yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKaçak göçmen anlaşmasıyla, Türkiye İngiltere anlaşması - Özkan Yıkıcı
yazarın tüm yazıları:

Kaçak göçmen anlaşmasıyla, Türkiye İngiltere anlaşması – Özkan Yıkıcı

Yeniçağ podcastını dinleyin

Geçen günlerde dış basında önemli anlaşma denip yorumlanıyordu: “Türkiye ve İngiltere, kaçak göçmen konusunda anlaşma imzaladılar”. İki taraf vardı. İngilteredeki basın konu hakında geniş bilgi verdi. Başta AB ve Ortadoğu basını da anlaşmayla kendilerini de etkileyecek noktaları yakalamaya çalıştılar. Fakat, ayni klasiklik yeniden işledi: Türkiye basını ve politikacıları bu konuda ses çıkarmadılar. Bazı gelişen bilgiler nedeniyle oluşan sorular üzerine de Londradaki TC elçisi kısa ve pek de doyurucu olmayan açıklama gerçekleştirdi. K. Kıbrıs mı: sakın ola ha! Resmi eksenli açıklama Türkkiyeden gelmedikçe tıs demek haklarının çoktan silindiğini yeniden bize hatırlattır tavır konuldu..

Klasik tekrar diyorum. Çünkü özellikle Türkiye İngiltere anlaşmalarında kendi eksenimiz fazla bilgi vermeme tutumu da tekrarladı. Zaten zihnini zorlayanlar kısa zaman önce nasıl oldu da Tatarın İnterpol kararının kaldırıldığı durumu dahi öğrenilmeden hiçbirşey olmamış gibi davranıldı. Ek olarak, salt anlaşmalar deyil, Türkiye özellikle ingilterenin genel siasi gelişmelerinde hep gizliden de olsa roller aldı. Libya olayı, Ukraynadaki durumlar, Suriye politikası gibi birçok konuda Türkiyenin gizli veya açık destekçisi ingilteredir. Yine bizim de birikimli bilgimiz varsa, Kıbrıs konusunda ingilterenin Türkiyeği nasıl olduğu da net olarak soruna çekişi, Yirmi temuz onayı veya ingilterenin “tek başınıza yapın” politikaları akılda olması gerekir. Fakat, uygulanan “gizletme” duruşu, sonunda bilmemeği de getirdiği için, dilenen yalan kolayca söylenir. Bilmemezlikle konunun da örtülüp istenildiği gibi kulanması da sağlanır.

Aslında, dünya İngilterenin Türkiye ile kaçak göçmenler konusunda anlaşma yapacığını önceden biliyordu. COnson başbakanlığı döneminden görüşmelr başladıydı. Fakat, Türkiye ekseni bu konuda ilgisiz ve bilgisiz olarak durumdan uzak durdu. Sonunda birçok anlaşmada olduğu gibi, İngiltere Türkiye kaçak göçmenler anlaşmasını gerçekleştirdi. Dış basından uzak olup sadece yerel basınla yetinenler epey zaman bilgisiz kaldı. Yapılan resmi açıklama ise doyuruculuktan çok uzak. Belli ki bu anlaşmayla Türkiye yine bir miktar para alacak. Sterlin bir anlamda Türkiyenin de pazarlık eksenine oturdu. KOntrolerin yapılma şekli ve benzerleri de olacağı beklentisi var. Türkiyeden İngiltere dek uzanan kaçak göçmenler durumu bir anda ingiltereği de Türkiye içerine yasal olarak getiren anlaşmaya dönüştü. Bu durumları Erdoğan hep kulandı. Göçmenler veya sığınmacılar sayesinde AB ülkelerinden para aldı. Şimdi de ingiltereyle benzer yolda. Tabi ki İngiliz politikasını bilenler, önündeki metni doğru okursa satır arası geleceğin nedenli etkileneceğini de anlar.

Konu hakında K. KIbrısta eskiden yaşahıp araştıranlar ingiltereyle anlaşmaların nedemek olduğunu bilmesi gerekir. Hele Kıbrıs sorunundaki İngiltere gerçeğini de akılarına getirirler. Türkiyeği Kıbrıs sorununa takan, taksim tezini piyasaya süren, Türkiyenin buraya taşıtığı çabalarına göz yumma, çıkarmada onay verip “tek başına yapın” deyişi, görüşmelerdeki İngiltere tutumu ile Türkiye politik yönlendirmeler hep zengin bir tarih olarak bilinmesi gerekirdi. Bilinmiyor. Hat da Türkiyenin Kıbrıs sorunuyla ilgilenmesinin dayatmasını da pek bilen kalmadı. Dahası, Elisekiz başında İngiliz valisi Doktor Küçüğü alıp kurulmakta olan Bağdat paktına getirdiği konusunda da pek bilen yok. Ama bilmesek de farketmez: son İngiltere türkiye kaçak göçmen anlaşması yeniden klasik tekrarla yaşandı. Türkiye kamuoyu hala dış basını da takip etmiyorsa, içeriğinden habersiz. İngiliz sinsi politikasının böylesi gerçeğpi hep yaşatıldı. Ama, yine de aldanan da çok oldu.

Tekrar edelim: Ersin Tatarın aranma kararı kaldırılması ile istanbulda Mİ6 Ortadoğu temsilcisinin öldürülmesi zamanlık birlikteliği dahi konuşturulmadı. Ama, bu gelişme sonrası da Tatar resmen biraz da zorlatılarak saraya taşıtıldı.

Konuyu öğrenen duyarlı TC basını sormakla haklı davranışı yapıyor. Önce anlaşmanın içeriğinin tümünü anlamaya çalışıyor. Oysa anlaşma imzalanmış ve belkide birçok alanda da uygulanmaktadır. Böylesi tarihi gerçekleikler bilinmeyip unutulursa aynisi tekrarlanması da kaçınılmazdır. Bir ufak da bize dokunduralım: Doksanları hatırlayanlar, ingiltereğe gidip gelen kamyonlarda bonbalar patladı. Herkes ötekini suçoluyordu. SGelenekseleştirdiğim yazı yazma devamlılığında olduğun dönemdi. Konuyu biraz deştim. Apdulah Baybaşın ingiltereyle yaptığı uyuşturucu pazarlığını İngiltere asınından aldım. Bunu birazda alay ederek yazdım. Fakat, dünyayla rant ve çıkar dışında ilgisiz olan bizim kesimler konuyu hiç anlamadılar. Bir dönem birbilerini suçladılar ve unutular.

Not, o dönem Türkiyede Çiler konusundaki algıları da hatırlarsanız, hangi konuyu hatırlayacağınızı da anlarsınız.

Kısaca, klasik bir İngiliz Türkiye yelpazeli anlaşma daha yaşadık. Dış basın olmasa, belkide hiç bilinmeyecekti. Şimdi anlaşma yolda giderken, hala içerik ve tahminler çizgisine gelinmeme paradoksla yorumlayıp sonra da unutkanlığa havale edileceği dönemin içindeyiz. Bakalım daha tarih bize hangi İngiliz oyunu ve Türkiye suskunluk tutunlarını getirecek.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
248AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin