Hristofyas: “Hükümetin adil muamele görüp görmediğinin yargılanmasını vatandaşlara ve tarihe bırakıyorum”

0
123

(KHA) Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas, kendi hükümetinin adil muamele görüp görmediğinin yargılanmasını vatandaşlara ve tarihe bıraktığını vurgulayarak “Biz hiçbir zaman hükümetin hata yapmadığı ve eksiklikleri olmadığını iddia etmedik” dedi.

Beş yıllık iktidarının gözden geçirilmesine ilişkin halka konuşma yapan Hristofyas, Kıbrıs bankaları Yunan ekonomisinden etkilenmeseydi Kıbrıs’ın Avrupa İstikrar Mekanizması’na başvurmayacağının altını çizerek hükümetin ekonomi politikasını savundu.

Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı eski Kıbrıslı Türk lider Mehmet Ali Talat ile müzakere sırasında başarılan yakınlaşmaların iptal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, halefinin 1977 ve 1979 Doruk Anlaşmalarında belirlenen çözümün temeline göre hareket etmesi gerektiği görüşünü ifade etti.

“Başım dik ayrılıyorum” ifadesini tekrarlayan Hristofyas “sorunların çözümü, kaçınma değil katılımdır” diyerek vatandaşlara cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy vermeleri çağrısında bulundu.

Hristofyas, Cumhuriyetin en yüksek mertebesinde beş yıl bulunmasını değerlendirerek hem hoş, hem acı verici deneyimler yaşadığını belirtti.

Höş anılar sıradan insanlar ile günlük temasları ve onun hükümetinin başarılarına ilişkindir.

Cumhurbaşkanı ayrıca, “İnanıyorum ki çok sert bir siyasi ve ekonomik ortamda biz hükümet olarak zengin ve çeşitli çalışma üretebildik” görüşünü savundu.

Süresi sona eren Cumhurbaşkanı Mari bölgesinde yer alan trajik kazayı en büyük acı olarak adlandırarak “Hayat kaybı benim ve ailemi için sıkıntı, kaygı ve derin bir üzüntü nedeni oldu” deyip mağdurların ailelerine sempatisini ve desteğini yeniden dile getirdi.

Aynı zamanda, üstlenmiş olduğu sürekli ve yaratıcı girişimlere rağmen, hayatının hayali olan Kıbrıs sorununun çözülmesini başaramamasının kendisi için büyük bir acı olduğunu açıkladı.

“Türkiye, maalesef, engelleyici ve uzlaşmaz politikası ile ilgili BM kararlarına dayalı bir çözümü önlemeye devam etti” diyen Hristofyas çözüm elde etmek için elinde geleni yaptığı için vicdanının bu konuda rahat olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Hristofyas ayrıca, Talat ile görüşmelere ve aralarında elde edilen tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek bir uluslararası kimliğe sahip olan bir devletin birliğini sağlayacak olan ama şimdiki Kıbrıslı Türk lideri tarafından reddedilen önemli yakınlaşmalara atıfta bulundu.

Hristofyas, Kıbrıs Rum tarafının söz konusu yakınlaşmaları iptal etmesi, hatta dahası sıfırdan müzakerelere başlamaya çalışmasının, kendisini
uluslararası toplum ile bir çarpışmada bulacağı ve yüksek bir bedel ödeyeceği uyarısında bulundu.

“Böyle bir şey olursa, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı bulunduğu zor durumdan çıkacak ve kesinlikle Kıbrıs sorununda bir gerileme olacak” dedi.

İç yönetime değinen Hristofyas, hükümetin belirlediği iddialı birçok hedefi yerine getirdiğini savunarak küresel ekonomik krizin süresinin ve derinliğinin ve özellikle Avro bölgesindeki krizin Kıbrıs ve halkı için planlanan hedeflerin sonuçlandırılmasına izin vermediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Hristofyas, diğerleri arasında, sosyal yararların artırılması, düşük emekli maaşı alanların güçlendirilmesi, kendi evini inşa etme hedefiyle 2.400 arazinin, mültecilere 580 arazinin ve düşük gelirli ailelere 670 arazinin verilmesi, Paskalya ikramiyesi ve asgari ücretten söz etti.

Hükümetin Kıbrıs ve halkına bıraktığı “en büyük mirasın” doğal gaz olduğunu vurgulayarak “Bugün, Kıbrıs zaten kendi Muhasır Ekonomik Bölgesindeki bloklardan birinde önemli gaz rezervleri tespit etti ve beş başka blokta da yeni rezervler arıyor” dedi.

“Doğal gaz çıkarılması, işlenmesi, taşınması ve pazarlaması için gerekli altyapının geliştirilmesini teşvik ettik. Hükümetin politikası Kıbrıs’ı dünya enerji haritasına koydu” dedi.

Dış politika ile ilgili olarak, Hristofyas hükümetinin Kıbrıs ve Rusya arasındaki ilişkileri daha da güçlendirdiğini, İsrail ile ilişkilerin geliştirilmesine yol açtığını ve Kıbrıs ve genel olarak Ortadoğu ile ilişkileri ilerlettiğini kaydetti.

 

Avrupa İstikrar Mekanizmasına katılım önlenebilirdi

Ekonomi konusuna ilişkin olarak Cumhurbaşkanı “Kıbrıs, küresel ve Avrupa ekonomik krizi tarafından ağır yaralanmasına rağmen mevcut durumu önleyebilirdi” değerlendirmesini yaptı.

“Kıbrıs, bankacılık sistemindeki krizin kurbanıdır. Bunu Avrupa çapında ve uluslararası alandaki herkes itiraf ediyor” diyen Hristofyas “Kıbrıs’taki büyük bankaların yeniden sermayelendirilmesi ihtiyacı yüzünden kaçınmaya çalıştığımız mekanizmaya başvurmak zorunda kaldık” dedi.

Cumhurbaşkanı, büyük baskıya rağmen, Troyka ile müzakere sürecinde doğal gaz yönetimine ilişkin egemenlik hakkının korunduğunu, özelleştirmelerden kaçınma koşullarının yaratıldığını ve 13. maaş ve Eşel Mobil gibi önemli kurumsal başarıların korunduğunu söyledi.

Hristofyas devamla, “Fakat en önemlisi, Mutabakat Zaptı’nın acı hükümler içermesine rağmen, müzakere yoluyla, yakında ülkemizin bulunduğu zor durumdan çıkma ihtimalini sağlamayı başardık. Yeni hükümetin bu ihtimali yetiştirmesi ve teşvik etmesi gerekecek. Bunun için atılganlık ve gerçekçilik lazım” dedi.

Kendisinin ve hükümetinin en iyisini başarma hedefiyle çalıştığını söyleyen Cumhurbaşkanı hiçbir zaman hükümetinin hata yapmadığını ve eksiklikleri olmadığını iddia etmediklerini vurguladı.

“Bunca yıl, her olan ya da olmayan sorunun sorumluluğu hükümete ait olduğu ve aynı zamanda her pozitif şeyi hükümet değil başkaların başardığı iddia edilemez, ayrıca küresel ekonomik krizi yok sayarak ve bankaların ve denetleyici otoritenin yıkıcı sorumluluklarını gizleyerek hükümet ekonomik krizi yüklenemez” dedi.

Cumhurbaşkanı kendisinin sorunları ve zorlukları başı dik olarak ele aldığını ifade etti.

Son olarak, Hristofyas kendisinin sıradan bir vatandaş olarak Kıbrıs’ın zorlukları ve sorunları aşması ve işgalden kurtulması için mücadeleye devam edeceğine dair güvence verdi.

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.