yazılariktibasMeksika'nın tarihi seçimi - Ertan Erol
diğer yazılar:

Meksika’nın tarihi seçimi – Ertan Erol

Yeniçağ podcastını dinleyin

İddia ettiklerinin tam tersinin çıkması ile ünlü olan Economist dergisine göre Meksika seçimleri mevcut iktidarın ‘popülist’ ve ABD karşıtı politikalarını ‘resetlemesi’, güvenlik ve enerji politikalarını değiştirerek demokratikleşmesi için bir fırsat niteliğinde. Bu yazının yayımlanacağı gün olan pazartesi sabahı itibarıyla Meksika’daki başkanlık ve yerel seçimlerin sonuçları belirginleşmiş olacak. Neredeyse yayımlanan tüm anketlere göre iktidardaki sosyal demokrat Morena Partisinin Adayı ve Mexico City Eski Belediye Başkanı Claudia Sheinbaum seçimleri önemli bir farkla kazanacak gibi görünüyor. Sonuçlar bu şekilde gelirse Sheinbaum, Meksika’nın ilk kadın başkanı olma ünvanına sahip olacak.

Sheinbaum’un seçim kampanyası da muhalefet adayları ile arasındaki farkı gözeten ve bu farkı tehlikeye atmayacak bir biçimde sürprizler taşımayan bir kampanya olarak tanımlanabilir. Mevcut Başkan Andrés Manuel López Obrador (AMLO)’nun başlattığı ‘dördüncü dönüşüm’ sürecinin devam edeceği vaadi kampanyanın en temel argümanı olarak savunuldu. Bu bağlamda, topluma AMLO döneminde rekor seviyelere ulaşan sosyal yardımların, öğrenci burslarının, evrensel emekli aylığının, reel ücretlerdeki artışların sürdürüleceği mesajı verildi. Gerçekten de asgari ücret artışları, Meksika pesosunun istikrarlı bir biçimde değerlenmesi ile birleşince ülkedeki ücretli kesimin satın alma gücünde önemli bir iyileşme meydana geldi. Pandemi dönemi ve sonrasındaki ekonomik krize rağmen bunun sağlanmış olması AMLO’nun altı yıllık başkanlık dönemi sonrasında hâlâ dünyadaki en yüksek onay oranına sahip liderlerden biri olmasının önemli sebeplerinden biri.

Muhalefeti oluşturan, PAN-PRI-PRD partileri ise kampanyalarını tutarlı bir biçimde yürütemediler. Muhalefet kampanyası ilk olarak güvenlik meselesine yoğunlaştı. AMLO’nun uyuşturucu kartelleri ile doğrudan savaş paradigmasından vazgeçmiş olmasının ülke güvenliğini tehlikeye attığı argümanı kampanyanın ana mesajını oluşturmaktaydı. Ancak tahmin edilebileceği üzere bunun toplumda çok bir karşılığı bulunmuyor. Çünkü en başta güvenlik meselesi AMLO döneminde değil, kendisinden önceki PAN ve PRI hükümetlerinin yanlış ve güvenlikçi politikaları ile derinleşmişti. İkinci olarak ise muhalefet hem güvenlik meselesinde hem de Tren Maya, faaliyete geçmemiş olan rafineri ya da inşaatı durdurularak iptal edilen havalimanı gibi konularda altı senedir yönelttiği eleştirilerin üzerine bir şey koyamadı. Artık bu alışılmış argümanlar zaten muhalefetin kemikleşmiş yüzde 30 civarı oyunu yukarı taşımaya yeterli değildi.

Bununla birlikte muhalefetin adayı Xochitl Galvez’in de başarılı bir kampanya sürdürdüğünü söylemek mümkün değil. Sheinbaum’a yönlendirdiği eleştirilere yanıt alamaması, Sheinbaum’un Galvez’in adını bile telaffuz etmeden kendisinden PRIAN adayı olarak bahsetmesi, oğlunun karıştığı skandallar ve ittifakı oluşturan partilerin kendisine tam olarak destek vermemesi kampanyanın zayıf noktalarını oluşturdu.

Ancak her halükarda muhalefetin güvenlikçi kampanyasının seçmen için, özellikle de orta sınıflar için bir anlamı olduğu da söylenebilir. Bunun en somut sonucunu ise Mexico City Belediye Başkanlığında göreceğiz. Kentin en yoksul kesimini oluşturan Iztapalapa Belediyesinin Eski Başkanı Clara Brugada, federatif bir yapı olarak kurulduğundan beri sosyal demokratlar tarafından yönetilen Mexico City Belediye Başkanlığını anketlere göre yakın bir farkla da olsa kazanacak gibi görünüyor. Ancak muhalefetin oluşturduğu ittifakın kentin en zengin belediyeleri ile birlikte büyükşehir belediyesini de kazanma ihtimali var. Bu durum, Obrador’un kendi kitlelerini konsolide ederken orta sınıfların kendisinden uzaklaştığı şeklinde yorumlanabilir. Tersi durumda ise muhalefetteki mevcut kaotik durum daha da derinleşecektir.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
259AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin