Doğal gazla ilgili tutumlar

Must read

(KHA) ABD Dışişleri Bakanlığı’nın bir sözcüsünün, olası petrol rezervlerinin gelirlerini paylaşmayla ilgili Birleşmiş Milletler arabuluculuğundan memnun olacaklarını belirtmesi ve Lefkoşa’nın bu konudaki açıklamalarından sonra Amerika Birleşik Devletleri, Kıbrıs’ın doğal gaz araştırma ve kullanımı için egemenlik hakkı bulunduğunu ifade etti.

Washington, enerji kaynaklarını korumanın olumlu bir gelişme olduğuna, Kıbrıs’ta enerji kaynaklarının artmasının da olumlu olacağına işaret etti.

Bu görüşler, bir Amerikan şirketi tarafından Kıbrıs’ın güney doğu kıyıları açıklarında, ülkenin münhasır ekonomik bölgesinde, doğal gaz ve petrol arama, sondaj çalışmalarına bağlanmasıyla ilgili Kıbrıs, Türkiye, Kıbrıslı Türkler, ABD ve benzeri açıklamalar ve karşı açıklamalardan sonra geldi.

ABD Dışişleri Sözcüsü Victoria Nuland Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington’un gelir paylaşımıyla ilgili BM’nin arabulucu olması önerisiyle ilgilendiğini belirtmişti.

Nuland, “Kıbrıs’ta uzlaşma için BM sürecinde tartışmalar ve taahhütlerle ilgili gerginlik ve boş lafların azaltılması çağrısında bulunmuştu.

Nuland’ın açıklamasını, Salı günü BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’in “Eğer iki taraf (Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler) bir araya gelir ve bize (ihtilafta) bir tür arabuluculuk rolü verilmesi talep edilirse Genel Sekreter buna bakacak, görüşecek ve neler yapabileceğimizi tartışacağız” şeklindeki açıklaması izlemişti.

Downer’in açıklamaları Kıbrıs’ta tepkiler doğurmuş, hükümet ve siyasi partiler açıklamayı kınamış, Birleşmiş Milletlerin rolünün arabulucu olmak değil barış görüşmelerini kolaylaştırmak olduğunu söylemişlerdi.

Özel Danışman Downer Çarşamba günü, açıklamasının “tercümeye kurban gittiğini” ifade etmişti.

Kıbrıs’ın Washington Büyükelçisi Pavlos Anastasiadis, Çarşamba günü bu yönde girişimde bulunmuş ve Nuland’ın açıklamalarına açıklık getirilmesini talep etmişti. Diplomatik kaynaklara göre Washington, Kıbrıs’ın doğal kaynakların araştırılması ve kullanılması için egemenlik hakkı bulunduğunu duyurmuş, Nuland’ın ilk açıklamasına düzeltme geleceğini bildirmişti.

ABD Dışişleri Bakanlığının Çarşamba günü yaptığı mutat brifingte Victoria Nuland’a, Amerikan Noble Energy şirketinin petrol kaynakları için sondaj çalışmaları yaptığı, Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik bölgesi yakınında Türk sismik araştırma gemisinin varlığıyla ilgili sorular sorulmuştu.

Washington’un konudan Türk hükümetine bahsedip etmeyeceği, bölgedeki gerginliğin nasıl görüldüğüne ilişkin sorulara Sözcü Nuland, “Kıbrıs’ta BM’nin aracılığını desteklemeye, barışçı bir anlaşmayı olumsuz etkileyebilecek kışkırtmayı ve davranışı caydırmaya devam edeceğiz” demişti.

Victoria Nuland, “Son olarak BM’ye, Kıbrıs’ta bulunabilecek doğal gazın gelirinin paylaşımı için bir tür arabulucu olması yönünde bir talep gelmiştir. Anladığımız kadarıyla BM bunu dikkate alıyor. İki toplumun buna benzer bir yönde gerginliği azaltmak konusunda çalışmaya başlamasının oldukça yapıcı olacağını düşünüyoruz” şeklinde konuşmuştu.

Bir soruyu yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şöyle devam etmişti: “BM aracılığında bu soruna barışçı bir çözüm bulunmasını görmek istiyoruz. Adanın kaynaklarının iki toplum arasında paylaşıldığını görmek istiyoruz. Gelir paylaşımı için BM’nin arabulucu olmasına yönelik öneriyle ilgileniyoruz. Sonuçta yine de gerginlik ve boş lafların azaldığını görmek istiyoruz ki BM süreci iyi bir ortamda ilerleyebilsin”.

AB Genişleme Komiseri’nin, konunun Uluslararası Adalet Mahkemesi’nin önüne götürülmesiyle ilgili öneriyi yorumlaması istenen Nuland, “Bu tür arabuluculuğu destekleyeceğiz. Ancak BM gözetiminde uzun zamandan beri devam etmekte olan Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunmasına ihtiyacımız vardır” dedi.

BM, AB ve ABD arasında konuyla yaklaşımda herhangi bir farklılık olup olmadığı sorusuna Nuland, “Bütün ilgili tarafların üzerinde anlaşabilecekleri uzlaşma çözüm mekanizmasıyla ilgili herhangi bir tartışma varsa bu toplumların kaynakları paylaşabileceklerini temin edecektir. Bu desteklenebilecek bir şey olacaktır. Ancak yine de sorunu barışçı yoldan çözmek için müzakere yapıldığını görmekten memnunuz. Biz gerginliği azaltma ve Kıbrıs’ta uzlaşma için BM sürecini desteklemede enerjimizi ortaya koyacağız” yanıtını verdi.

Daha sonra Çarşamba gecesi Kıbrıs’ın Washington Büyükelçisi Pavlos Anastasiadis, DİB Sözcüsü Nuland’ın ortaya koyduğu bu görüşler için açıklama istedi.

KHA’nın diplomatik kaynaklardan aldığı bilgiye göre, ABD Nuland’ın açıklamaları Washington’un konuyla ilgili tutumunu yansıtmıyor, dolayısıyla ABD bu konuda bir düzeltme yapılacak.

ABD, Amerikan hükümetinin Kıbrıs’ın Münhasır ekonomik Bölgesi’nde doğal gaz araştırılması ve kullanılması için egemenlik hakkını desteklediğini belirtmiş, bölgede Türk savaş gemilerinin varlığından endişe duyduğunu kaydetmişti.

KHA’nın temasa geçtiği ve Nuland’ın söylediklerine açıklama getirmesi istenen ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir üst düzey yetkili, “Politikamız değişmedi” dedi ve 9 ve 19 Eylül’de Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan iki açıklamadan bahsetti.

9 Eylül 2011’de günlük brifingde Sözcü Victoria Nuland şöyle demişti: “Konu üzerinde Türk Hükümetinin duruşunun tabii ki farkındayız. Konuyla ilgili ABD hükümetinin görüşüyle ilgili olarak biz Kıbrıs’ta tarafların iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon için adanın yeniden birleştirilmesi amacıyla harcadığı çabaları güçlü biçimde desteklemekteyiz. Enerji kaynaklarının daha iyi enerji çeşitliliği için korunmasının Kıbrıs’taki bütün insanlar ve bölge için değerli olduğuna inanıyoruz. Bu olaya katılan bir ABD şirketimiz, Noble Energy var. Ve biz bunun, Kıbrıs’tan enerji kaynağının artması dahil Avrupa’da enerji çeşitliliği olmasının olumlu olduğuna inanıyoruz.”

19 Eylül 2011’de de Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun görüşmesinden sonra üst düzey bir yetkili, “Kıbrıs hakkında konuştular. Dışişleri Bakanı, BM gözetiminde devam etmekte olan doğrudan müzakerelerde, yapılmakta olan BM müzakereleri çerçevesinde Kıbrıs’ta bir anlaşma sözünü tekrarlamıştı. Bildiğiniz gibi enerji gelişimi, doğal gaz araştırmasıyla ilgili konular vardır. Amerika Birleşik Devletleri, Kıbrıs’ın enerji araştırma hakkını desteklemektedir, bunun müzakerelere müdahale edeceğine veya baltalayacağına inanmamaktadır. Enerji ve ekonomik gelişmeyle ilgili sorunları halletmenin en iyi yolunun Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulmaktan geçtiğine inanıyoruz” demişti.

Ordusu 1974’ten bu yana Kıbrıs’ın kuzeyini işgal altında tutan Türkiye Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımıyor. Lefkoşa’nın Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde doğal gaz ve petrol araştırmaya başlama kararından sonra Ankara Doğu Akdeniz’e savaş gemilerini göndermiş, Kıbrıs’ın işgal altındaki bölgesinde bulunan Kıbrıs Türk rejimiyle kıta sahanlığı olarak adlandırılan bölgeyle ilgili bir anlaşma imzalamıştı.

Sondaj çalışmaları, Houston merkezli Noble Energy şirketi tarafından Kıbrıs’ın güneydoğu açıklarında yürütülüyor.

Kıbrıs hükümet Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’ne Türkiye’nin tutumunu protesto etmiş, doğal kaynakları araştırması yapmanın bir egemenlik hakkı olduğunu belirtmiş, Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklerin olası doğal kaynaklardan faydalanacaklarını ifade etmişti.

Kıbrıs Mısır ve İsrail’le Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde doğal gaz ve petrol kaynakları araştırmak amacıyla sınır belirleme anlaşması imzalamıştı. Benzeri bir anlaşma da Lübnan’da yapılmıştı. Lübnan Parlamento henüz bu anlaşmayı onaylamadı.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article