Macaristan, yeni bir şey yok – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Beklenen Macaristan seçimleri gelip geçti. Önceden yapılan muhalefet itifakıyla, Urbanın kalıp kalmayacağı sorusu da net şekilde kanıtlandı. Macaristan seçimlerini yeniden Urban hem de parlementodaki 3.2  çoğunlukla kazandı. Bir anlaamda, yeniden anayasa değişikliği de yapma şansını halk ona verdi. Halbuki, geçen yılda netleşen itifakla, Macaristanın 6  muhalefet partisi seçim itifakına girdiler. Girmekle kalmayıp, başbakan adayını da partielrin üyelerinin ön seçimleriyle belirlediler. Görüş ayrılıklarına karşın, temel amaçta, Urbanı devirip, yeniden demokratik koşullara dönme hedefini koydular. Markis de adaylarıydı. İlk başta önemli destek alsalar da sonuçta eski seçimlere benzer oy farklılığı ile seçimleri kaybettiler. Öyle bir dram oluştu ki seçimi kaybeden Markis sahneye aylesiyle çıktı. Yanında itifak partilerinin liderlri yoktu. Seçimi kaybettiğini kabullenirken, hatalarını da sıralıyorldu. Öyle ki anti demokratik ortamdan tutun Urbanın dağıtığı sosyal yardım adıyla rüşvetlerin gücünü kabulleniyordu. Bir de koşullar nedeniyle muhalefetin kendini anlatamadığı görüşünü de ekliyordu.

Gerçekten, Macaristsan muhalefet itifakı örnekti. Üstelik tabanlarını da katarak adayı belirlediler. Ancak, farklılıklar ile Urbanın devlet gücü ikilemi, sonuçta muhalefet itifakını ayni hat ta daha az oy alarak seçim yenilgisine taşıdı. Daha travmatik olan, muhalefetin itifakını beyenmeyen aşırı sağın bir kesimi ayrılıp Memleketim hareketini kuraar. Kısa zaman içinde Y.6  cıvarında oy alıp adeta muhalefetin kendini anlatamama sonucunun da aydınlanmassına yardımcı oluyordu. Bu seçimin AB üyesi olan Macaristanda oluşu, otoriterleşip yeni faşizmin simgesi halindeki yeri sonucu, seçimin deyerlendirilmesinde birçok unsuru birlikte ele almayı dayatıyordur.

Mmacaristan AB üyesi. Hani hep AB norumlarıyla demokrasi havariliği yapılıyor ya; Macaristan bu kolay ezbere verilecek önemli yanıtın ta kensisidir.Macaristan Ab üyesi. Ülkede olan uygulamaları sayarsak, karşımızda faşist bir devlet gelir. Kuvetler ayrımı silikleştirilip, sayıştalıktan, anayasaya, hukuktan basına her kurum Urbanın yandaşlarıyla ele geçirildi. Kuvetler bütünü şeklindeki yeni faşizmin örneği haline sokuldu. Hem de AB üyesi olarak. Birlik bu konulara göz yumuyordu. Çıkarlar bunu dayatıyordu. Almanya, ekonomik ilişkiler nedeniyle Macaaristana karşı tavır konulmasına engel oluyordu. Sonuçta, dört Doğu Avrupa ülkesi Macaristan tipi faşizmin gölgesinde ilerlediler. AB norumları da tartışılır oldu. Urban üstüste seçimleri kazandı. Her kazanış sonrası daha ootoriterleşti. Yargıdaki kontrolu, medya operasyonlu hakimiyetiyle kitlesel ulaşma araçlarnı kontrolu altına aldı. Seçimleri kazanırken de dağıtılan yardım adıyla rüşvetler sonucu da önemli yoksul tabanın da desteğini aldı. Ulusalcılık norumu oldukça karşılık buldu. Macaristan burjuvazisini geliştirme prokram sermayede karşılık aldı. Sonuçta Macaristan AB üyesi yeni faşizmin örneği olarak kurumsallaşıp yol aldı.

Tek tek yıkamayan muhalefet, birleşerek kazanmaayı denedi. Üstelik kararları da tabaanlarına onaylatılar. Bu itifaklar konusunda yeni bir deney di. Tutmadığı görüldü. Salt seçim itifaklaşması yeterli olmadı. Seçim neden veya başlangıç değil sadece bir sonuç uygulaması halini yeniden kanıtlıyordu. Urban devlet güzünü baskı ile kurumsallaşma yanında,yolsuzlukla yandaş rüşvetle oya da devşirdi. Sonuçta da tekrardan 3.2  oy çoğunluğu ile yeniden seçimi kazandı. Ezber ve içi boş muhalefet le seçim kazanma ilkesinin nerelerde yetersiz kalacağını da akılara tekrardan yazdı. Şimdi merak edilen, AB yaapısına ters, kararlarının bir kısmına uymama çizgisinde olan Macaristana örgüt yetkilileri tavır koyacak mı? Tabi ki öteki Polonya gibi ülkelerin de durumu benzerdir. Özellikle Ab nin Rusyaya karşı tavrında bile kendi söyledikleriyle uyumlu olan Macaristana, ABD baskısıyla rota değiştiren başta Almanya nasıl tavır koyacak. Bu da merakla bekleniyor.

Yılın başında merakla beklenen önemli seçimlerden birisiydi Macaristan. Gerek yapısı, gerek AB üyesi olması, gerek se öteki benzer tutumlara örnek teşkil etme bakımından merakla bekleniyordu. Pazar günü bu merak sonlandı. Çünkü benzer laflar bizde de sık sık tekrarlanıyor. Baskılar ve başarısızlıklar karşısında “birleşme, itifak “  çağrıları duyuluyor. Bizdekilerin Macaristandan önemli farkı, hedefin de sistem olmaması noktasıdır. En azından Macaristanda bazı hedfler vardı. Oysa bizde çaresizlik ile başkasını suçlama adına ypılan söylemlerdir. Macaristanda da büyük mitinkler yapıldı. Orda kamuoyu göstergeleri itifak lehindeydi. Son dönemde ise Urbanın birkaç puan öne geçtiği sonucu çıkıyordu. Fakat: 3.2. gibi büyük bir makas beklenmiyordu. Demek ki kamuoyu göstergeleriyle kazanma rüyasının biri daha yıkım yaratıyordu. Buda önemli ders olarak yaşatıldı.

Kısaca, Avrupanın önemli beklenen seçimi sonlandı. Ukrayna krizinin de etkileriyle üstelik Macaristanın AB ile uyumsuzlukları eklentileriyle yeniden Urban kazandı. Hem de anayasayı değiştirecek güçle parlementoya hakim oldu. Bu durumdnn dileyen dilediği dersi aalır. Ama, faşizmin seçimle kazanıp iktidar koruma örneğine gayet iyi hal ile geçiliyor. Şimdi sıra Fransada! Bakalım, bu konuda bize neleri yazdırtacak sonuçlarla karşılaşacağız.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Yazarın tüm yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,226TakipçilerTakip Et
83AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" yayınlarını izleyin

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları