Ukrayna krizinde solun durumu – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Ukrayna krizi gelişmeleriyle emperyalist blok rekabetinin tutumlarını hem faşizim hem de devletler düzeyinde pratik sonuçlarla ele aldım.Sol konusunda eksik braktığıma inanıyorum. Konuyu dalandırıp bulandırmadan hemen çok yakınımızdan örnekle başlayalım: AB parlementosunda Ukrayna alakalı oylama yapıldı. Oylamada Rusyaya karşı tavırlar ve iiçteki tutumlarn da eklendi. Sol eksenli parti genelikle hayır veya çekimser kaldı. Fakat tanıdık Akel resmen iki vekili birbirine ters oy kulandı. Yorgos hayır oyu kulanırken, bildik “Niyezi bey” evet oyu kulandı. Sağ kesim hemen Akele yüklendi. Özellikle Yorguonun neden hayır dediği sorglulandı. Üstelik eveti veren de Türkdtü! Sağla birlikte oy kulandı..

Bu tür çelişkiler Avrupa sosyalist kesimde değişike şekilde gerçekleşiyordu. Burada bir ek yapalım: sol kuramı kulanırken, sağla birleşen Liberal veya devletle özdeşleşip sistemin değişmesi değil, onun resterasyonunu savunan yeni liberal Sosyaldemokratları içermiyor. İçerik, sistemi değiştirmek isteyen, sınıfsal eksenli bakmaya çalışan sosyalist komonist kesimden söz etmekteğim.

Yine Avrupa solunda Alman Sol partide kimisi yeni batının militarisleşme karalarını ile Natonun resterasyonunu savunanlar olduğu gibi, bazı kesimler de direk hala Natoya karşı olduğunu belirtiorr. Belli ki Ukrayna gelişmeleriyle birlikte yetersiz olan Sosyalist sol eksen, şimdi Nato gibi konuları ddaha aşmazlı tartışmayla belirli kesim kabulenmiş hale geldi.***

Ukrayna gelişmelerinde sosyalistlerin önemli düşünce yaklaşımları nedense bazı kesimlerce etkisiz veya günü geçmiş şekliyle yaklaşmaktadır. Sosyalist kesimin dünyaya sosyolojik tarih bakımından sınıfsal yelpazeden bakmaktadır. EKapitalizmi ve onun üst boyutu Emperyalizmin yorumlanması önemli öngörme başarısıdır. Emperyalizmi dikate alanlar ise son olaydaki gibi eşitsiz gelişim yasasını, sistemin en zayıf halkası, Emperyalistler arası rekabetin baş çelişki olma öğretilerini mutlaka değerlendirmelere katmaları şart. Bundan kopuş, yüzeyseleşme de olunca, boşluğu emperyalist görüşlerle doldurmak zorunda kalınıyor.

****

Ukrayna bir anlamda Emperyalizmin birçok yönünü genel sistemsel olarak yansıtıyorken, madalyonun öteki yüzünde de sosyalizmin zayıflığını ortaya koydu. Yetersizlik sadece örgütsel değil hala neoliberberal süreçte de seçenekleşememenin sancıalrının eksikliğini de yaşıyoruz. Tabi Emperyalizim uluslaraasılaşırken, sosyalizmin enteranasyonal boyutu oldukça zayıfıtır. Buna bir de sistemin ekonomik, sağık, uygarlık, ekolojik krizleri eklenince; bunları da yönetemeyince, savaş seçenekleri bölgesel olarak iyice gündeme oturtuldu. Sosyalistler ise eksikliklerle debelenlenirken, enazından faşizmin düşünce ırkçı boyutu sıradanlaşan konunuu normalleştiriyordu. Bunu mülteciler konusunda Ukrayna krizinde net şekilde yaşadık. Suriyelileri kabullenmeyen batı, Ukrayna mültecielrini hemen kabullenme iki yüzlü politikası net şekilde yaşandı.

****

Elbet sosyalist çelişkiler sadece Avrupa sol partilerinde görülmedi. Örneğin, Latin Amerikada da benzer şekiler yaşandı. Burada sosyaldemokratlar dahi yeri geldiğinde ambargolara karşı tarafsız kamalarında, sosyal muhalefet gerçeğinin de rolü vardır. Fakat, Şili gibi bir ülkede hem de sıcağı sıcağı yaşanan olaylarla seçimi kazanan sol bloktaki çatlaklık da düşündürücüdür. Seçilen Başkan Borek, Ukkrayna lideriyle dahi görüşüp  destek verirken, amerikanın yanında yer alırken, boltaki Komonist parti gibi bazı örgütler de Nato ile batı karşıtlı politikalar açıklıyordu. Buda oluşan sol itifaklardaki önemli çelişkileri su yüzüne çıkarıyordu. Emperyalizme karşı duruş ile Nato tipi yapılardaki siyasal tavır yetersiz ve çatlaklı olması seçeneksizliğin de önemli olgularından birisidir.

Hakını vermemiz gereken sol hareketlerden birisi de Türkiyedeki sosyalist partielrdir. En azından konuya emperyalizim ölçekli bakmaları, sınıfsal mücadele kuralını eklemeleri bir bakımdan önemlidir. Cılız olmalarına ve dikae alınmamalarına karşın, Ukrayna krizinde Sol parti, TKP, bir ölçüde HDP TİP gibi partiler konunun yorumlanmasında önemli tutarlıkla emperyalist sistemi dikate alan tutumlar sergilediler. Emek cepesinden ve savaşa karşı barış tutumu bu nedenle içerik olarak Avrupa sol partilerden daha tutarlı ve fazla derin çatlaklıkları olmayan görünümdür.

Bize değinmek gerekir mi, bilmem. Fakat, şu gerçeklik kendine sol diyen ama liberaleşen veya Ab veya ABD fonlu solcu kalemşörlerin nasıl batı hayranlı döktürmeler yaptığını bizde de yaşadık. Sanki Ukrayna gelişmeleri sadece Rus tutumlarıyla şekilenmiş gibi ötekini görmeden bir AB hayranlığı döktürdüler. Zaten kabahat şu: sol olmadıkları halde bunları sol kabullenip sosyalistmişler gibi de eleştirme çizgisinde tutmamımızdır. Neoliberal söylemlerle, sermaye reforumlarıyla sistemi korumaya çalışırlarken, biz değiştirme sorgulamadaymışlar gibi şaşırıp eleştiriyoruz. Ukrayna krizi bu turunsolu yeniden yaşatıyor

Tehlikeli olan, sosyalist seçeneksizlik ve çatlaklıklar, yerini hep faşizim ile gericilikle doldurulmasıdır. Öyle bizde falan değil, son Ukrayna krizinde Batı Avrupada sıradanlaşan faşizim şeklinde yaşandı. Sanatdan tutun normal vatandaşa dek ırkçılıklar uygulandı. Onun için sosyalist eksikliksiz,yetersizlik oldukça ne yazık gericilik daha da merkezileşip devlet biçimine dek gelir.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Yazarın tüm yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,224TakipçilerTakip Et
82AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" yayınlarını izleyin

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları