalist kesimler Rusya ve çİnle yaptıkları nerede ise önemli tüm anlaşmaları resmen çiğnediler. Gorbaçovla Doğu Avrupaya yayılmama ve Natoya almama veya Çinin tek devletle Tayvantın ona ayit olma belgeleri bir anda sildirtildi. Buda Emperyalizmin temel iki yüzlü politikası olmaktadır.
Genel strateji ile Çinin kuşatılma hamleleri, Obama döneminde hızlandırıldı. Daha doğrusu Ortadoğundan Amerikan güçleri Pasefika kaydırtıldı. Son dönemde ise özellikle Ukrayna kaşıntısı sonrası batılı koletkif emperyalistler, Çinin Tayvanı işkal etme niyetinden ve buna izin verilmeyeceği haberleri uçuştu. Buna çoğu kesim de inandı. Tam da ısıtılan bu bohyuta Japonyanın da militarisleşme hamlelerinin de gelmesi, tesadüf yerine stratejinin bir parçası olarak ekleniyordu. Çinin daha sabırlı davranması ve direk Ukrayna Krizinde Rusyaya desteklememesi, bazı girişimleri boşa çıkarılıyordu. Polenskinin son hamlesi ise bunun adeta stratejik bir sınama olduğu kesin. Önceki ylazımda zaten Tayvantın Çinle alakasını da özetledim
ABD Kisincır döneminde sırf Rusya Çin denklemini kırmak için yaklaşılan Çin, şimdi yeni uzun vadeli Avrasya kuşatma stratejisi sonucu yapılan anlaşmalara rağmen Tek Çin kabullenmesine karşın Tayvant hamlesiyle resmen yeni bir döngüye kayıldı. Çinin yanıtı elbet önemlidir. ŞRusya gibi hemen topluca harekete geçme olasılığı şimdilik fazla değil. Ama, ABD Tayvant hamlesi hem de tüm uyarılara karşın yapılması, ister istemez sıkıntı haratmaya adaydır. Hem de burnunun dibindeki ziyaret adeta dondurtulan fakat Çine ayitdir denilen Tayvan tek Çin anlaşmalarına karşın aslında öyle olmadığı sonucu, bir sıkışıklık ve tehlikeli mayın alanını Çinin dibine soktular.******
Bir başka kaşıntı da Kosovada gerçekleşti. Konuyu unutanlar veya batı gözüyle bakanlar hemen istenen yöne doğru kolayca yönelirler. Kosovanın daha ilk kıvılcımla Natonun yanında olduğu açıklaması, daha ilerisiyle Natonun Kosovaya yerleşme durumu, bizim kuşkular duymamıza yetip artıyor. Üstelik, Sırbistanın Rusya yanlısı olması da Batının pek işine hala gelmiyor. >Sorun yaratılıp çözümsüzlük cenderesinde brakılması, yeniden ihtiyaç duyulduğu zaman kaşınması için önemlidir. Yeniden Kosova hikayesini anlatacak değilim. Fakat, Batının genel Balkanlardaki Yugoslavya parçalanma sihasetlerinin nasıl kanla yoğrulduğunu, bunları ateşleyip miliyetcilikle boğduğu daha yakın tarihin izlerinde bulmak kolaydır. Kosova da bu son alanlardan birisiydi. Hem de B.M. kararlarında Kosovanın Sırbistan toprağı olarak kabullenmesine rağmen. Kosova olaylarında başta İngiltere ve ABD katgıları da sonradan ortaya iyice serildi. Zaten, Kosova konusu gayet güzel probagandalaştırılırken, Natonun oraya yerleşmesi de boş değildi. Üstelik Kosovadaki sırpların uğradığı saldırılar da oldukça gözden kaçırıldı. Hep genel Sırbistan eksenli saldırılarla Mahsun Kosova söylemleri gerçekleştirildi.
Sonuçta Kosova birçok batılı ülke tarafından tanındı. Fakat, emsal olma korkusuyla da değişik görüşteki ülkeler de tanımaktan kaçındı. En başta Türkiyenin tanıması da ilginçten çok gayet idolojik normal tutumdu. Kosovada Sırbistan sınırında yaşayan Sırplar vardır. Bunlar da kriz tetiklemesi için iyi bir mavzemedir. Nitekim, son Kosova yönetiminin aldığı kararlarla sınırların yeni şekle sokulması ve sınırdaki Sırpların rahatsız olması sonucu yeni bir kriz ateşlendi. Bu ateşlenme anında hemen Natonun Kosovanın yanında olduğunu belirtmesi de olayın yerel gibi olsa da genel bir tavır olduğunu anlamamıza yetip artıyor.
Gerilim tırmandı. Belki de bir sınamaydı. Sonunda Kosovalı yönetim kesimleri birkaç ay kararı ertelediler. Bu durum bize çözülmeyen Kosova sorununun adeta kaşınmaya hazır ve kriz dansına normal sahne şeklinde olduğunu kafamıza soktu. Kosova konusu zaten çok çalkantılı. Birçok direk adı “uluslararası kararlar” denen ezberi bozan gidişatıyla da tarihe girdi. Uluslararası adalet komisyonu kararındaki garip durum veya zamanında hareketin liderlerinin İngiltere ABD eğitilme şeklinden tutun mafyalaşan organ merkezli oluşlarına dek birçok kirli ve karanlık nokta da içermektedir.
Kısaca, hem Tayvan hem de Kosova, salt yerel değil direk sistemsel kiriz çözümsüz bölgeler olarak her an ısıtılmaya hazırdır. Buralardaki en önemli kırılganlık anlaşmaların dahi yeri geldiğinde güç gölgesinde sıfır dereceğe gelişleridir. Çin krizinde zaten Tayvan hep silah olarak dururken, Kosova örneği de Balkanlar tarihinin yeniden şekillenmesinden tutun bölgesel hesapları içeren önemli bir karmaşadır. Bakalım yakın dönem bize daha neleri yazdırtacak.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Yazarın tüm yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,232TakipçilerTakip Et
87AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları