Cuma takıntılarıyla aktarmalar – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Yazıyı yazarken, gün geçeğe ulaştı. Elektrik kesintisi de yapıldı. Demek ki rahat rahat günü aktarmaya koşullar hazır haldedir. Gün Cuma: 21 Ocak günüdür. Kuzey Kıbrıs seçimlerine bir gün kaldı. Ama günün başka önemli mesajı da var: 21 Ocak 1924 yılında Sosyalist devrimi ilk gerçekleştirip pratiğe sunan Leninin de ölüm yıl dönümüdür. Eğer; sosyalistler sosyalist gibi olsa, devrimci görüşle sınıfsal yaklaşım ağırlıkta bulunsa ve dönüşüm için değişim mücadelesi genişleseydi, leninin önemini mutlaka akla getirerek, ölüm yıl dönümüyle birlikte birçok sol değerlendirmeler de olacaktı. Leninin öümü olması ile günümüz sol gerçekliğinin belkide uçurumsal farklılaşmasının da acı itirafıyla yüzleşiyoruz. Lenin, Sovyetler devrimiyle Marksis sosyalist öğretiyi pratiğe getirdi. Ülkelerde devrim olasılığının kanıtlanmasını gerçekleştirdi. Bu konuda epey teori ve pratik eserler de yazdı. Bunlar gidrek sosyalist görüşlerin Marksis Leninist olarak da tarihe kayıt olarak geçmesini de sağladı. Lenin kapitalizme karşı devrimci yükseliş ile değişimlerin önemli lideri olarak ölüm yıl dönümünde saygıyla hatırlatmak da bizim gibi ilerici aydınalrın görevi olduğuna inanarak girişi bu konuyla bağlıyorum.****

Gelelim Cuma takıntısına: Sabahleğin eskiden beri mücadele arkadaşım T.M. ile birlikte havanın da bazen güneşli bazen puslu olmasına da bakarak, Omorfo ve ordan Limlidiye dek bir gezinti yapmaya kakarar verdik. Omorfoda öteki arkadaşımızı da aldık. Gerçekten seçime bir gün kaldıydı. Mutlaka karşılaşmalarımız veya istemeden olsa da duyduklarımız, bu havanın bilinen esintisi gibiydi. Rasgele konuşutuğumuz birinin kendine seçim sonrası evladının işe koyulacak olduğunu gayet rahat  şekilde söylüyordu. Bu genel seçim havasında hala birinden görünp iş almanın klasik basit tekrarıydı. Öte yandan, bazı kişilerin de rasgele kulak takıntısıyla da duyduğum başka gerçekler de vardı: “Ben aslında seçime gitmek istemiyorum. Fakat, tanıdığım kişiler var. Onlar kendi adınaa oy istiyorlar, onlara ayıp ollmasın diye sandığa gideceğim diyenleri de kulağım dinledi.

Başka ayıp olmasınlar da vardı: sandığa gitme gerekçelerini etrafta ne denecek bahanesiyle de yorumlayanlar vardı. Aslında feodal dönem kIbrısta çoktan sonlandı. Fakat, davranışları kültürel değer olarak devam etiğini de anlamaya yeniden başladım. Çevrenin ne deyeceği veya ayıp olacağı duygularla da tavır koyanlar olduğunu rasgelelelerle tanık oluyordum. Dahası, bu bazen duygusal bazen bahane oluyor. Ama, tedirginlik ve birilerinin mahale baskısı gibi tavır koymanın da basit seçim seçenekelrinde epey rol aldığı da malum. Hele de akraba veya tanıdık olmak la işlerini yapma gerçekleri, ülkemizdeki yandaşa ve hanedana göre paylaşımın nedenli kökleştirildiğinin de davranış şekli olarak basitçe karşılaşıyoruz. Bu tutumlar günümüzde yeni desteklerle de yayıldı.

Örnek; işinizin olması,işe alınmanız, avantadan yararlanmanın, ondan görülme tutumuyla nedenli bağlantılı olduğunu kanıtlarla epey dolu dolu yaşanıyor. Üstelik, son seçim sürecinde iyice siyasal düşünce boşluğuna giren partiler, çizilen alanın da daralmasıyla, artık netürleşiyor. Ayrıcalıklar iyice silikleşince, kişisel veya tabela şekliyle ayrışma kalıyor. Ayrıca, partilerin örgütsel yapılanışları iyice kırılınca, meydan kişisel bireyseleşen etkenleri de öne çıkardı. Ekrana çıkan birçok kişinin parti adı dışında nerede ise ortak düşünce kulanmamaları da bundan dolayı t Başka durumlar da vurgulandı. Hele de teknolojik harika uygulamalarla iradeli duruşlar yanına yaptıklarının devamını itirafları da bir başka havaydı.

Kısaca: Cuma günüm güzel bir gezinti ve şakalarla gerçeklerin savrulup makaleştirilen ortamda akıp gitti. Bakalım son söze: akşamleyin bir dostum bana şunu açıklıyordu: hem de elektrik kesili olduğu anda: “ben sandığa gitmeyecektim: ancak özellikle Hataylıların Zaroğlu lehine yaptıkları propagandaya tepki olarak yeniden ssandığa gitmeğe karar verdim” bilgisini aktarıyordu. Durum mu: onu da size braktım.esadüf değildi. Hat ta adaylar örgütsel parti yönlendirilmesi ve belirli prokram şekilde değil de sanki kendi çabalarıyla ekrana çıkıp kendi ağırlıklı gösterişlere giriştiklerine de tanık olduk. Siyasal yetersizlikler, parti baplarının siyasal olmaktan iyice uzaklaşması, feodal ve çıkar ilişkileri ile görünün reklam oy getirme kuralları daha öne çıkarılıyor. Öyle ki seçilen adayların bir kısmının sözde savunulan görüşlerle dahi alakası olmadığı da anlaşılıyor. Hiç uzağa gitmeyin, bizim eski siyasal arkadaşlarımızın dahi bazıları yerden yere vurdukları partinin adayı olması gayet normal hale getirildi. Böylelikle partilerin silik görünümüne su katgısı yaptıklarına da tanık oluyorum. Kimisi de söyledikelrini söyledikten sonra, karşımıza geçip, günü ve kendini kurtarmak için söylediğini de çekinmeden pişkin pişkin söylemesi de normal hal halindedir.

Deniz uyuyordu. Bize sanki gelin de yıkanın diyordu. Bu havadan çıkıp eve geldim. Artık bilgisayarı açmamaya alıştım. Elektrik her an kesilecekti. Fakat, televizyondan dinlediğim Takeci gazeteci “müjdeyi” patlatı. Hem seçim günü hem de Bu gün elektrik kesilmeyecek dedi. Dedi ya ben de rahata eriştim gibiyken, yine de tam da bilgisayarı açacak ken elektrik kesildi. Buda seçim öncesi koltukçuların ve kurumun yetkililerinin şakalarından birisiydi. Artık yeniden elektrik gelinceye kadar oyalandım. Makale örneklerini kafamdam geçirdim. Neymiş bu seçimin sükseleri: yukarda belirtiğim gibi partielrin silikleşmesi ve bireysel atışların da kendi modasının oluşması gerekiyordu. Çoğu bilmez: bir zamanlar Türkiye meclisinde pek konuşmayan Kayseri vekilin, konuş denilince de “Kayseriye limanb yapacağını”  söylediği eski bilgi aklıma geldi.

Dedik ya atış serbes. Kimisi Mormenekşeye hava alanı yapacak, kimisi de baştan başa tren döşeyecek önerileri de gidrek dile doğru dolanmaya başlandı. Kimse bunu da alay dışında eleştiri dahi yapmadı.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Yazarın tüm yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,232TakipçilerTakip Et
88AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları