Kapitalist ekonominin yüzünü genişletikçe – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->
"Bu Memleket Bizim" yayınları

Yirmibirinciyüzyılda sistemin yüzünü, hem genelde hem de yerelde iyice teşir eden vbelgeler havada uçuşmaktaydı.Vikiliyaks belgeleriyle sisistemin haberleşme yoluyla nasıl politikalar  gütüğüne dek milyonlarca belgeler yayıldı. Sahibi Ajasın başına gelmedik kalmadı. CİA istihbaratçısı Snodenin genel politik tutumlarla gizli sayılacak bilgileri de deşifre etmesi, bize kapitalizmin karanlık denilen ve bedelini insanlara ötetilen politik gerçeklerini yaydı. Bizi yüzleştirdi. Onunda başına gelmeyen kalmadı. Panama belgeleriyle başlayan sızıntılar ise yasal gibi görülen ve en hafifiyle vergi kaçırma kuralının kimlerin yapıp nelere mal olduğu belgeleri uçuştu.  Devamı da geldi. Bu yıl ise Kaapitalizmin nasıl çalıştığı ve ekonomik ağlar örüp ahlaksızlıktan kirli işlere varan gerçekleri direk bizi de saran önemmli bilgiler yayıldı. Pegasus olayı ile teknolojik tüketimle herkesin dinlenme şekileri karlarla birlikte savruldu. Pekerin belgeleriyle görünürde Türkiye olsa da mafyalaşma olayının ağlarının idiyaları peşpeşe geldi. Yetmedi, bunlar gereken yargı ve politik karşılığını bulmazken, son pandora belgeleriyle yeniden Kapitalist ekonominin sermaye gerçekli kurallarının en hafif deyimiyle ahlaksızlıklarını ortaya serdi. Bunlar milyonlarca belgelerle açıklanırken, bir anlamda yasal gibi görülen kuralın nasıl kara para ilişkilerine de dönüştüğünün saydamlaşmasıydı. Bir bakışla, Kapitalizmin bilinip de bilinmek istenmeyen yüzüyle karşılaşıyorduk.

Bu yıl ardarda gelen dyeişik yöntemlerle ortaya serilen direk yazılı belgelerle, yeniden Kapitalizimn  kendisine taanık oluyorduk. Kapitalizmin sermaye sınıfı gerçekliği ile özünde kar olan yapılanışın yeniden daha geniş yazılımıydı. Nitekim, Pandora belgeelriyle de ortaya serielnler, hem yapılanın yasal olduğu, hem de gerçekleştirilenin vergi kaçırarak yeniden piyasada kar ekleme ikilemi olmaktaydı. Olayın özü, kapitalist sistem genelde sermaye lehine kurallar yapılandırırken, ayni zamanda sermaye için de kar endeksini hep koruyordu. Son belgelerle, bir anlamda zenginlerin paralarını vergi cenetlerine kaçırma yyasalığı sağlarken, vergi ödemeyerek kendi ülkesinde sömürdüğü kaynağı da vergi vermeyip halka gidecek hizmeti de başka alanlara gönderme yasalığı kurumsallaşıyordu. Aktarılanlar yasaldı. Fakat, yapılan resmen sermaye lehine ve ilgili ülke halkının alehineydi. Vergi verilecek kaynağın başka  yere kaçırılıp resmen yeniden kara döüştürme dolaşımına da sokma koşulu getiriliyordu. Zaten her aktarılan belge bize kapitalist ekonominin sömürü ve sermaye karının deyişik yöntemlerle kulanıldığının yeniden tekrarıydı. Ülkesinde vergi vermemek için parayı vergisiz yerlere kaçırırken, bu kaynağı kulanıp deyişik uygulamalarla, kara paradan tutun yeniden aklamaya dek birçok kural da gelişletiliyor. Böylelikle sermaye kendi ülkesinde sömürerek yaptığı karı vergi verme yerine, kaçırarak yeniden kara çevirerek bir anlamda zenginliğe zenginlik katıyor. Bu arada ülkelerini sömürüp kaynağı bu yerlere kaçıran liderler de birçok ülkede kendilerine lüks vilalar veya mülkler alarak geleceklerine de hayat güzeliği yaratıyorlardı. Boşuna deyil, şirketler, liderler, ünlü sanatçı ve sporcuların bu cenet yerlerde paraları çıkmıyor!

Bu aaçıklamalar, demokratik kuraların işlediği veya vilinmezlikle bilinen hale gelen ülkelerde bazı liderlerin istifaasına neden olur. Fakat, özlelikle otoriter ülkelerde bilgileri yayınlanması dahi yasak. Böylesi ikilemler de var. Ama bşlangıç yasaldır. Bu nedenle kamuoyu tepkisi dışında fazla yasadışılık da yok. Kimileri bu duruma yeni ekleme de yapıyuor: Kapitalist genel yapıda öylesine sermaye kaçışıyla cennet adalarına gidilip, sonradan başka alanlar açılıyor ki artık sistemin bir kısmı da bu sermaye fazlalığın kusulup sisteme dönmesi için de böylesi yayınlara yardımcı olunduğu inancı var. Bu nedenli doğrudur, tartışılır. Fakat, onca gazeteci çalışırken, sızmalarda mutlaka deyişik etkenlerle yardımcı olanlar da olmasa, bukadar fazlaa belge toplanamazdı sanırım.****

Elbet, böylesi yayınlarda başta Türkiye olmsa olmaz. Her sızıntıda Türkiyenin hem de devletle iş yapan şirketlerin para yönlendirme bilgileri oldukç kabarıktır. İhaleler alıp karına kar katan beş şirketden birkaçı, şimdiden bu listelerde yer aldı. Devletin desteği, kar sağlamak ve sonra vergi vermemek için de paraları cenet adalarına gönderme. Yetmedi, bazı giden paraların da bazı yerlere yardım diye verilmesi de kuşkuları artırmaya yetiyor. Herkes bunun gerçekleşirken, bazı vakıflara yardım edildiği inancı yaygındır. Bu işleyiş ise Türkiye devletine verilmesi gereken kar nedeniyle verginin bir anlamda en ufak ifadesiyle, kaçırılmasıdır. Fakat, bunu yasal yerine de konudurtulup kurtulunuyor. Dahası, hem Türkiyede hem de bizde şu tuhaflık da normalleşti: hem devlet şirketler hibe veriyor, vergi afı yapıyor, destekler le besliyor da buna karşılık yine de vergi vermeme adına sermaye cenet adalarına doğru yelken kırıyor. K. Kıbrıs da her böylesi belge zenginliğinde yeri oluyor. Şimdilik pek ses yok. Öncekilerinde ise oldukça yer verildi. Fakat birkaç gazete dışında yazan da yok. Örneğin, ister Pekerin mafya ilişkilerinde ister se Panama belgeelrinde bu duruma sık sık raslandı. Şimdilik son Pandora belgelerinde duyulan bir şey yok. Ama daha erken. Duyulsa da farkemtmez.

Not. Önceki yazılarımda bazen Pandora yerine pandemi belgeleri yazdım. Buda benim dalgınlığımla olan hatadır. Özürüm kabul edilmesi dileğimle.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,171TakipçilerTakip Et
61AbonelerAbone

YKP basın açıklamaları